1. YAZARLAR

  2. Murat Bozdemir

  3. 24 Haziran seçimlerinde halk “baskın basanındır” dedi
Murat Bozdemir

Murat Bozdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

24 Haziran seçimlerinde halk “baskın basanındır” dedi

A+A-

Normal olmayan koşullarda, normal olmayan baskın bir seçimin tahlilini yapmak ve halk ne dedi! demek çok kolay değil.

Türkçede güzel bir değim var, “baskın basanındır” tam da yaşadığımız seçimi ifade ediyor. Baskını yapan oradan bir sonuç çıkarmak için bunu yapar ve bunun için en uygun koşulları yaratır.

Aslında hikâyemiz cumhurun şu anki başkanı Recep Tayip Erdoğan’ın “vesayet” kavramsallaştırması ve bunun ilacı olarak “başkanlık sistemini” ortaya koyması ile başlar.

Vesayeti nasıl kaldırırım sorusunu ilkin bu sistemin gerçek muhalifi olan Kürtlerde arar.

Bunun için büyük bir risk alır ve AKP hükümeti Kürtler adına PKK ile masaya oturur.

İlk olarak vesayeti kaldırmanın ilacı olan başkanlık merhemini Kürtlerin partnerliği ile getiririm gibi bir hesabı vardı(samimiyet testine girmeden). Şunu belirtelim AKP’nin Kürtler dediği PKK ve Öcalan’dı. Bunun için İmralı ile ciddi ilerlemeler ve mutabakatlar sağlandı. Ancak “çözüm süreci” altyapısı olmayan “suyun başına nasıl sussuz görürür-getiririm” oyunuydu. Başkanlık sisteminin anahtarı olmayı kabul etmeleri noktasında bu Kürtlerden ziyade PKK’ye verilmek istenen bir sus payı mesabesindeydi. Ancak bu olmadı. Barış sürecinin İmralı-Ankara projesi olan HDP Türk ve Kürt solunun yeni bir oyun alanı haline gelecekti. Öcalan ve Erdoğan gibi iki prağmatik lider birbirlerini anlıyorlardı. Ancak esnek olmayan; Türk ve Kürt sol bileşenlerin oluşturduğu HDP zamanla “anti Tayyipcilikte” anlaşacaktı. Bu pirim de yapıyordu.

17 Mar 2015 Demirtaş’ın Seni başkan yaptırmayacağız! Konuşması…

https://www.youtube.com/watch?v=l3unZdJpcfo

Demirtaş’ın şahsında HDP yepyeni bir misyon ediniyordu. Bu yeni fantezinin adı “seni başkan yaptırmayacağız”dı.

http://www.haberazad.com/seni-baskan-yaptirmayacagiz-504yy.htm

Demirtaş’ın seni başkan yaptırmayacağız söylemi Tayyip Erdoğan’ın yeni arayışlara yelken açmasına yol açtı. Onun da tek bir limanı vardı. O da Milliyetçi cepheye geri dönüp, bu sefer Kürtleri göstererek onları yeni sisteme razı etmekti. Dolmabahçe mutabakatında herkesin oturacağı yeri bile belirleyen Tayyip Erdoğan birden bire böyle bir mutabakattan haberdar olmadığını söyleyecek 24 Temmuzda (yüzlerce uçakla kandili bombalamaya başlayacaktı) sistemin olurunu da alacak bir başkanlık sistemi arayışına girecekti.

3 kasım, 16 Nisan referandumu ve 24 Haziran seçimleri aynı ortamlarda yapıldı. Beka sorununu önümüze koyan; savaş, OHAL ve KHK’lar dönemi olarak adlandırılabilecek bir döneme denk getirdi.

http://www.haberazad.com/bir-referandumun-anatomisi-128yy.htm

7 Haziran seçimleri ile yüzünü Milliyetçi cepheye dönen Erdoğan’ın ilk keşfettiği Ergenekoncular ve MHP idi. MHP’nin biz muhalefette de olsak fikrimiz iktidarda söylemi yavaş yavaş oluşuyor, Tayyip Erdoğan’ın Kürdü sopa olarak gösterip sistemi(bunun bir parçası olan CHP’yi) buna razı ediyordu. Bu düzlemde HDP’yi meclisten silen AKP değil CHP idi. Yeni sistemde CHP’ye merkez solun rolü biçiliyor, denge rolünü kaybeden HDP’ye ona uymak bırakılıyordu.

24 Haziran bunun tatbikatı yapıldı ve kısmen bu yaşama geçirildi. Bu yetmez ama fena değildi. Önümüzdeki dönem Kürtlükten biraz daha soyutlanmış ve sistemin içindeki mücadelede denge unsuru olmaktan çıkmış, sola kendisini mahkûm etmiş bir HDP göreceğiz. Sistemin temel tehlike olarak gördüğü Kürtleri bertaraf etmenin yolu merkez sol içinde Kürtlere bir rol biçmek onu buna razı etmekti. Kürtlerin buna razı olmaları çok önemli değildi, oyun böyle kurgulanmıştı. Ya oynayacaklar ve enerjilerini böyle tüketeceklerdi. Ya da oyunun dışında kalacaklardı.

Nitekim 24 Haziran seçimlerinde tüm baskılara ve yıldırmalara karşı HDP’nin başarılı çıktığı ve 67 vekil çıkardığı bir seçimde; “elimde kaldı 67 vekil” şaşkınlığı bizlerin yeni bir fotoğraf ile karşı karşıya kaldığımızı göstermeye yetiyordu.

Ayrıca 15 Temmuz mutabakatçıları veya milliyetçi çephecilerin(AKP, MHP,BBP,İP, ve HÜDA PAR)’ın içinde bulunduğu ittifakta müfettişlik ve koordinatörlük görevi MHP’ye verilmiş, Kürt meselesinde Türk tipi başkanlıkla ikna edilmiş sistem, AKP’ye de kayyımını MHP olarak atamıştı.

Aslında 24 Haziran seçimleri teknik ve taktik olarak çok renkli geçmiş ve yine böyle sonuçlanmıştır. Ancak kazanan stratejinin asıl sahibi olan sistem ve bu sisteme yeni bir kurgu getiren Tayyip Erdoğan’dır.

CHP’yi merkez sol rüşvetiyle satın almış,

HDP’yi antitayyipcilikle amaçsızlaştırmış,

MHP’yi de sistemin kayyımı olarak kabul etmiştir.

Tayyip Erdoğan 2007 yılından bu yana temel stratejisine sahip çıkmış; her seçim ve manevraya ciddi taktik değerler katarak 24 Haziran seçimlerini kazanmıştır. Bu bir seçim değildi. Uzun bir stratejinin son bitirici hamlesiydi. Bununla yetinir mi? onu da bilmiyoruz. Hedef 2023…

 

Tayyip Erdoğan bütün bu stratejisi için iki büyük ve başarılı adım attı.

İlki Selahattin Demirtaş gibi 7 Haziranın mimarı genç ve dinamik bir siyasetçiyi "antitayyipcilikle bloke ederek" sahadan çekti.

İkincisi Selahattin Demirtaş’ı bir şeklide toplumla tanıştıran-dolaylı da olsa muhalefete yer veren Doğan grubuna büyük bir operasyon çekerek 2 milyar dolar olan satış bedelini 800 milyonlara indirip Demirörene aldırarak 24 Haziranda rakipsiz kaldı. Muhalefete sosyal medyada kendi kendisine konuşmak kaldı.

Recep Tayyip Erdoğan'ın stratejisı seçimde değil seçime giderken kazanmaktı.

Bunu ilmik ilmik dokudu.

 

Nasıl mı?

21 Ekim 2007 Türkiye anayasa değişikliği referandumu, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi. Yarı başkanlık sistemine geçildi.

16 Aralık 2012’deki MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın İmralı’ya giderek Öcalan’la görüşmesiyle barış süreci başladı.

24 Temmuz 2015: Ve TSK’ya bağlı jetler Kuzey Suriye’de IŞİD, Kuzey Irak’a PKK hedeflerine hava operasyonu düzenledi. Barış süreci fiilen bitirildi.

20 May 2016 HDP milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması

15 Temmuz 2016 darbe girişimi

20 Temmuz 2016 Ohal ilen edildi

23 Tem 2016 KHK’lar dönemi başladı

4 Kas 2016 HDP Eş Başkanlar Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve İdris Baluken'in aralarında bulunduğu 9 milletvekili tutuklandı.

16 Nisan 2017 Türk tipi cumhurbaşkanlığı Anayasa Değişikliği Referandumu

21 Eyl 2017 Belediyelere kayyım atanması-binlerce HDP üyesi cezaevine alındı.

06.04.2018 Doğan Holding Demirören Medya Yatırımları Ticaret AŞ'ye satıldı

Ve

28 Nis 2018’de Genel Kurmay başkanı Hulusi Akar’ın zırhı helikopteri Abdullah Gül’e nezaket ziyaretinde bulundu…

Sonuç…

24 Haziran 2018 seçimlerinde ilk Türk tipi cumhur-başkanı seçildi.

Kundaktaki çocuk ve kardeşlerini  öldürmeyi "devlet-i ali'nin ali maslahatları" adı altında formüle eden bir geleneğin fetvacıları da her zaman hazırdı.

http://www.haksozhaber.net/24-haziran-secimleri-adaleti-ve-maslahati-birlikte-gozetmeliyiz-32702yy.htm

Genelek demişken yine bir  Türk ata sözü ile bitirelim;

"At binenin Kılıç kuşananındır" 

 

Murat Bozdemir Kimdir?

1974 Çatak-VAN doğumlu. Gözlerini savaşın içinde açtı. Seksen sonu, doksanlardaki tüm siyasi hareketlerle bir şekilde temasta bulundu. 91’de YYÜ sınıf öğretmenliğini okuduğu esnada örgütlü-siyasal faaliyetlerde bulundu. Doksanların ağır şartlarından o da nasibi aldı ve 10 yıl cezaevi yattı. 2004’te cezaevinden çıktıktan sonra faaliyetlerini sivil toplum kuruluşlarında devam etti. VİYAN Der’in başkanlığını yaptı. Öze Dönüş’ün Kurucuları arasında yer aldı. Alikar yardım derneğinin gönüllüsü oldu. Van depremi ve Kobani dayanışmasında aktif olarak bulundu.Ditam ve Barış vakfının düzenlediği Çözüm süreci ile ilgili birçok çalışma ve toplantıya katkı sundu. Parti siyasetine ilk olarak İnsan ve Özgürlük Partisinde başladı. Hala MYK üyesi. Ayrıca güncel siyasal değerlendirmelerini www.haberazad.com’da yapmaya devam ediyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum