1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Günay

  3. İSLAM KRİZDE Mİ?
Yılmaz Günay

Yılmaz Günay

Yazarın Tüm Yazıları >

İSLAM KRİZDE Mİ?

A+A-

Bu soruya vereceğiniz cevap sizin İslam düşüncenize ve belki daha çok İslam ile olan ilişkinize de ışık tutar.  Ve tabi ki İslamın, yani Allah'ın sizden beklentisini, bunu ne kadar anlayıp anlamlandırdığınızı ve sizin İslam'dan beklentinizi de açığa vuran  bir cevap olacaktır. Biz bu soruya cevabı vermeden önce belki bunun kadar önemli bir başka soruya cevap aramakla  başlayacağız. 
Geçen yıllarda bir Fransız karikatür dergisi olan Charlie Hebdo İslam peygamberi Hz Muhammed (s.a.s.)'i karikatürize etmiş ve peygamberi aşağılar nitelikte çizgiler yayınlamıştı. Bu karikatürlere İslam toplumlarında tepkiler olmuştu. Lakin bu tepkiler sürerken 7 Ocak   2015 günü derginin Paris'teki ofisini basan silahlı kişiler içeride bulunan 11  kişiyi öldürmüş, 11  kişi de yaralamıştı. Saldırıyı yapanlar kendilerini "Arap Yarımadası el-Kaidesi" olarak tanıtmıştı. 
Bu saldırı birden olayın rengini değiştirmiş, tüm dünyada İslam karşıtlığı bir dalga olan İslamofobyanın yeniden hortlamasına vesile olmuştu. Kendilerine müslüman diyen bir grup insan Avrupa'nın göbeğinde hem de Fransız Devrimi'nin 'Liberte, egalite, fraternite' sloganlarının mirası üzerinde kurulan Paris'te 11 insanı gözlerini dahi kırpmadan öldürmüş ve devrimin temeline adeta dinamit koyup onun yüzyıllardır yolunu çizdiği kıta avrupasında soğukduş etkisi yapmıştılar. Bu insanlar bunu yaparken Hz. Muhammed'in onurunu ve Allah'ın dinini koruduklarını söylemiştiler. O insanları bunun için öldürmüşlerdi. Şimdi aradan 5 yıl geçmiş ve o karikatürler yeniden gündem oldu. Bu sefer de malesefki gene aynı şekilde bir şiddet olayı, hem de İslami duygu ve düşüncelerle işlenmiş bir cinayet ile yeniden gündeme geldiler. Cherlie Hebdo'nun çizdiği karikatürleri derse öğrencilerine gösteren bir öğretmenin ölüdürülmesi sonucu dünya bir kez daha bu karikatürleri gördü ve derginin bir kez daha olabildiğince reklamı yapıldı. 
Önce şunu belirtelim ki hangi din ve inanç olursa olsun hiç birinin kutsalı böyle karikatürleri hak etmiyor. hakaret kötü bir fiildir ve bu insanlığın selameti için yapılmamalıdır. hakaret ve aşağılama yasal olarak engellenmelidir de. Buraya kadar amenna lakin Charlie Hebdo zaten bir hiciv dergisidir ve işi olayları ve şahısları hicvetmektir. Yani adamların baktığı nokta  ile sizin, benim baktığımız nokta çok farklıdır. Üstelik siz değerli okuyucularıma şunu sormak istiyorum. 
Bu karikatürlere şiddet bağlamlı tepki gösterenler ve bu şiddeti meşru görenler size şunu soruyorum. Hz. Muhammed'in sizin, benim ve onların korumasına ihtiyacı mı vardır? Kuran'ın neresinde yazar ki 'Hz. Muhammed'e hakaret edenleri öldürün, ya da Hz Muhammed hangi uygulamasıyla kendisine hakaret edenlere böylesi tepkiler vermiş. Hz Muhammed'e her türlü hakaret yapılırken O, sırf kendisine hakaret etti diye kimi cezalandırdı. Hz Muhammed'e sihirbaz dediler, mecnun dediler hatta deli dediler. Ve daha da ileri giderek ona karşı şiddet uyguladılar. dövdüler, hakaret ettiler, hatta üzerine hayvan pisliği serptiler de o hiç bir zaman böyle saldırılara tek bir öfke gösterisi sergilemedi. Tam tersine düşmanlık gösteren o insanlara karşı hep bir rahmet ve merhamet abidesi oldu. 'Rabbim merhamet et, zira bilmiyorlar'dedi. Güzel sözden ve yumuşak huyluluktan hiç bir şekilde taviz vermedi. 
Peki hep böyle davranan bir peygamber mi sizin, benim ve onların korumasına ihtiyaç duyacak. Yoksa tüm evrenin yaratıcısı ve hükümdarı olan, herşeyin sahibi, hatta o karikatürleri çizen zevatın da sahibi olan Allah mı bizim korumamız ve savunmamıza ihtiyaç duyacak? İnsanlara kafir, ateist olma özgürlüğünü veren ve onların her fiilini bilen gören Allah'ı mı bir nefeslik canlarının elinde olduğu o karikatürcilerden koruyacağız?
Bu açıklamadan sonra, konuyu daha fazla uzatmamak (zira bu meyanda söylenecek çok söz var) için başta sorduğumuz soruya dönelim. İslam Krizde midir? 
Bilindiği gibi Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron öldürülen o öğretmenin cenazesinde 'İslam dini dünya genelinde bir kriz hali yaşıyor.' dedi ve bu açıklama üzerine bir çok İslam ülkesinde hem siyasiler ve hem de halklar protesto açıklamalarında bulunup, gösteriler yaptılar. Fransa'ya ve Macron'a tepkilerini dile getirdiler. Hatta  hızlarını alamayıp kocaman dünyada marka olacak / olabilen bir mal, ürün ve teknoloji üretemeyen bazı Müslümanlar ve bazı İslam ülkeleri dünyaya en az onlarca marka satan Fransa'nın mallarını boykot çağrısı yaptılar. 
Burada niyet okumasına girmeyip Emanuel Macron'un bu sözü ne amaçla söylediğini dillendirmenin hiç bir yararı olmayacağı gibi bir anlamı da yoktur. Niyetlerden ve gerekçelerden azade bir şekilde şunu rahatlıkla söyleye biliriz ki; evet İslam tüm dünyada bir kriz hali yaşıyor. Kutsal kitabının ruhunu yitirmiş, peygamberinin uygulamalarından (sünnetinden) bihaber, iktidarların, örgütlerin ve çıkar odaklarının oyuncağı haline gelmiş İslam tüm dünyada korkunç bir kriz hali yaşıyor. Vaz ettiği adalet, hak , hukuk ve özgürlük ve hatta tevhit şiarlarını yitirmiş İslam dininin bu kriz halini yaşaması biraz da bu süreçlerin bir sonucu olarak bizce doğaldır. 
Bugün İslam toplumları ve daha da ötesi bu dinin emirleri doğrultusunda örgütlenen ve amaçlarını bu dine hizmet olarak deklere eden devlet, organizasyon, cemaaat, örgüt ve şahsiyetlerin çoğunun sahip olduğu dini anlayış ya kör bir taasubun ya da çıkar ve iktidar erkinin hedeflerine hizmetin ve ya cehalet ve aklını kullanamamanın esareti altındadır. Ufukta bu krizi aşacağına yönelikte bir belirti de maalesef ki görülememektedir. İnsanlar ve hatta toplumlar çıkar ve kendi şahsi ve milli menfaatleri için çok kolay bir şekilde bu dinin en temel ilkelerini esgeçebilmektedirler.  Malesef ki sahip oldukları bu kirlenmiş anlayışı dinin özü olarak sahiplenip kutsamaktadırlar. Yanlışı yanlış olarak görmedikleri için de düzeltme yolunda bir çaba da olmuyor. Yanlışlar doğru olarak kabul ediliyor; bu da krizin asıl sebebidir.
Hiç şüphe yok ki bu krizin kökleri çok derinlerdedir. Hatta bazılarının kökeni ta sahabeler dönemine uzanır. Tarihsel kökenleri bu kadar derinlerde olan bu krizin en büyük sebeplerinden birisi de kendilerini adeta Allah'ın koltuğunda gören bu anlayışın, yüce yaratıcının tasavurunda olan bir çok noktaya bu insanlar, örgütler, cemaatler ve hatta devletler gasp etmiş durumdadır. Güç sahibi iktidarların zıllullahifi'lard (Allah'ın yeryüzündeki gölgesi) olarak gördüğü bir kültürün sonucu olarak böylesi bir kriz biraz da kaçınılmazdı. Siz gücü kutsadığınızda bu durum toplumun kılcal damarlarına kadar sirayet eder. Güç bir defa kutsandı mı, gücün dozu değişse de az buçuk güç elde eden her kes bu kutsiyet çerçevesinde bir inanca sahip olur. Nihayetinde her insan bir miktar güce sahiptir. Ve bu gücünü kullanırken bu inanç doğrultusunda kendini Allah'ın yeryüzündeki gölgesi olarak görür. Bunun da doğal sonucu olarak herşeyden önce Allah'ın hakkını gaspeder ve O'nun tasavurunda olan yetkileri kullanmaya başlar. Mesela Allah'ın konuşma ve inkar ve hatta bu inkarını yayma, yayarak Allah'a karşı savaş açma ve bunu sürdürme yetkisi verdiği insanları öldürür. Ama ne acıdır ki bunu yaparken de o inkarcıların argümanlarını güçlendirdiğinin, onları haklı çıkaracak gerekçeler ürettiğinin farkına dahi varamayacak kadar akıldan ve sağduyu melekelerinden de yoksundur. 
Evet. Son söz olarak şunu diyebiliriz ki bugün İslam dini tüm dünyada çok derin bir kriz içindedir. Bizce de bu krizin sebebi emperyal emelleri olan, çokarcı, menfaatçi, akılsız, taasup sahibi müslümanlar olduğu gibi kökleri derinlerde olan ve temelleri Abbasilerin Dar'ul Hikme'lerinde formüle edilip kurumsallaştırılan bu bozuk ve bir o kadar da sinsi kültürün ve inancın sonucudur. İslam yeniden akla yönelmezse, Allah'ın hakkı yeniden Allah'a verilmezse ve adeta Fransız devriminin üç sloganı gibi İslamın da üç sloganı  olan Hak Adalet Özgürlük yeniden islamda hayat bulmazsa bu krizden çıkmak mümkün görünmemektedir. 
Ve son söz olarak 
"Peygamber sizin için en güzel örnek değil mi?"

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum