1. YAZARLAR

  2. Nedim ERDOĞAN

  3. Biz Hak Ettik
Nedim ERDOĞAN

Nedim ERDOĞAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Biz Hak Ettik

A+A-

İkbal’in şöyle güzel bir sözü var: “Eğer erkeksen nefsin devesini dizginle. Tâ ki özün çakıl ise mücevher olsun.” İnsanın özü çamurdandı. İlahi elle şekil aldı. Onu idrak eden insan olur, idrak etmeyen ise hiçliğe dönüşür. Neticede insan oğlu ya Âdem olur ya da adem…

Artık özümüze dönmenin zamanı gelmedi mi, artık iman etme vakti gelip, geçmedi mi? Allah’a karşı olan isyanımız ne zamana kadar sürecek. Lütfen uyanalım! Bu gafleti üzerimizden atalım. İsyan hastalığımız; haksızlığa, adaletsizliğe, sevgisizliğe, Firavunlara, Hamanlara, Şedadlara, Karunlara karşı gösterelim. Yoksa Allah, bizi hastalıkla, depremle, selle, kuraklıkla, musibetle, Virüsle uyarması çok zor değildir. Nitekim yaşadığımız dönem itibariyle Allah bizi sınıyor, hikmet ola ki, insan ibret alsın. Tarih buna her dönem şahittir. Firavun azdı Allah helak etti. Nemrut ilahlık tasladı bir sinek onu gebertti. Ebu Cehil hakka kafa tutu, peygamberi yalanladı cahillerin babası olarak yüce kitapta tarif edildi.

Unutmamak gerekir ki, nimet şükürle anlam kazanır, insan ise o zaman insan sıfatına layık bir varlık olur. Onun aksi ilahi azabı üzerimize çekmiş oluruz. Nihayetinde yaşadığımız çağ itibariyle gerek ülkemizde gerekse dünya genelinde insanlar Allah, karşı açıktan açığa isyan edildi, Peygambere dil uzatıldı. Biz sustuk. Allah, bizi gözle görülmeyen bir virüsle terbiye etti. Nihayetinde Allah’ın ol demesiyle her şeyin olacağını bilmemiz gerekir. Biz, onca nimet içinde rahat yaşarken kimimiz o nimetleri partimizde bildik, partimizi rab edindik. Allah’ın, Rezzak ismini, Şeyhlerimize, siyasi parti liderlerimize atfettik. Aslında ilahi tokattı çoktan hak ettik.

Allah, bize musibet gönderir, o zamanda avazımız çıktığı kadar bağırırız. İş Allah’a iman etmeye gelince ondan yüz çevirip iktidarlara, muktedirlere iman ederiz. Çağın; Firavunlarına, Hamanlarına, Şedadlarına karşı hakkı haykırmaya gelince kimsenin sesi çıkmaz, hepimiz zillet içinde zilleti yaşarız. Uyanmamız için bir musibet gelince şekeri elinde alınmış çocuk gibi ağlamaya başlarız. Peki, ne zaman iman edeceğiz ne zaman Allah’ın istediği şekilde bir insan olmayı başaracağız. Tabi bu kadar zenginlik, bolluk olunca helak olmayacağımızı zannederiz. Peki, Ad, Semud kavmi zengin değil miydi? O, kavimler hakkı unutunca zulümden, küfürden, ahlaksızlıktan direnince sonları helak…

Haksızlık ettik, onu kendimize bir hak bildik. Allah gözle görünmeyen bir virüsle bizi terbiye edince ölüm korkusuyla acziyetimizi hatırladık. Dünya hayatımızın son bulacak diye ödümüz patlar, ebedi bir hayatı bir türlü aklımıza getirmedik. Anlayacağımız ahiretimizi, dünyaya kurban ettik. Temizliğe özen göstermeye başladık. Gel görün ki tevhid inancımıza şirk pisliğini bulaştırıp durduk. Korona tokatını hak ettik. Zillet içinde izzet sahibi olduğumuzu zannettik. Teknolojiyi tanrılaştırdık. Gücü, parayı, muktedir olmayı itikattın gereği bildik. Zalime destekçi, zulme aracı olduk. Neticesi kendi elimizle hazırladığımız musibetler ortaya çıkınca onu da bir türlü idrak edemedik.

Anlayacağımız ne kul olmayı becerebildik, ne de hakkın, hikmetin taraftarı olabildik. Kimimiz parti liderimizi peygamberle kıyasladık. Kimimiz ayetle dalga geçtik bununla övündük bizim gibi düşünmeyeni, bunun yanlış bir yol olduğunu söylenleri; inançsız, itikatsız, isyankâr diye manşet ettik. Katli caizdir diye fetva çıkarttık. Şimdi Korona tokadını hak etmedik mi?

Allah aşkına daha ne zamana kadar gaflet uykusundan uyanacağız! İman etmek, hakka taraftar olmak için gökte yıldızların, ayın, güneşin konuşmasını mı bekleyeceğiz? Haksızlığımıza Allah’ın ayetlerini alet ettik. İşçinin hakkını gasp ettik. Yetimin hakkını yedik. Firavunlara taraftar olduk. Aslında biz virüsü çoktan hak ettik. Yüreğimizde kir/pas birikirken biz elimizdeki, yüzümüzdeki kiri temizlemenin derdine düştük. Biz hakkın ölçüsünü hesaplarımızın şişkinliğiyle, cemaatlerimizin niceliğiyle tasavvur ettik. Allah’a secde etmemiz gerekirken, patronlara, para babalarına, güç sahiplerine secde ettik.

Şimdi biz; deprem, virüs, sel ve daha nice musibeti hak etmedik mi? inşallah bütün bu musibetler gaflet perdesinin yırtılmasına sebep olur. Edepsizliği alkışladık, edebi taşladık. Mazlumu taşladık, zalime taş toplayıp yardım ettik.

Misafir ağırlamaktan kaçındık, onu yük bildik. Şimdi en yakınlarımıza gidemez olduk. Beşeri kanunlardan korkup hakkı birkaç dirhem uğruna sattık. İlahi azaba muhatap olduk. Kendi hazırladığımız ateş bizi yakınca başladık kıyamet koparmaya Allah’tan yardım istemeye...

Selam ve esenlikle…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum