1. YAZARLAR

  2. Murat Bozdemir

  3. Belirsizlikler Çağı
Murat Bozdemir

Murat Bozdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

Belirsizlikler Çağı

A+A-

Tüm canlılar ve organizasyonlar roller ifa ederler. Asıl olan hepimizin kendisine düşen rolü doğru okuyup bunun oyuncusu olmasıdır.

Haberazad; isminde belirttiği gibi özgür bir habercilik ve sorumlu bir duruşla okuyucusunu aydınlatma rolünü üstlenirken, her şeyin üstümüze üstümüze geldiği bir dönemde hepimize bir nefes olması duasıyla.

Bu köşede sizlerle güncel politik konuları haber-yorum tarzında okumalar yapmaya çalışacağız.

Dünyanın geçirdiği evreleri sayarken, kendimizce çok rahat bölümleme yaptığımız ve çağlara ayırdığımız bir dönemden, bilimin açtığı küçücük pencerelerin yıllar içinde bizlere hangi çağı yaşatabileceğini öngöremediğimiz bir belirsizlikler çağına girmiş bulunmaktayız. Herkesin gelecek öngörüsünde uçan arabaların olduğu bir dünya var iken; insan hayatını tümüyle değiştiren bir bilişim çağıyla karşı karşıya kaldık. Yüzyıllık çağlarımız on yıllara kadar indi.

Belki de post modern dünyanın bizlerin önüne koyacağı sürprizlerin başlangıç noktalarını yaşıyoruz. Modern dünyanın getirdiği köyleşmeyi yaşarken; bir araya gelmenin ve birbirlerinden ayrılmanın olabildiğince normalleşeceği bir dünyaya doğru gidiyoruz.

Küresel sorunlar bizleri bekliyor. Su sorunu, çevre kirliliği, enerji sorunu, insanlığın karşı karşıya kaldığı gelişmişlik farkları. İnleyen coğrafyaların diğer coğrafyaların da uykusunu kaçırdığı bir dünya.

Belki de küresel sorunların bir ileriki evrimi Evrensel sorunlar olacak. Uzay kolonyalizmini konuşacağız. Şimdilik bunların konuşma düzeyinde olması yarın pat diye soframıza gelmeyeceği anlamı taşımaz.

Ve yaşadığımız soluk alıp verdiğimiz topraklar.

Küresel güçlerin çizgiler-setler çekerek kurguladığı-şekillendirdiği coğrafi, siyasi ve insani coğrafyalar. Afrika, Asya, Amerika, Avustralya…. uzak doğu, yakın doğu ve orta doğu.

Toprak kader ise...

Görünen o ki biz en çok bu toprakları konuşacağız. Sykes-Picot'u, Lozan’ı, ulus devleti, Kürdistan’ı, birlikte yaşamayı, ayrı evlere taşınmayı. Birlikte yaşayacak isek bunun nasıllığını, ayrılacak isek te bunun hukukunu konuşacağız. Aynı evde yaşamak nasıl ki bir hukukla mümkün ise komşu olmanın da bir hukuku olduğu gerçeğini dile getireceğiz. Bir millet için statünün; var olmanın ve kişilik kazanmanın biricik yolu olduğunu paylaşacağız.

Bunları konuşurken Türklerin 2023 beklentilerini, Kürtlerin Lozan’ın 100. yılındaki hedefleri arasına neden dağların sıralandığını göreceğiz.

Evet, önce kendimizi konuşacağız. Ama bunu yaparken de dünyanın yalnızca bizlerin değil hepimizin olduğu bilinciyle konuşacağız. İnsan ortak paydasının din, ulus, mezhep ile zenginleştiği inancıyla konuşacağız.

Ve bu zenginlik içinde İslam’ı, Müslümanları, Müslümanların yaşadığı coğrafları ele almaya çalışacağız. Hıristiyanları, Yahudileri, Budistleri konuşacağız. Modern akımları; kapitalizmi, sosyalizmi ve hayatımızdaki izdüşümlerini ele alacağız.

Bütün bu dinsel ve fikirsel çeşitliliğimiz içinde mezhepsel bölünmüşlüğün siyasi ranta çevrildiği bir dünyadan farklılıklarımızı kabul ettiğimiz ve birbirimize kulak verebileceğimiz bir dünyanın varlığını düşleyeceğiz.

Din-devlet, din-siyaset, din-cemaat, cemaat-siyaset, Medine vesikasını, hilf-ul fudul'u ve laikliği konuşacağız.

En çok ta bizlere tüm bunları çok rahat ve korkusuzca konuşma ve çözme ortamını sağlayacak çoğulcu DEMOKRASİ’nin imkânlarını konuşacağız.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum