1. YAZARLAR

  2. Nedim ERDOĞAN

  3. HER YASAL OLAN HELAL DEĞİL.
Nedim ERDOĞAN

Nedim ERDOĞAN

Yazarın Tüm Yazıları >

HER YASAL OLAN HELAL DEĞİL.

A+A-

Her şeyin ölçüsü hak olmalıydı. Bahardaki kardelen, nisandaki toprak misali gibi... Bir kuşun özgürce uçuşu, bir balığın sudan özgürce yüzüşü ve mart ayında bahara müjde olan beyaz çiçeklere bezenmiş kaysı bahçeleri gibi... Kalabalıklar içinde insan aramak nasıl acı verebiliyorsa yasal olanda helali aramak en az o kadar acıdır. İnsan cirmi az ama cümrü nihayetsizdir.

Her yasal olan, helaldeğildir. Çünkü beşeri yasaların ekseri çoğunluğu daha doğrusu tamamı insanın yaratılışına muhalip hazırlanmıştır. Güçlüleri koruyan, zayıfları ezen bir anlayışla hazırlanmıştır. Makam sahiplerin, makamını güçlendiren ve onlara cirit oynattıran bir anlayışla hazırlanmıştır. Halbuki bütün oluşumlar; devletler, cemiyetler, cemaatler, doktrinler, hizipler ve tariklerin temel parolaları, insana hizmettir, hakkı inşa etmektir, yaşanılır bir dünya düzeni sağlamaktır. Gel görün ki, yaşadığımız modern zaman insanı nefsine köleleştirmiştir. Her haksızlığı kendine hak görür hale getirmiştir.

Patronlar, Makam sahipleri, koltuk sahipleri kendi gayr-ı insani bütün hevayi ugulamalarını garibanı ezmek, onlara eziyet etmek için kullanılır hale getirmişlerdir. İtiraz eden, karşı çıkan her türlü anlayışı, oluşumu, yapıyı isyancı, hain, asi ve isyankar lanse eder hale gelmiştir. Onlar her şeyin ölçüleri ya! Elbette zalimin zulmüde bir zaman son bulur ve zalim yaptığının aynısıyla muamele görecektir. Çünkü hakkın ahdi değişmez, ertelenmez.

Unutmayalım ki, zalim hiç bir zaman zulmüyle abad olmamıştır. Kış ne kadar çetin ve zorlu devam etsede elbette bitecektir ve bahar bütün müjdesiyle tecelli edecektir. Kuşlar, özgürlüğün tadına varacak, kâinat bütün rengiyle barıştan, adaletten müjdeyi verecektir. Düşünen insan bunu akletse elbette zulmünden utanacak ve bütün zereleriyle "Allah"tan af dileyecektir. Yaşadığımız çağ itibariyle tefekküri bir anlayışla hareket etiğimizde insan o kadar çok ilah edinmiş ki, "Allah "dışında bütün ilahları memnun etmek için bütün mesaisini sarf eder hale gelmişti. Moda tanrısı, ekonomi tanrısı, siyasal tanrılar, cemiyet ve cemaat tanrıları...

Karunlar, Bellamlar ve Hamanlar kendilerine kemik yalatan ilahlar edinmiş hak dışında her türlü; kirli, çirkin, gayr-ı insani ve İslami bütün ilahları memnun etme derdine düşmüşlerdir. Onlara bu anlayışın ve fiillerin insani olmadığını anlatmaya çalışan anlayış sahiplerine hemen akıl vermeye kalkışırlar ve yaptıklarının; dinin, inancın, ittikadın gereği olduğunu söyler hemen binlerce maslahat üretirler. Tabi yardakçılar, padişah soytarıları, leş yiyiciler bir işaret beklerler kendilerini; adallettin, hakkın, hakikatin, insan haklarını koruyan havariler olarak lanse ederler. Çünkü onlar hikmetsiz iş yapmazlarya onlar yüceler yücesidirler ya!

Neticede patronlar hak yer, adaletsizlik eder nasıl olsa tıröller, paralı kalemşörler, klavye kahramanları onları aklamak için can atıyorlar her zaman. Neticede bir veya iki yağlı kemik alacaklar. Tabi okalı ve yağlı olanda ha! Neticede onlar kahraman, onlar kurtarıcı, onlar hakikat havarileri, onlar mücahit, onlar savaşçı, onlar ay ve güneş, onlar olmazsa her yer karanlıkta kalacak, dünya helak olacaktır. Ne diyelim elbette her gelecek yakındır. Boynuzsuz olan hayvanın hakkı boynuzlu olanda sorulduğu gün onları ne koltukları, ne makamları,ne emirnameleri, ne kirli şöhretleri kurtaracaktır. Çünkü o gün hakkın vaadi gerçekleşecektir. Güçlü haklı olmayacaktır, muktedir gülmeyecektir. O gün haklının haklı olacağı, karanlığın aydınlağa yenileceği gün olacaktır.

ÜStad Beddiüzaman deyimiyle, "Zulme değil yalnız âlet olanı ve taraftar olanı, belki edna bir meyledenleri dahi dehşetle ve şiddetle tehdit ediyor. Çünkü rıza-yı küfür, küfür olduğu gibi; zulme rıza da zulümdür." (Risale-i Nur - Mektubat- 407)

İnsan şunu iyi idrak etmeli ki, her yasal olan helal değildir. Yasalara aykırı hiçbir işinin olmadığını bilip kendini haklı görebilirsin peki, büyük mahkeme nazarında bu kadar haklı olabilecek misin? Büyük, küçüğü yutsun, zengin, fakiri hor görsün, makam sahibi kendini ilah lanse etsin, patronlar kan emiciler misali, işçinin, emekçinin hakkını yesin sonra yaptıklarının kendileri gibi gayr-ı insani bir anlayış ve ahlakla hazırlanmış kanunlara aykırı olmadığını söylesin ne kadar hak nazarında değeri olabilir ki...

Yarınların müjde, yarınların hakkın galib olacağı bir gelecek olması dileğiyle...

Esenlikle...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum