1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Araştırmaya göre, şiddetin anlamı herkes için farklı
Araştırmaya göre, şiddetin anlamı herkes için farklı

Araştırmaya göre, şiddetin anlamı herkes için farklı

PODEM araştırması: Radikal görüşlere sempati duyabilen Kürt, Alevi ve İslamcı gençler neler düşünüyor?

A+A-

Düşünce kuruluşu PODEM, İstanbul’da dört ayrı bölgede 124 gençle, Diyarbakır’da iki saha araştırmasında 38 gençle yaptığı uzun mülakatlarla bu soruların yanıtlarını araştırdı.

Araştırmanın en dikkat çeken sonucu, rapordaki ifadeyle “şiddet kullanabilen siyaset ve örgütlenmelerle ilişkide olan veya bunlara sempati duyan gençlerde” kimlikler arasındaki benzeşmelerin farklılıklardan çok daha fazla olması.

Al Jazeera'dan Semin Gümüşel Güner'in haberi şöyle:

En büyük ortak payda: İdeoloji

Her grupta en belirgin ortak nokta, ideolojinin hayatlarındaki yeri. Araştırmaya göre, ideoloji aynı kimliğe sahip gençleri tek bir bakış altında birleştiren bir üst dil işlevi görüyor ve sosyal/psikolojik bağlar oluşturuyor. Tüm sorun ve çözümler ideolojik zeminde tanımlanıyor.

 

Ancak İstanbul ve Diyarbakır’dakiler için çevrelerindeki sosyoekonomik ortam, yaşam şartları, aile yapıları, vb. pek çok olgu siyasallaşma düzeylerini, yaklaşımlarını etkiliyor.

İstanbul’daki Alevi, Kürt ve İslâmcı siyaset ve ideolojilere yakın gençler, büyükşehirde yaşamanın etkilerini hissediyor, hızlı değişimden olumsuz etkileniyorlar, hayal kırıklıkları var. Şehir onlara hem özgürlük ve imkân hem de çözülmesi gereken bir sürü sorun getiriyor. Sürekli bir tehdit algısına sahipler. Çevrelerinde ‘düşman’ olarak gördükleri ve ‘ötekine ait’ bir dünya var. Güçlünün karşısında mağduriyet, yabancılık, güvensizlik, dışlanmışlık duyguları hakim. İlk kaygıları, korunma ve kendilerini ayakta tutma. Bu nedenle siyasi değerlendirmeleri de güven/güvensizlik kaygısıyla yakından ilişkili. Hepsinin ortak korkusu, onları çevreleyen düşman tarafından asimile edilmek, melezleşmek, kimliklerini yitirmek... Bu yüzden de kendi küçük dünyalarını kuruyor, kendi kimliklerindekilerle bir arada olabilecekleri mikro mekânlar yaratıyorlar. Diyarbakır’da ise “kimliğini kaybetme” kaygısı yok.

Hepsinin ortak korkusu, onları çevreleyen düşman tarafından asimile edilmek, melezleşmek, kimliklerini yitirmek... Bu yüzden de kendi küçük dünyalarını kuruyor, kendi kimliklerindekilerle bir arada olabilecekleri mikro mekânlar yaratıyorlar.

Güven duygusunun karşılığı hemen hepsinde farklı. Rapora göre, bu araştırma için görüşülen, radikal görüşlere sempati duyabilen Kürt gençler, PKK’ya güven duyabilirken, devlete ve iktidara karşı güvensiz. Aleviler ise çok güçlü şekilde ifade edilmese de Batı’ya güven duyuyor, onlar da devlete ve iktidara güvenmiyor. İslâmcılar ise aksine devlete ve iktidara güveniyor ama Batı’ya ve Batı’nın değerlerine güvensizlik duyuyor.

"Türkiye’nin batısı ile ilişkileri yok"

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.