1. YAZARLAR

  2. Abdurrahim Orhan

  3. EKONOMİK GÖSTERGELERİN İZİNDE
Abdurrahim Orhan

Abdurrahim Orhan

Yazarın Tüm Yazıları >

EKONOMİK GÖSTERGELERİN İZİNDE

A+A-

Ekonomi hem bireyin hem de toplum ve devletin çok önemli ve belki de en önemli toplumsal olgusu olarak ele alınabilir. Türkiye’nin önümüzdeki yıl bütçesi 800 milyar TL’ye dayanacak muhtemelen. ABD’nin 2018 bütçesi ise 4,1 Trilyon $ yani yaklaşık 15 Trilyon TL. (Türkiye bütçesinin takriben 22 katı) ABD dünyanın en büyük ekonomisine sahip ülke. Çin, Japonya, Almanya, Birleşik Krallık, Fransa diğer büyük ekonomiler... 

Temel kaynağını halktan alınan vergilerin oluşturduğu bütçelerin yoğunluklu olarak toplumsal refah için kullanılması durumunda devasa ve harika şeylerin yapılabileceği muhakkaktır.   

Peki Türkiye’de bütçe kapsamında toplanan gelirler nerelere harcanmaktadır? Eğitime, bilime, sağlığa, sosyal refaha, savaşa… giden tutarların bütçe toplamı içindeki oranı nedir? Yıllar itibariyle bu oranlar nasıl bir tablo ortaya koymaktadır?

Yine Türkiye’de uygulanan vergi sisteminin gittikçe daha kötüye giden seyrini, servet vergisinden yoksunluğunu, dolaylı (tüketim üzerindeki) vergilere yüklenilmesini ve dolaysız (kazanç üzerindeki) vergileri düşük oranda tutmasını nasıl okumalıyız?...

Ülke ve vatandaş olarak giderek yoksullaşıyor muyuz? Toplum bireylerinin elde ettiği gelirdeki değişimin, günlük hayatta tükettiğimiz temel geçim maddelerinin fiyatlarındaki değişime göre durumu nedir? Bu ve benzeri soruların çerçevesinde ekonominin bazı hususları üzerine birkaç yazı ile değinmenin yararlı olacağını düşünüyorum.

Önce bütçe üzerinden gidelim. Türkiye bütçesine baktığımızda özellikle 2003’ten sonra bütçede faize giden oranın başarılı bir şekilde azaltıldığını görmekteyiz. Bundan 2003’ten önce başlanan ekonomik sistem revizyonunun da payı vardır.

1-002.jpg


Grafikte görüldüğü gibi 2016 yılı sonunda bütçe toplamının % 8,6’sı borç faizlerine gitmektedir. 2002 yılında bütçe toplamının % 51’inin yani yarısından fazlasının borç faizine gitmesi hemen göze ilişmektedir.

Gayri Safi Yurtiçi Hasıla ile Kişi Başına Düşen Milli Gelir tablolarına da bakalım. Ekonominin sağlamlığı ve ekonomik faaliyetlerin ölçülmesi aracı olarak GSYİH verisinde Türkiye AB ortalamasını altındadır. 2000-2008 yılları arasında istikrarlı bir şekilde artış gösteren GSYH 2009 yılından itibaren dalgalı bir seyir izlemiştir.

Kişi Başına Düşen Milli Gelir rakamlarına baktığımızda yine 2009’da sendelemenin başladığı ve 2015’ten itibaren 10.000 $ seviyesinin altına indiğini görmekteyiz. 2017 yılı başındaki verilere göre bazı ülkelerin KBMG rakamları şöyle; Katar: 132.870 $ (sadece Katar için Satın Alma Gücü Paritesine göre), Lüksemburg 102.831 , İsviçre 78.812 $, Çin (Macao SAR) 73.187 $, ABD 57.466 $...

KBMG’nin 10.000 $ olduğunu varsayarak o zaman ki kur üzerinden 2016 yılı sonu itibariyle bunun TL karşılığı yaklaşık 35.000 TL’dir.  Aynı dönem için bir Asgari ücretlinin yıllık geliri 15.600 TL olarak ele alındığında ciddi bir gelir dağılımı adaletsizliği (uçurumu)  olduğu görülebilmektedir.

2000 yılında 265.384 Milyon Dolar olan GSYH, 2016 yılındaki 726.084 Milyon Dolar rakamı ile karşılaştırıldığında % 174’lük bir artış söz konusudur. Aynı duruma KBMG için bakıldığında 2000 yılında 4.129 $ olan değerin, 2016 yılında 9.243 $ olduğu görülmektedir. Bu artış daha sonra inceleyeceğimiz dolar kuru, altın ve gıda fiyatları gibi değişkenlerdeki artış oranın çok gerisindedir. 

Bu iki verinin de yıllar itibariyle grafiğini vererek daha sonra devam etmek üzere yazımıza burada nokta koyalım. (Not: Rakamlar resmi kaynaklardan alınmıştır)

2-003.jpg

 

3-002.jpg

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.