1. YAZARLAR

  2. Sedat Doğan

  3. 24 Haziran 2018 Seçimlerinde ne oldu?
Sedat Doğan

Sedat Doğan

Yazarın Tüm Yazıları >

24 Haziran 2018 Seçimlerinde ne oldu?

A+A-


Bu seçim başlangıç, yürütülen süreç ve sonucu itibariyle vicdani olarak değerlendirilecekse eğer, pek çok açıdan adil, eşit ve dürüst koşullarda sonuçlanan bir seçim değildir. Bütün bunların sonucu olarak ortaya çıkan tablo da bunun eseri olan bir tablodur.

Her şeyden önce bu seçimin sonuçları üzerinde konuşan herkesin bunu böyle bilip ona göre çıkarımlar yapmaları adına bir kenara not etmelerinde fayda vardır. Çünkü her şeyden önce bu seçim OHAL gibi anormal koşullarda yapılıp sonuçlandırıldı. Kürt illerinin çoğunda kayyımlı bir vesayet yönetimi hala söz konusudur.

Seçime katılan taraf ve partilerin bazıları ellerinin altında her türlü imkâna ek olarak bir uçak hızı devinimi ile bu yarışa katılırken(AKP), bununla mukayese edilince bazı rakipler bir bisiklete bile sahip değillerdi. Hatta bazılarının katılımları bile istenmedi. Tehlikeli vebalılar gibi elleri kolları bağlandı. C.başkanı adayları bile hapisten kampanya yürüttü. Pek çok önemli aktörleri ve elemanları zaten tutuklu idi. Ve Tanımsız bir korku ve gözaltı kampanyası ile hem çalışması gereken yasal elemanları hem seçmenleri çok çeşitli korkularla korkutuldu. Sindirilmeye çalışıldı.(HDP).

Toplumun bütünü adına çalışması gereken görsel ve yazılı medyanın tek taraflı ve şişirme haber ve kutuplaştıcı yayınları tam bir fecaatti. Hele sosyal medyadaki izan ile düşünmeden uzak linççi yaklaşımları dile bile gelemeyecek bir garabet hali idi...

Bütün bu garabetler neticesinde Suruç ve Erzurum gibi yerlerde çok trajik bir linç ve öldürülmeler bile yaşandı. Bu süreçte mevcut Devlet ve hükümet erki, bütün tumturaklı iddialarına rağmen bütün vatandaşların devleti ve hükümeti gibi davranamadı. Çünkü suruçta iki vatandaşın devlet hastanesinde linç edilerek öldürüldüğü bilgisi ayyuka çıktı. Bu olayların failleri ortaya çıkarılıp cezalandırıldı mı?Bu bilgiye net olarak sahip değiliz…

İmdi resmi olmayan sonuçlara bakarsak:

Partiler: AKP % 42.56=21.335.581,CHP % 22.64=11.348.878,HDP % 11.70=5.865.977

, MHP % 11.10=5.564.514,İYİ P % 9.96=4.990.710,SP % 1,34=673.731,

HUDA P % 0.31=157.612, VP %0.23= 117.779 oy aldı. 

C.başkanı Adayları:R.Tayyip ERDOĞAN, % 52,59,Muharrem İNCE % 30,64, Selahattin DEMIRTAŞ % 8,40,Meral AKŞENER% 7,29, Temel KARAMOLLAOĞLU % 0,89, Doğu PERINÇEK% 0,20 oy aldılar.

Seçim sürecinde vatandaşların kafa ve gönül dünyaları karışık bir gizemi yansıtıyordu.Pek çoğu iradesini net olarak ortaya koymaktan imtina ediyordu. Araştırma şirketleri çok farklı veriler ortaya koyuyorlardı. Yukarıda belirtilen tabloya yakın öngörülerde bulunanlar vardı. Çok daha farklı sonuçlar iddia edenler de. Bu iddiaların bazıları belki bilinçli algılardı, bazıları temenniler, bazıları da gerçekten de halisane tahminlerdi.

Bu seçimin Sürprizleri:

1.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1.ci turda %50’yi aşmış olması.

2.Mhp’nin bu kadar çok oy alması.

3.SP’nin bu kadar az oy alması.

Kazananları:  

1.Hdp.2.Mhp.3.Şekli olarak yeni Başkan Erdoğan.

MHP. MHP’nin oyunu bu kadar arttırması, genelin görüşüne göre tam bir spor totoluk vakıa... Bu Kazanışın sağlıklı bir izahı için çok ciddi araştırmalar gerek galiba.

Erdoğan,

Partisinin oy kaybına rağmen, şeklen kazandı. Ama siyasi hayatının en ciddi bir sınavı ile karşı karşıya. Zira parlamentonun çoğunluğu artık elinde değil. Ve çok ciddi bir ekonomik kriz, ,sümen altı edilmeye çalışılan, şu ana kadar barışçıl, sağlıklı hiçbir çözümü üretilememiş, sadece güvenlikçi politikalara endekslenmiş çok boyutlu bir Kürt sorunu ve bu eksende seyreden toplumsal bir muhalefet ile karşı karşıya.

Hdp.

Hdp'nin,önüne konulan bütün handikaplara rağmen %11.7 gibi bir oranla barajı aşması Kürtler açısından elbette iyi bir teselli.

Ancak üzücü olan 30-35 milyon kürdün ve bunun neticesi ortalama 15-16 milyon Kürt seçmenin yaşadığı bir ülkede, hakları ve değerleri açısından varlık-yokluk mücadelesi veren bir millet olan Kürtleri, başka yerlere savrulan Kürt oylarının neden bir araya gelemediği sorunu çok net bir şekilde masaya yatırılmalı.
Olması gereken bu oylarla orantılı olarak bir milletvekili sayısı ile bu halkın meşru haklarını savunmak idi. Kürt milletinin bir bütün olarak asıl sorgulamaları gereken husus bu sanırım...

Bu durum, Kürt Seçmeni önümüzdeki süreçte çok ciddi bir şekilde sorgulamaya iter. Zira Hdp, ortalama 15-16 milyonluk ve çoğunluğu muhafazakâr bir algıya sahip Kürt bir seçmen profili ve potansiyeline sahip.
Kürdistan coğrafyası ve Kürt toplumu son 40-50 yıldır  Kürt meselesi kaynaklı terör, devlet ve örgütlerin baskıladığı bir kıskaçta çok ciddi çalkantı, sorun ve travmalar, hak ihlalleri ve hak gasıplarını yaşıyor. En basiti bu kadar çok nüfusa rağmen hala anadili olan Kürtçeyi günlük resmi yaşamının, eğitim ve yazı dili olarak kullanamıyor. Kamusal alanda Ontolojik varlığının somut bir karşılığı yok.  Ama bütün bu baskılara rağmen hala muhafazakâr, çoğunlu dar ve orta gelirli, yarı şehirli, yarı köy bağlantılı bir toplum.
Aday tercihlerinde, toplum ve kanaat önderlerinin bu gerçekten yola çıkılarak yaptıkları itirazlara rağmen, milletvekili listelerinin şekillenmesinde, sırf dar-ideolojik sol bir bagaj uğruna ağırlık Türk sol, hatta Kemalist diye nitelenebilinecek uçta gurupların temsilcilerine verildi. Toplumda öyle ahım şahım bir karşılıkları olmayan adaylar, Kürt oyları ile meclise gönderildi. Bu 40 kişilik listenin Kürtlere kazandırdığı oy oranı ise % 0,5.
Konda, “HDP sadece Kürt oyları ile barajı aştı.
”http://www.peyamakurd.com/tr/D%C3%BCnya/konda-hdp-sadece-kuert-oylari-ile-baraji-asti.  Konda Araştırma Şirketi Genel Müdürü Bekir Ağırdır Hayır, “11,6’nın 10 puanı zaten Kürt yurttaşlarımızın. Türkler’in içinden sadece ‘HDP barajı geçsin’ diye gelen oy yarım(0,5) puan bile değildir” ifadesini kullandı.
Öte yandan rahat % 6-7 civarında Kürt oyu sağa sola savruldu. Oysa HDP, kimi kişisel ve grupsal çıkar peşinde koşan bazı parti ve feodal kişilikleri aşarak bütün Kürt seçmenine, bu camiada doğru tercihlere ulaşabilme yol ve yordamını çok iyi yapabilmeli idi.
Özellikle Devlet, hükümet ve Türk İslamcı/ muhafazakâr partilerine karşı ciddi bir tavır ve kırgınlık içinde olan Dindar ve muhafazakâr Kürt seçmenine doğru sağlıklı bir açılım yaparak, savrulan Kürt oylarını doğru bir politika ile kendi bünyesine katabilseydi bu seçimde bu ülkede yaşayan ortalama 35 milyon Kürdün yegâne en meşru partisi haline gelebilirdi.
Ömür vefa ederse daha pek çok seçim göreceğiz.9 Ay sonra Mart 2019’da önümüzde bir yerel seçim var. Umar ve dileriz ki Kürtler, doğru bir politika ile oylarına ve değerlerine sahip çıkarlar. Hem topraklarına musallat olmuş şu bu kara bela kan ve gözyaşlarını topraklarından ömür billâh kovarlar. Hem de bütün meşru değerlerini yaşamlarına katarak medeni dünyanın saygı duyulur milletlerinden birine mensup, saygın insanlar olarak yaşamdaki yerlerini alırlar.
Bu saatten sonra bu ülkede artık tek bir adamın ağırlıklı olarak söz sahibi olduğu bir başkanlık rejimi ile yaşamlarımız çekip çevrilecek.
Yüce Mevla’dan iyilik ve güzelliğe taraf herkes iyilik ve güzellik diliyoruz. Bunun yanında onurlu bir yaşam için dik ve onurlu bir mücadele bekliyor hepimizi.
Biz yine de Mevla’dan iyilik dileyelim. Bakalım Mevla’m ne eyler?.Ne eylerse güzel eyler.
27 Haziran 2018/Diyarbakır
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
4 Yorum