1. YAZARLAR

  2. Murat Bozdemir

  3. BOMBALARIN UCUNA İLİŞTİRİLMİŞ ZEYTİN DALLARI
Murat Bozdemir

Murat Bozdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

BOMBALARIN UCUNA İLİŞTİRİLMİŞ ZEYTİN DALLARI

A+A-

YIRTIK-BURUŞUK-SİLİK HARİTA SAVAŞLARI

Elimde olsaydı; olmayan Kürt okullarına ilk ve temel ders olarak Harita Bilgisi dersini koyardım.

Harita bilgisi dersi bütün ideolojik fantezilerin ötesinde orta doğudaki siyasetin gerçekliğini tüm çıplaklığı ile ortaya koyacaktı. Solcusundan-sağcısına, şeriatçısından-komünistine, şiisinden-sünnisine hepsinin harita mevzubahis olunca nasılda aynı şeyleri konuşmaya başladıklarını görüyoruz.

“Misyonerler Afrika’ya geldiğinde bizim topraklarımız onların İncilleri vardı. Dua edelim dediler. Gözlerimizi kapattık. Açtığımızda, bizim incilimiz, onların toprakları vardı” 

Siz buna gün gelir misyoner dersiniz, gün gelir İslamcı dersiniz, gün gelir nasyonal sosyalist dersiniz.

Türk televizyonlarındaki tartışma programlarına bir bakın “bir İslamcı, bir solcu-Kemalist, bir asker, bir liberal ve bir de spiker” koyuyorlar.

Mizansen bu…

Hiçbiri ideoloji tartışmıyor, hepsi haritaya odaklanmış, harita yeniden yırtılırken biz nerden kendimize doğru yırtabiliriz yarışındalar. Haritada hepsi hemfikir.

Hak, hukuk, adalet bunların hiçbiri konuşulmuyor. Onlar bir sonraki fasla kadar izne çıkmışlar.

Birbirlerine akıl veriyorlar; “Kürt toprakları demeyin, bilinmeyen  topraklar! deyin, Kürt koridoru demeyin-terör koridoru deyin” bir gün sonra sokakta birbirlerinin kanını emecek adamlar tv’de haritanın önüne geçmiş hep bir ağızdan Cici Kürt vatandaşlarının yanlış anlamaması! kaydıyla Kürtleri nasıl boğacaklarının hesapları yapıyorlar.

Cici kürt-kötü kürt oyunu sürekli değişiyor. Bazen ypg’ye karşı Barzanici olanlar bir müddet sonra Barzaniye karşı Goran’ın özgürlük marşını hep ağızdan okuyabiliyorlar.

Onlar için bunların hepsi fantezi, onlar esası biliyorlar. Onlar Harita Bilgisi dersini çok iyi almışlar.

Kerkük elden giderken “kürt sağı yenildi” diye zil takıp oynayan Sırrı Süreyya ile “markisist komünist ypg’yi boğun” diyerek masada kendisine sistemin yanında yer bulan “biz senin için en iyi müttefikiz ey Amerika” diyeni görmeyip “kürdü Amerika’nın oyununa gelmekle suçlayan” Hüda par arasında ne fark var.

Herkes bizim yırtılmış, buruşturulmuş, silinmiş, isimleri değiştirilerek bir daha üzerinden geçilmiş haritamız üzerinden milli birlik sağlamaya çalışıyor. Biz ölsek, yok olsak her şey güllük gülistanlık olacak.

Tahran’ın, Bağdat’ın, Şam’ın ve Ankara’nın kuytu köşelerinde sizlerdeniz diyerek meclislerinde, meydanlarında, cafelerinde defalarca yemin etmemize rağmen bir türlü üzerimize sinmiş, bizi malum bir haritanın gölgesi olarak görmekten vazgeçemiyorlar. Yaratıldığımız toprağın kokusu sinmiş üzerimize.

Haritanın gölgesi bile korkutuyor onları.

insanlarınızın en genç, sağlıklı, eğitimli kesimi bizim topraklarımızda yaşamıyor. Milyonlarca gencimiz geleceği ona hiçbir kişilik belirtisi ve izni tanımayan topraklara sürülmüş. Kendi topraklarının zenginliklerini ortaya çıkaracaklarına, insanca yaşama olanaklarına sahip olacaklarına yer altı ve yer üstü zenginliği kavramından bihaber vergi vermek için yıllarca ömürlerini ve nesillerini tüketiyorlar.

Emek ve toprağın ürettiği ahlaktan ve zenginlikten yoksun yaşayacaklar.

Harita bilgisi zenginlik demektir. Efrin’in zeytin olduğunu, Kerkük’ün petrol olduğunu iranın-BP'nin, Haşdi şabi yamyamlarının ellerinde petrol boru hatları ile talana geldiklerinde öğrendik.

Bilmiyorduk!

Bizi sürekli portakal yemekten mahrum etmekle korkutuyorlardı.

Neyiniz var diyorlardı.

Neyiniz var, neyiniz yok biz talan ettik demiyorlardı.

Biz olmazsak aç kalırsınız diyorlardı.

Bunları hayrımıza söylemediklerini hiç bilmiyorduk!

Coğrafya bilgisinin bizlere yer isimleri öğreteceğini ve bunun bir yeniden varoluşu simgelediğini bilmiyorduk!

Kürdistan demenin ilkel milliyetçilikle değil harita bilgisi ile ilgili olduğunu hala tam olarak anlayamamıştık!

Ama yasaklanmış isimlerin, gizlenmiş haritaların önemini birileri sizden daha iyi biliyordu!

Haberazad’ın yazarlarından Ahmet kaya bir yazı yazar içinde Kürdistan geçen, (işin kötü tarafı bunu bir internet cafede yazar), bu kelime kafe sahibinin koyduğu(sistem) yasaklı kelimeler listesindedir. Ana bilgisayarı hemen uyarı verir burada harita bilgisine sahip bir kürt var diye acil koduyla sinyal gönderir. Cici-kardeş Kürt sınıfına dahil olamayan, harita bilgisini kıyısından-köşesinden öğrenmiş Ahmet Kaya linçten anca kurtulur.

Haritayı bir daha açıp bakın, harita ile biraz konuşun, kendinizi arayın üzerinde, silik isimleri bir daha belirginleştirin, dümdüz bir çizgiyle parçalanmış şehirleri aslına çevirin tek bir şehir yapın, Fırat ve Dicleye kulaç atın, “biz olmasak açlıktan ölürsünüz” diyenlere inat mezopotamya’nın en verimli topraklarını keşfedin, tatilinizi van gölünün kenarında geçirin, berçelan yaylasını keşf edin, barzan bölgesinin el değmemiş tabiatını tarihle yoğurun, meşenin gövdesine sarılın, ardıçın kokusunu içinize çekin…

Haritayı açın; coğrafyanızın yer altını ve yer üstünü keşfedin. O zaman anlarsınız haritanın neden bu kadar yırtık, buruşuk ve silik durduğunu…

Neden bombaların ucuna zeytin dalı iliştirildiğini….

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum