1. YAZARLAR

  2. Bayram Zilan

  3. Baskın seçim geliyor!
Bayram Zilan

Bayram Zilan

Yazarın Tüm Yazıları >

Baskın seçim geliyor!

A+A-

Korona salgını tüm dünyada ekonomileri alt üst etti. Avrupa ve Amerika’da resesyon zilleri çalıyor. Çin, ciddi problemler yaşıyor. Enerji üssü Rusya’da talebin azalması ekonomik krizi derinleştiriyor.

 

Türkiye’de ise korona salgınının uzun süredir hissedilen ekonomik krizin üzerine gelmesi şimdiden “ciddi yapısal problemlere” yol açmış durumda.

 

Salgın, eninde sonunda bitecek.

 

Tarih boyunca hep böyle oldu.

 

En uzun salgın 2 yıl sürdü.

 

Geçmişteki her salgın bittikten sonra mutlaka “derin yaralar” bıraktı ve “siyasal krizlere” neden oldu.

 

Korona salgınının bırakacağı yara çok daha derine benziyor.

 

Şimdiden dünyada sarsıcı tartışmalar yapılıyor.

 

Bir çok iktidar ve uluslararası kurum sorgulanıyor.

 

Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler, NATO, DSÖ, İİT gibi oluşumların varlığı tartışılıyor.

 

Diğer taraftan mevcut iktidarlar ve bu iktidarların politikaları tartışılıyor.

 

Avrupa’dan Asya’ya siyasette kartlar yeniden karılıyor.

 

Türkiye’de koronanın yol açtığı ağır travma bulutu kalkmaya başladığı anda siyaset her zamankinden daha çok ısınacak.

 

Çünkü Türkiye, diğer ülkelere kıyasla korona salgınına ekonomik olarak “çok daha hazırlıksız” yakalandı ve belli ki korona sonrası çok büyük yaralar açılacak.

 

Türkiye’de çok partili hayata geçtiğimiz günden bu yana seçmen eğilimlerine bakıldığında temel motivasyonun “tencere” olduğunu görülür.

 

Tencere, ya mevcut iktidarın ömrünü uzatmış ya da varlığına son vermiştir.

 

AK Parti iktidarı da bunun farkında.

 

Siyasetle uğraşan herkes aslında her şeyin farkında.

 

Sözgelimi, Kılıçdaroğlu’nun geçen gün yaptığı “baskın seçim olursa Gelecek Partisi ve Deva Partisi’ne grup kurması için destek verebiliriz” açıklaması öylesine yapılmış bir açıklama değil.

 

Kulislerde, AK Parti’nin yakın zamanda mevcut ekonomik krizin derinleşeceğini ve seçmenin bunu çok daha derinden hissetmeye başlayacağını gördüğünü bu nedenle iş bu noktaya varmadan baskın seçime gideceği konuşuluyor.

 

Baskın seçime gitmenin diğer bir nedeni de, yeni kurulan Gelecek Partisi ve Deva Partisi’nin seçimlere girebilme şartlarını oluşturmadan seçim kararı almak ve böylece her iki partiyi de “kontrpiyede bırakarak” seçime sokmamak.

 

Kamuoyu anketleri, Gelecek Partisi’nin trendinin “yükseliş eğiliminde” olduğunu gösteriyor. Deva Partisi de teşkilatlanma çalışmalarına hız vermiş durumda. Her iki partinin kitlesi, AK Parti kitlesiyle benzeşen kitle. Dolaysıyla AK Parti bunu bir tehlike olarak görüyor ve kopuşları engellemek için formül arıyor. Bu formülün de “baskın seçim” olduğu söyleniyor.

 

Diğer taraftan özgürlükler, hak ve hürriyetler noktasındaki büyük erozyon, adalete olan güven kaybı ve yenilik arayışları seçmen eğilimlerinde işsizlikten sonra en çok yakınılan konular olarak iktidarı zorladığı görülüyor. Tüm bu hususların iktidar açısından ön alınması ve erken müdahale edilmesi gereken konular olduğu söyleniyor.

 

Son aylarda yapılan kamuoyu yoklamalarında “ciddi kırılmalar” başladığı ifade ediliyor.

 

Baskın seçim bu kırılmaları önler mi?

 

Seçmendeki duygusal kopuşlar bir baskın seçim ile engellenir mi?

 

Ciddi soru işaretleri bunlar.

 

Kim ne söylerse söylesin, Eylül ayından itibaren Türkiye’de siyaset arenası “manevralar ve taktikler” arenası olacak.

 

Ve...

 

Türkiye’de tek gündem “baskın seçim” olacak.

Ankara Ekspresi

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.