1. YAZARLAR

  2. Sedat Doğan

  3. İNSAN VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ –(II)
Sedat Doğan

Sedat Doğan

Yazarın Tüm Yazıları >

İNSAN VE ÖZGÜRLÜK MÜCADELESİ –(II)

A+A-

 

İNSAN VE ÖZGÜRLÜK PARTİSİ,

Neleri savunur? Ne yapmak istiyor? Şimdi Partinin resmi olarak deklere ettiği programından yola çıkarak bütün savunularına bakalım.

İnsan ve Özgürlük Partisi, doğuştan sahip olduğu haklar ile insanı merkeze alır. Ona bahşedilmiş akletme yeteneği ve karar verme özgürlüğünü, insanlığın vardığı medeniyet seviyesiyle anlamlandırmak için yola çıkmış bir partidir.

İnsana dair her konuyu kendi ilgi alanında görür. İnsan-Allah, insan-insan, insan-toplum, insan-tabiat arasındaki ilişkinin, daha yaşanılır bir dünya ve daha güvenli bir evren için, çatışma değil dayanışma esasına dayanması gerektiğine inanır.

İnsanlar hür olarak dünyaya gelirler.

Bu hürriyeti kısıtlamak, kişiliğini, kimliğini yok etmeye, baskı altına almaya kalkmak fıtrata aykırı davranmaktır.

Esas olan özgürlüktür.

İnsan ve Özgürlük Partisi, rengi, ırkı, dili ve cinsiyeti ne olursa olsun her insanın eşit haklarla dünyaya geldiğine ve dünya hayatında da kendisine adaletle muamele edilmesi gerektiğine inanır. Toplumda bulunan etnik, kültürel, dini ve mezhebi farklılıkları tanır ve bunu bir zenginlik olarak kabul eder. Düşünce ve görüşlerin en özgür biçimde savunulmasını destekler. İnsan Haklarının korunup gözetilmesini önemle vurgular.

İnsan ve özgürlük Partisi, mezheplerin ve cemaatlerin birer dinsel söylem ve dinin yorumu olduğuna ve asla dinin yerine ikame edilemeyeceğine inanır.

Farklı dinlere ve mezheplere bağlı olan insanların kendilerini ifade etme, inancını seçme, ibadetlerini yerine getirme, kendi dilleriyle dini hayatlarını yaşama ve geliştirme haklarının korunmasının gerekliliğine inanır. Bu hakların elde edilmesi için verilen mücadelelere destek olur.

Hiç kimse bir başkasını dini kanaatlerinden dolayı kınayamaz, küçük göremez ve toplumu da onlara karşı düşmanca tavırların içine çekemez. Herkes düşünce, kanaat ve inancına göre yaşama hürriyetine sahiptir.

İnsan ve Özgürlük Partisi, hak arama mücadelesinde illegalite, şiddet, terör, anarşi ve tedhiş dilini ve yöntemini reddeder.

Birlikte yaşamayı örgütler.

Medine vesikasındaki birlikte yaşamın ilkelerinden yola çıkarak demokratik birliktelik imkânlarını sonuna kadar kullanmayı amaçlar.

İnsan ve Özgürlük Partisi, insani ve İslami değerler çerçevesinde insanlığın akıl, irade ve bilgi birikiminin ürünü olan katılımcı ve çoğulcu bir demokratik yönetim biçimini, küreselleşen dünyada barış içinde yaşamanın gereği olarak görür.

İnsan ve Özgürlük Partisi, refahın, adil bölüşümün, insani yaşam koşullarının herkese sağlanabilmesi için devletler, uluslararası kurumlar, partiler, hareketler, sendikalar, dernekler, cemaatler, küresel dayanışma örgütleri ve yardım kuruluşlarıyla sürekli irtibat halinde olur.

Yaşadığı toplumun inanç ve değerlerine karşı olmadığı sürece bölgesel, ulusal ve uluslararası sözleşmeleri kendisi için bağlayıcı sayar.

İnsan ve Özgürlük Partisi, insan emeğini yüce bir değer olarak görür. Çalışma koşulları, iş saatlerinin iyileştirilmesi, emekçilerin haklarının elde edilmesi için yürütülen girişimlerle dayanışmayı ve güç birliği oluşturmayı önemser. Emeğin sömürülmesine, çocuk işçiliğine, iş sağlığı ve güvenliğinin ihlaline, menfaat gruplarının yağma ve talan politikalarına karşı, emekten yana olmayı yükümlülük olarak kabul eder.

Dünya bize kalan bir miras değil geleceğe taşımamız gereken bir emanettir.

İnsanların doğa ve evrenle münasebetlerinde ihtiyaç-adalet ilkesine riayetlerinin kaçınılmazlığına inanır. Bu ilkenin korunmasına katkıda bulunur, bu yöndeki çabaları destekler.

İnsan ve Özgürlük Partisi, insanlığın tüm sorunlarını kendi sorunları olarak görmekle birlikte yaşadığı topraklar ve Ortadoğu'nun sorunlarıyla birinci dereceden muhataptır ve bu sorunlara öncelik verir.

İlahi yaratılış gereği bütün halkların eşit haklara sahip olduğuna, her halkın kendi kaderini tayin etme hakkı olduğuna, her bir Müslüman kavmin kendi egemenlik hakkını kullanmasının ümmet fikriyle çelişmediğine inanır.

İnsan ve Özgürlük Partisi, her kavmin olduğu gibi Kürt milletinin kimliğini ve dilini de fıtri haklardan görür ve Allah’ın ayetlerinden sayar. Buna binaen; Kürtlerin kültürel haklarını ve anadilde eğitim hakkını savunmayı görev olarak kabul eder.

Gönüllü birliktelik esasına dayalı olmak kaydıyla birlikte yaşamayı mümkün kılacak olan anayasal ortaklık yaklaşımlarını destekler. Kürtlerin kendi tercihleriyle özerklik, federasyon, bağımsızlık hakkının olduğunu, Kürt halkının kendi geleceğini tayin hakkının her halk gibi Kürtlerin de kendi kararına ve onayına bırakılması gerektiğini savunur. Nitekim Birleşmiş Milletler Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ile Birleşmiş Milletler Uluslararası İktisadi, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nin (İkiz Yasaların) ortak birinci maddesinin birinci fıkrasına göre; “Bütün halklar kendi kaderini tayin etme hakkına sahiptir. Bu hak uyarınca bütün halklar, kendi siyasal statülerini özgürce belirlerler ve ekonomik, sosyal ve

kültürel gelişmelerini özgürce gerçekleştirirler”. Türkiye Cumhuriyeti, İkiz Yasaları 15.08.2000 tarihinde imzalamış ve 04.06.2003 tarihinde yürürlüğe koymuştur.

İnsan ve Özgürlük Partisi, dini ve etnik eğitimde tek tipçi bir eğitim sistemi yerine, herkesin hakkına kavuştuğu çeşitliliği esas alan bir eğitim sistemini savunur.

Kürt, Arap, Türk, Türkmen, Ermeni ve diğer halkların dillerini ve kültürel haklarını; Müslüman, Hıristiyan, Yahudi, Ezidi, Alevi, Sünni gibi din ve mezhep mensuplarının yaşam haklarını ve örgütlenme hürriyetlerini savunur.

İnsan ve Özgürlük Partisi, bir birey, bir eş ve bir anne olarak hakları kadar sorumlulukları da olan kadınların, yaşadıkları toplumun dini, kültürel, sosyal, siyasal ve ekonomik çalışma alanlarında var olmalarını destekler.

İnsan ve Özgürlük Partisi, Adalet, özgürlük, barış, kardeşlik ve yardımlaşma ekseninde mücadeleye inanır. Kendi tarihi, coğrafyası ve toplumuyla barışık olan, pozitif yönlü bir değişimin daha sağlıklı bir şekilde topluma yerleşmesi için çalışan bir Partidir.

Kürt Ve Kürdistan Meselesi

Kürt sorunu, Ortadoğu’da yaşayan bütün Kürtlerin, bütün insanlık ailesi için olmazsa olmaz olan temel insan hakları ve hukuku talebi, kültür ve kimliklerini yaşama, statü taleplerinin; bu taleplerin insani bir düzlemde karşılanmamasının ortaya çıkardığı şiddet, cehalet, geri kalmışlık, yoksulluk ve işsizliğin iç içe geçtiği çok komplike bir sorundur. Bu sorunun asıl ve gerçek adı Kürdistan Sorunudur. Ve buna bağlı olarak Kürtlerin Kürt olmayan komşu devletlerle yaşadıkları sorunlar olarak tanımlanabilir.

Kürt Sorunu birkaç yıllık değil, yaklaşık yüz elli, iki yüz yıllık bir sorundur. Ve bu sorun yalnızca Türkiye’de değil Türkiye-Irak-İran-Suriye, Rusya, Ortadoğu ve Avrupa’nın derinliklerine kadar yaşanan dinamik bir sorundur.

Irkçılığa ve etnik sınıfa dayalı devlet politikalarını sürdüren siyasal aktörler, farklı etnik yapıların asimilasyonunu, zorunlu iskânı, insan hak ve hürriyetlerinin gaspını sistematik politikalar haline getirmiştir.

Irkçılığa dayalı siyasal düzen ve yönetim felsefesi bir arada yaşama olanaklarımızı yok etmektedir. Böylesine bir siyasal düzen sosyal adaletsizlikleri beslemektedir. Toplumsal infiale ve patlamaya zemin oluşturmaktadır.

Demokratik niteliklerden yoksun, insan hakları müktesebatını hiçe sayan bu siyasal iklimin değiştirilip dönüştürülmesi kendini dayatmaktadır. Bunu başaramamak demek parçalanma ve yok olmak demektir.

Kürt meselesi 40-50 milyon kürdü ve onların çeperlerinde yaşayan 400-500 milyonluk Ortadoğu- İslam coğrafyası ve dolayısıyla dünyayı birinci dereceden ilgilendiren ağır bir meseledir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum