1. YAZARLAR

  2. Mahmut Olgun

  3. DİN İSTİSMARI ÜZERİNE POLİTİKA ÜRETENLER
Mahmut Olgun

Mahmut Olgun

Yazarın Tüm Yazıları >

DİN İSTİSMARI ÜZERİNE POLİTİKA ÜRETENLER

A+A-

Din istismarcıları dün vardı ve bu günde varlıklarını sürdürmektedirler.İslam adına büyük zulümlere imza atmış bulunan bu istismarcıları tarihin her döneminde bulmak mümkündür.Bazı devirlerde aşırı bir şekilde bazı dönemlerde ise pasif bir şekilde piyasa çıkmış bulunan bu bukalemun tipli zümre günümüzde farklı istismar tekniklerini kullanarak piyasaya ve Müslüman toplumların üstüne çullanmış bulunmaktadır.Ekmeklerini,emek ve sermayelerini,inançlarını,kültürel ve sosyal haklarını,siyasal ve politik gelişmelerine sebep her türlü materyalini istismar etmektedirler.

Yani istismar demek işletme ,yararlanma,birinin niyetini ve yaşam tarzını kötüye kullanma,inancını,kültürünü ve geleneğini sömürme anlayışıdır.İstismar genellikle sömürme felsefesi üzerine kurulmuş bir iktidar biçimidir.

İnsanlık bu türlerden çok çekti.

İnsanlığın var oluş mücadelesinde varlık gösteren istismarcılık en çok Emevi’ler döneminde şiddetli bir şekilde varlığını göstermiştir.

Dalga dalga yayılan din istismarcıları gün geçtikçe farklı yüzlerle çoğalarak varlıklarını sürdürmeye çalışmaktadırlar.Büyük bir ahlaksızlığın,bir bataklığın içine sürüklenmekte olan insanlık gerçek anlamda istismar alanlarını kapatacak din temsilcilerine ve önderlerine her zamankinden daha şiddetli bir şekilde muhtaçtır.Ama maalesef günümüz İstismari sistemler kendi yanlarına çekmiş oldukları din adamları sayesinde buna fırsat vermeyerek, iktidarları uğruna her türlü istismarı halklar üzerinde uygulamaktadır.Her köşeye sıkıştığında Allahın ipine sarılmakta.İslam elbisesine bürünmekte ve iç yüzünü şiddetli bir şekilde gizlemeye çalışmaktadır.

Bu gün din istismarının merkezinde kimler yer amakta?

Kimler dini kullanarak istismar alanı oluşturmaktadır?

Hangi gruplar var?

Ne tür oluşum ve kişilikler yer almakta?

Gözleri kan bürümüş kendi ihtirasları uğruna ki bu yolda akademik ve bilgi anlamında kariyer yapmış dünya siyaseti ve politikasında etkin rol oynayan diktatör yapılı şahsiyetler,kurumsallaşmış büyük şirket ve planlı çalışmalar yapan grup ve örgütler yer almaktadır.Halkların ise bu tür din istismarlarına alet olmalarının yegane sebebi ise dinlerini doğru yerden ve doğru bir şekilde okumamalarından kaynaklanmaktadır.

Dünyevileşme ile birlikte her şeyini kaybeden halklar büyük bir istismari sistemin(bu küresel düzeyde de olabilir yerel düzeyde de)kurbanı olmaktan kurtulamayacaklardır.

Çünkü artık deve kuşu misali dünyevileşme ve ölüm korkusu ile beraber kafalar kuma gömülmüş her şeyi öyle görmektedirler.

Başta emperyalist sömürü altındaki halkı Müslüman olan ülkelerdeki halklar bu istismarla karşı karşıya kalmaktadır.(Örneklerle çoğaltmak mümkündür.)

İstismarı uygulayanlar ise politik ve siyasi kafalardan oluşmaktadır.Bu yıllardır devam eden bir hastalık ve halklar bir türlü bu istismar ve sömürü çemberini kıramamakta.

Bu istismarın dinin özünden mi yoksa insanların kötü niyetlerinden kaynaklandığını doğrusu merak etmekteyim.Çünkü yakın zamanda bir arkadaşın İslam dininin istismara açık bir din olduğunu beyan etmiş ve topu İslam dinine atarak büyük bir cehaletin altına imza atmış bulunmaktaydı.

İstismarı meydana getirenler insanlardır.İstismar unsurlarını taşıyanlar yine insanlardır.Din insanları sömürmez.Hele bu din İslam dini ise kesinlikle ve katiyen buna dair bir iz ve emare bulmak mümkün değildir.Merak edenler buyursunlar araştırsınlar.Din istismarcılarını keşfetmek isteyenler din konusunda iyi bir araştırma yapmaları ve tarihi süreci iyi bilmeleri gerekmektedir.İstismar sömürü demektir.Gizlenmek demektir.Saltanat ve iktidarları uğruna Müslüman yada hakperest bir profil çizerek kölelik düzeni oluşturmaktır.

Çünkü işin özünde gerçeklerden gizlenerek insanları sömürme var.Halbuki İslam dini sömürüye ciddi bir şekilde karşı çıkarak özgürlükler noktasında insaniyetin hak ve hukukuna tecavüz ve sapkınlık mevzu bahis olmadığı sürece en temel haklarını vererek ya olduğun gibi görün ya olduğun gibi ol şiarıyla gerçek ve net olmalarını istemektedir.

Halkı Müslüman olan ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de ciddi bir istismar ile karşı karşıya kalmış bulunmaktayız.

Diyarbakır’da doğru söyler Ankara’da şaşar misali her önüne gelen kurana sarılmakta ve dini kendi kirli politik emellerine alet ederek yüce İslam dinine Ebu cehillerin yapmadığı zulmü yapma gayretlerine şahit olmaktayız.Ebu cehil ve avanesi dine direk saldırmaktaydı.

Günümüz istismarcıları ise pamuk olmuş bıçaklarıyla dinin özünü istismar kanallarını kullanarak bu dine en büyük kötülüğü ve saldırıyı yapmaktadırlar.

Tabiki bunun tek mümessili istismarcılar değil aynı zamanda günümüz Müslümanları da bu konuda suçludurlar.

Alanları boş bırakıp parayla ve dünyevi makamlarla günlerini gün ettiklerinden istismarcılarla ortak hareket etmiş ve istismar alanı oluşturmuşlardır.

Allah’a ve Resul’üne isyan dolu bir hayat sürenleri alkışlamak,onların iç yüzlerini görmemek,beyanat ve söylemlerini alkışlamak istismar köleliğidir.

Meydanlarda ayet hadis nutuk atanlar.

Dini hayatın dışına atıp dar bir alana hapsetmeye çalışanlar.

İstismar şırıngasıyla deformist bir hayatı benimseyenler.

Küresel bazda alternatifler üretmekten aciz biçarelerin istismari sistemlere(bir yaşam tarzı olarak)entegre olmaya çalışıp işin içinden sıyrılıp kendilerini yeterli görmeleri.

Alkış tufanları kopmakta istismarcılar bağırırken.

Çağdaş,modern ve yumuşak köleler.

Yumuşak yumuşak sırıtıp arkadan hançerleyenler.

Yumuşaklık perdesi altında şiddeti körükleyenler.

Denizlere düşünce secdeye kapılanlar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.