1. YAZARLAR

  2. Murat Bozdemir

  3. HDP-CHP-DEVLET-KÜRT İTTİFAKI
Murat Bozdemir

Murat Bozdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

HDP-CHP-DEVLET-KÜRT İTTİFAKI

A+A-

Kuzey Kürt Siyasetinin Girdiği Çıkmaz

Cemaatçi bir toplum kötü ve yanlış ta olsa sürekliliği olan toplumdur. Hem cesaret sahibi değildir, hem de çoğu zaman varlığını anlamsız bir süreklilik üzerine bina eder.

“Esastan Konuşmak”

Kürt (legal) siyasi aklının sahip olamadığı bir şey varsa o da “uzun stratejik hedefler ve bu hedeflere uygun yapılar oluşturmaktır. Kürt siyasi hareketinin ulaştığı çap ve büyüklüğünün yanında kendince geliştirdiği stratejiler ve ortak akıl mevcut durumda günü-birlik taktikler mesabesindedir. İttifak ve müttefiklik konuları da buna dahildir.

Bu konuları anlamak için HDP, Çözüm Süreci, Türk-Kürt İttifakı konuları üzerinde zihnin berraklaşması gerekmektedir.

“HDP’yi doğru tanımlamak”

Hdp çözüm sürecine parelel Türkiyelişme projesine uygun olarak içinde Türk solununda bulunduğu(sırrı Süreyya) Öcalan-MİT görüşmelerinden ortaya çıkmış bir proje partisidir. Bunu yalnızca bir parti olarak ele almak bizleri yanlış yöne götürecektir. Zira Öcalan’ın 2013 newrozunda ortaya koyduğu ümmetçi manifesto yalnızca bir söylem değil orta doğuda bundan sonraki dönemde bölgeyi şekillendirecek güç olan Kürtlere yönelik bir projedir. Bu projenin içinde Bakur kadar Başur da vardır. Mesut Barzaninin Şivan Perver ile Diyarbakıra gelip çözüm sürecinin oluşturacağı entegrasyona destek vermesi bunun en açık göstergesidir.

Bu projenin içinde PKK kadar PDK de vardır. Türk siyasi aklının orta doğuda Kürtlerle ne yapıp ne yapamayacağı ile ilgili iç ve dış dinamiklerin denendiği bir hüsran mevcuttur.

Entegrasyon projesinin eşitlikçi, ön açıcı dinamikleri ve Selahattin Demirtaş’ın başarılı siyaseti sistemi orta doğu ve Kürtler ile ilgili gördüğü tek taraflı rüyalardan uyandırmıştır.

Dolmabahçe mutabakatı ile ilgili Erdoğan’ın böyle bir mutabakat yoktur şeklindeki açıklamaları; 2014 MGK’sında alınan “çöktürme” kararları 2015 taktik adımları ile devam etmiş nihayetinde yüzlerce uçakla yapılan operasyonla bu aleni hale getirilmiştir.

MGK’nın bitirmiş olduğu çözüm sürecini fiilen bitiren 24 temmuz 2015 tarihinde uçaklardan atılan binlerce bomba aslında PKK’ye değil HDP ve KDP’nin de içinde bulunduğu Türk-Kürt koalisyonuna atılmış bombalardır. Türklüğün beka sorunu olarak formüle edilen bu süreç beka sorunu karşısındaki gerçek tehdit olarak Kürtlüğü görmüş ve orta doğuda muhtemel Türk-Kürt ittifakını bitirmiştir.

Bu yüzden HDP projesi Öcalan, MİT,Türk solu, PKK, KDP ile birlikte kotarılmış bir çözüm süreci projesidir. 24 temmuz itabarı ile HDP projesi bizzat bunu oluşturanlar tarafından tehdit olarak görülmüş ve üzerine bombalar yağdırıldıktan sonra hendeklere gömülmüş bir projedir.

Öcalan belirsiz bir tecride terk edilmiş, Demirtaş siyasi bir rehine olarak alıkonmuş ve Barzaniye karşı iranın yedeğinde yer alınmıştır.

Bundan dolayı HDP ile ilgili yapılacak bütün çalışmalar tekrar çözüm sürecine dönmek üzerine olacaktır. Bunun dışında HDP’nin bir varlık sebebi kalmamıştır.

Muhtemelen Kemalist sistemi başkanlık’a razı edenler, Türk’ün beka sorununu, Kürdün önünün nasıl kesilebileceğini göstererek ikna etmişlerdir. Kürdün artan genç, dinamik nufusu yanında, başur ve rojavada gelişen Kürdün kendi kaderine sahip çıkma halleri bazılarının Emevi camisinde -gördükleri emperyal rüyalarını kabusa evirmiştir.

HDP’nin bundan sonraki varlığı Türk siyaset dünyası için bir dolgu malzemesidir. Oluşturulmak istenen iki partili sistemde HDP üçüncü bir tarafı temsil etme kabiliyetine sahip değildir. Yapabilme kabiliyeti önüne konmuş ev ödevlerinden geriye kalanlardır.

Başkanlık sisteminin oluşturacağı yeni siyaset arenasında HDP’nin yeri merkez sağın karşısında merkez solda konumlanmaktır.

Zaten uzun süredir CHP’nin sistemle danışıklı bir şekilde esasta önüne gelen her şeye evet derken(kayyım, milletvekilliklerin düşürülmesi), yine aynı zamanda esastan toplumun radikal muhafetini oluşturan durumlarda(referandumdaki şaibeler gibi) “toplumu gazını” alan bir MGK partisi görüntüsü yalnızca bir görüntü değil sistemle olan ilişkisinde sistemin ‘Kürdü’ CHP’nin yediğine koyacağı beklentisi yatmaktadır.

Merkez sağ, merkez sol ve Kürt siyaseti olarak 3’e bölünecek bir siyasette HDP’nin yeri yoktur.

Esastan ortaya konmuş bir projeye ancak esastan yapılacak bir itiraz(proje) ile cevap verilebilir. Merkez sağ ve merkez sol denen Kürdün karşısındaki Kemalist anlayışın taht oyunları eşliğinde kürde son oyunu Merkez Sol tabutudur.

Bu tabuta razı olmayan, kendisine yeni bir oyun alanı açabilen; sistem ile yüzleşebilen tek muhalefet olan kütlerin uzun soluklu ve kişiliğine uygun bir muhalefet imkanı var mıdır?

Unutmamamız gereken şey Türkiyede merkez sağ ve merkez solun sistemin ta kendisi olduğu gerçeğidir.

Kemalist ortak paydasında buluşmuş sistemin tek muhalefeti Kürtlerdir.

Bunun için;

Esastan alınmış kararlara esastan bir siyaset karşı koyabilir!

Bunun adı;

Belki de Kürt İttifakıdır..

Ancak zemin etüdü yapılmamış her yapı ömrünü tamamlamadan yıkılmaya mahkumdur!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum