1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. 'Bu kadarını yapamazlar demeyin, yaparlar'
'Bu kadarını yapamazlar demeyin, yaparlar'

'Bu kadarını yapamazlar demeyin, yaparlar'

İnsan hakları alanında uluslararası camiada ismini duyurmuş Azerbaycanlı avukat İntigam Aliyev, Türkiye’yi ‘başkanlık sistemi’ne karşı uyardı:

A+A-

 “Bu kadarını yapamazlar demeyin, yaparlar. Başkanlıkları kendi arşınınızla ölçmeyin. 10-15 yıl önce Türkiye’de demokrasinin bu hale geleceğine kim inanırdı?”

Cumhuriyet’ten Pınar Öğünç’e konuşan Aliyev, bugün Türkiye’deki siyasi tartışmaların zamanında Azerbaycan’da yapılanlara çok benzediğini ifade ederek, ‘başkanlık modeli’nin post-Sovyet ülkelerin çoğunda mevcut olduğunu söyledi: “Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in, eşi Mehriban Aliyeva’yı birinci yardımcısı olarak ataması dikkati buraya çekti ama Erdoğan’ın istediği başkanlık modeli post-Sovyet ülkelerinin çoğunda mevcut; Rusya, Beyaz Rusya, Türkmenistan, Tacikistan, Özbekistan… Bana göre Türkiye’de baş verenler çok üzücü. Biz bunları yaşadık, bedelini uzun dönemdir çekiyoruz. Haydar Aliyev’in iktidara gelişinden sonra cumhurbaşkanının yetkilerinin genişlenmesi adına, hâkimiyet dağılımı, denetim mekanizmaları önemli şekilde zayıfladı. Anayasamızın 109’ncu maddesinin 32’nci bendi cumhurbaşkanına fiili olarak hudutsuz hâkimiyet temin ediyor.”

‘Aliyev’le, muhalif parti liderinin imkânları mukayese edilemez’

Bu modelin yurttaşların hayatına yansımasının nasıl olduğuna dair soruya ise “Bir kişinin elinde çok fazla yetkinin toplanmasının acısını biz uzun yıllardır çekiyoruz” diye yanıt veren Aliyev, ülkedeki ‘muhalif’lerin durumunu şöyle özetledi: “Ve bütün bunlara karşı çıkmanın bedeli ağır. Bugün ülke hapishaneleri böyle insanlarla dolu. İlham Aliyev’le, herhangi bir muhalif parti liderinin imkânları mukayese edilemez. Devletin bütün unsurları, polisi, mahkemesi, savcılığı, televizyonları bir şahsın emrinde. Diğerleri televizyonlara çıkamıyor, toplantı yapamıyor, paraları yok ve yıllarca sürebilecek hapis cezalarıyla karşı karşıyalar. Medya, sivil toplum örgütleri de aynı durumda. Ülkede 150’den fazla siyasi tutuklu var.”

‘Hudutsuz hâkimiyet’

Referandumdan ‘Evet’ çıkması halinde, Türkiye’de yaşanacakların Azerbaycan’dakinden farksız olacağını dile getiren Aliyev, ‘başkanlık sistemi’nin her şeyi mümkün hale getirdiğini ifade etti: “Türkiye’de seçimler tamamen sahteleşmemiştir, parlamento tamamen Erdoğan’ın hâkimiyeti altında değil. Muhalif partiler, sivil toplum kurumları zayıfladıysa da tamamen ortadan kalkmamış. Toplantılar tamamen yasak değil, muhalif bir fikrin televizyona çıkma şansı yine de var. Ama süreç böyle gider de referandum Erdoğan’ın galibiyetiyle sonuçlanırsa kısa bir süre sonra bunlar da kalmayabilir. Bu kadarını yapamazlar demeyin, yaparlar. Başkanlıkları kendi arşınınızla ölçmeyin. 10-15 yıl önce Türkiye’de demokrasinin bu hale geleceğine kim inanırdı? Bu, ‘Aklını şaşırmış’ derlerdi.”

Aliyev, yeni sistemin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ‘hudutsuz hâkimiyet’ vereceği konusunda uyardı:, “Türkiye toplumu ‘güçlü devlet’‘güvenlik gerekleri’‘etkili yöneticilik’ gibi masallara inanıp Erdoğan’a, AKP’ye ‘Hayır’ demek için toparlanamazsa bunun bedelini, acısını uzun süre çekecek. Bizim ne vakittir çektiğimiz gibi.”

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.