1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Adaletin olmadığı bir yerde yürüyoruz, haklarımızı arıyoruz"
Adaletin olmadığı bir yerde yürüyoruz, haklarımızı arıyoruz"

Adaletin olmadığı bir yerde yürüyoruz, haklarımızı arıyoruz"

"Adalet olmadığı için yürüyoruz"Adaletin olmayacağı nerede ne yapacağız?

A+A-

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Adalet Yürüyüşü"nün 6'ncı gününde "Adaletin olmadığı bir yerde yürüyoruz. Haklarımızı arıyoruz."dedi. Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ı kast ederek "Birisi benim haklarımı bana bir lütuf olarak hatırlatıyorsa ben de ona diktatörlüğünü hatırlatıyorum. Sen diktatörsün diyorum." görüşünü dile getirdi.

CHP lideri 15 Temmuz darbe girişimi linç edilen Hava Harp Okulu öğrencisi Murat Tekin'in de adaletini arayacaklarını belirterek ". Hava harp Okulu öğrencisi, Murat Tekin linç edildi. Bunun hakkını kim arayacak? Adaleti savunan bizler arayacağız. Bu çocuk belki gidip bir siyasi partiye de oy vermedi. Biz onu savunacağız." diye konuştu.

"Adalet Yürüyüşü"nün 6'ncı gününde mola yerinde sembolik grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle:

"Soruyorum, neden bu yürüyüş. Bu soruyu soruna şunu sormak istiyorum. Sen adaletten ne anlıyorsun? Biri haksızlığa uğradığı zaman mı adaletsizliğe uğradıktan sonra söz edeceksin? Adaleti hep birlikte savunmak bizim ortak görevimiz değil mi? Şunu söyleyeyim, bütün peygamberler adaletten yana olmuştur. Adalet bu kadar soylu bir kavramdır. Ben kendim için yürümüyorum. Ben adalet arayan bütün mağdurlar için, bütün mazlumlar için yürüyorum. Kim adaletten şikayetçiyse, kim adalet beklentisi içindeyse ben onun yanındayım ve onun hakkını sonuna kadar savunacağım. Bu benim insanlık görevimdir. 

 

 

"Haklarımı bana lütuf olarak hatırlatıyorsa ben de ona diktatörlüğünü hatırlatıyorum"

CHP'ye oy vermiş veya vermemiş, sempati duysun veya duymasın, eğer bir haksızlığa uğramışsa ben haksızlığa uğramışımdır. O nedenle adalete karşı durmak değil, adaleti sağlamak insanlığın görevidir. Ben insan gibi yaşamak istiyorsam, komşularıma, hiç tanımadığım insanlara selam vermek istiyorsam adalet olmak zorundadır. Adaletin olmadığı yerde devlet yoktur. Adaletin olmadığı yerde insan yoktur. Bize doğuştan gelen haklarımızı veya anayasal haklarımızı lütuf olarak sunmaya çalışanlar var.

Efendim yürüyorsunuz, lütfediyoruz biz size. Bunu tarihte firavunlar söylerdi, günümüzde de diktatörler söylüyor. İnsan olarak doğdum, benim doğuştan haklarım vardır. Demokratik bir ülkede yaşıyorum, anayasal haklarım vardır. Birisi benim haklarımı bana bir lütuf olarak hatırlatıyorsa ben de ona diktatörlüğünü hatırlatıyorum. Sen diktatörsün diyorum. 

Güvenpark'tan itibaren İstanbul'a yürüyeceğim demiştim. Beni bu yolda yalnız bırakmayan bütün vatandaşlarıma şükranlarımı, saygılarımı, muhabbetlerimi sunuyorum. Burada olmayan ama bize destek veren, adaleti savunan bütün yurttaşlarıma yine saygılarımı, sevgilerimi, şükranlarımı gönderiyorum. Hiçbir zaman üzülmeyin, hiçbir zaman umutsuzluğa kapılmayın. Nerede bir baca tütüyorsa, bilin ki orada adaleti savunan bir kişi vardır. Hep beraber insanlık için, çocuklarımız için adaleti savunacağız. Diyorlar ki, adaleti niye yürüyerek arıyorsunuz? Ama şunu söyleyemiyorlar, memlekette adalet var da bizim onun için mi yürüyoruz? Adalet olsa adaletsizlikten şikayet etmeyiz.


Sivil itaatsizlik diyorlar, neden izin almadılar. Adaleti savunmak için kimseden izin alınmaz, adalet Allah'ın emridir. Adalet ne zaman çöktü? Adaletin aksaklıkları vardı ama çökmemişti. Birileri adaleti savunuyordu. 15 Temmuz hain darbe girişiminden sonra yüz binlerce insan sokağa indi. Kimse niçin sokağa indiniz diye sormadı. Ama bir de ikinci bir 15 Temmuz var. Şunu hiç kimse unutmasın. İki ayrı 15 Temmuz var. Halkın 15 Temmuz'u, bir de Saray'ın 15 Temmuz'u. Halk sokağa indi, demokrasiye sahip çıktı, 249 şehidimiz var. 2301 gazimiz var. Halkın 15 Temmuz'u budur.

Yine bizim tarihimizde bir ilk gerçekleşti. Parlamentoda olsun olmasın, bütün siyasi partileri, bütün medya darbeye onuruyla karşı durdu. Ama geldik 20 Temmuz'a, Saray'ın 15 Temmuz'u. Saray'ın 15 Temmuz'u şudur. Halk 15 Temmuz konusunda aydınlanmasın diye mücadele ettiler. Darbecileri ortaya çıkaralım diye komisyonlar kuruldu. Eski Genelkurmay başkanları, MİT Müsteşarları geldi. Ama en temel iki aktör bu komisyona hiçbir zaman gelmedi.

Çünkü Saray'ın 15 Temmuz'unun gerçekleştirenler buna izin vermediler. Hani yeri ve zamanı gelir ya "Gazi Meclis", "Yüce Meclis", e senin iki bürokratın neden gelemiyor buralara? 20 Temmuz'da bir darbe yaptılar, kararname çıkarma yetkisinin hükümete verildiği tarihtir 20 Temmuz darbesi. Bu kanuna CHP karşı çıktı. Sayın Başbakan beni aradı, "OHAL kararnamesi çıkarma yetkisini hükümete vereceğiz" diye. Bu parlamentoda demokrasiyi savunacak bir partiye ihtiyaç var. Bu da en çok CHP'ye yakışır. Kusura bakmayın, biz buna evet diyemeyiz". Kendisi hayatta. Kararnameler çıktı arka arkadaya, 105 bin 836 kamu görevlisinin işine son verdiler. Bunlar mı darbe yaptı? Aileden birisini suçlu ilan ediyorlar, bütün aileyi mahkum ediyorlar. 

 

"Hava Harp Okulu öğrencisi Murat Tekin linç edildi; onun hakkını adaleti savunan bizler arayacağız"

Bütün muhalifleri susturmak bu mudur? Bu adaleti çökerttiniz. Hele hele bundan sonra adaletten söz edecekler mi işverenler? Şüpheyle bakıyoruz, büyük bir endişe içindeler. Bunları yapanlar, dikta yönetiminde görev başında olanlardır. Yani diktatörlerdir. Diktatörler insan değildir, çünkü bütün vicdanlarını yitirmişlerdir. Herkesi ama herkesi ölüme mahkum etmekten özel bir zevk duyarlar. Değerli arkadaşlar, bana bir söz verilmişti. Ben, kendileriyle görüşürken dedim ki; 249 şehidimiz var. Doğrudur. Linç edilen 3 tane de askerimiz var. Linç edilmiş, onların da hakkını savunmalıyız. O asker darbe yapamaz ki, rütbesi yok adamın.

Onların da haklarının savunulması lazım. Onların faillerini yargıya çıkarmamız lazım. Onu da söyledim, söz verdiler bana. Haklısın Kemal Bey dediler. Linç olmaz dediler. Daha dava bile açılmamış. Çünkü diktatörlerin bir özelliği var, çok rahatsız ve kontrolsüz yalan söyleyebilirler. Hava harp Okulu öğrencisi, Murat Tekin linç edildi. Bunun hakkını kim arayacak? Adaleti savunan bizler arayacağız. Bu çocuk belki gidip bir siyasi partiye de oy vermedi. Biz onu savunacağız. Binlerce akademisyenin işine son verildi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.