1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. 'İşlemlere direkt Erdoğan onay verdi'
'İşlemlere direkt Erdoğan onay verdi'

'İşlemlere direkt Erdoğan onay verdi'

ABD'de süren Reza Zarrab davasında dönemin Başbakanı olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adı da geçti. Zarrab 'Erdoğan'ın işlemlere doğrudan onay verdiğini 'söyledi.

A+A-

İran'a yönelik ABD ambargosunun delindiği iddiası ile başlatılan davanın üçüncü duruşması yapılıyor.
 

Dün ilk kez ifade veren Reza Zarrab bugün de ifade vermeyi sürdürecek. Dünkü duruşmaya hapishane kıyafetleri ile getirilen Zarrab, bu kez takım elbise ile duruşma salonuna getirildi. Ancak zarrab'ın duruşmaya takım elbise ile getirilmesi, cezaevinde tutulma durumunun değiştiği anlamına gelmiyor. 

Zarrab, savcının 'niye farkıl kıyafet giyiyorsun' sorusuna "Avukatlarım dün sayın hakimin izniyle farklı kıyafet giyebileceğimi söyledi. Ben de onların getirdiği kıyafetleri giydim" dedi. Koyu bir ceket ve açık bir gömlekle gelen Zarrab, konuşmaya başlamadan önce hala FBI gözetiminde olduğunu söyledi.

ZARRAB: GÖZALTINDAYKEN TEHDİT EDİLDİM
Zarrab ifadesinin başında, Manhattan'da gözaltında iken tehdit edildiğini söyledi. 

'ÇAĞLAYAN DEFALARCA İRANLILARLA GÖRÜŞTÜ'
Zarrab daha sonra İran Petrol Şirketi ve Halkbank arasında katıldığı toplantılar hakkında detaylarını verdi. Toplantılarda Halkbank adına bankanın genel müdürü Süleyman Aslan ve eski genel müdür yardımcısı Hakan Atilla'nın yer aldığını söyledi. Ayrıca eski ekonomi bakanı zafer Çağlayan'ın da bu toplantılara katılarak defalarca İranlılarla görüştüğünü söyledi.

 

ÇİN, HİNDİSTAN VE JAPONYA DA AMBARGOYU DELDİ
Dünkü ifadesinde bir şema üzerinde altın ticareti ile İran'a yönelik petrol ambargosunun nasıl delindiğini anlatan Zarrab, bugünkü ifadesinde Türkiye'nin yanı sıra Hindistan, Çin, Japonya ve İtalya'nın da ambargonun delinmesinde rol oynadığını söyledi.  İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) ve Naftarian yöneticileriyle gerçekleştirdikleri bir toplantıya katıldığını belirten zarrab, bu toplantıda  Hintli iş adamlarının da bulunduğunu söyledi. 

İRANLILAR HALKBANKASI'NA BASKI YAPTI 
Zarrab, dünkü ifadesinde kullandığı şemanın bir benzeri üzerinden Hindistan ile İran arasındaki para trafiği hakkında bilgi verdi. Buna göre, Hindistan'daki ham petrol aracısı parayı doğrudan Halkbank hesabına yatırıyordu. Daha sonra başka bir Türkiye bankasına giden bu paralar- zarrab alarak altına çeviriyor daha sonra da bu altınları tekrar nakite çevirip uluslararası ödemelerin yapılmasıı sağlıyordu. 

İranlılarla yapılan toplantılardan birinde, Hindistan'a yapılan ham petrol satışından elde edilen paraların gündeme geldiğini, İranlıların paranın transferinin hızlandırılması için Halkbank yetkililerine baskı yaptığını söyledi. 
 

'ASLAN'A RÜŞVET İÇİN ÇAĞLAYAN'DAN İZİN'
Süleyman Aslan'ın aldığı riskten dolayı rahatsız olduğunu belirten Zarrab, Aslan'ın kendisinden para istediğini ancak bunun için Zafer çağlayan'dan izin istenmesi gerektiğini söyledi. 

 

'ÇAĞLAYAN'IN BİLGİSİ DIŞINDA HİÇBİR ŞEY YAPMIYORDUK'
Zafer Çağlayan'ın kendi şirketine ait banka işlemlerini gün ve gün takip ettiğini söyleyen Zarrab, "Çağlayan'ın bilgisi dışında hiç bir şey yapmıyordum" dedi. 


TOPLANTIYA YETİŞMEK İÇİN EMNİYET ŞERDİNİ KULLANMIŞ
Zarrab İranlılarla katıldığı toplantılarla ilgili dikkat çekici bir detay da verdi. Bu toplantılardan birine geç kaldığını belirten Zarrab, trafik müdürünü arayarak emniyet şeridini kullanmak için izin istediğini açıkladı. 

 

DÖNEMİN BAŞBAKANI ERDOĞAN

Zarrab, Vakıfbank ile Ziraat Bankası’nın da Halkbank gibi “para aklama operasyonunda” kullanılması için onay aldığını söyledi. Savcı "O dönemde Türkiye'nin Başbakanı kimdi" diye sordu.  Zarrab buna "Recep Tayyip Erdoğan. İşlemlere direkt Başbakan (Erdoğan) onay verdi" " yanıtını verdi. 

Reza Zarrab, "Dönemin Başbakanı ve Maliye Bakanı Ali Babacan, Ziraat Bankası ve Vakıfbank'ın İran'la ticaretinin başlaması için şahsen talimat verdiler" diye konuştu.  Zarrab bu talimatın verildiğini eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'dan öğrendiğini aktardı.

SÜLEYMAN ASLAN RÜŞVET İSTEDİ

Zarrab, Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan'ın kendisine, "El eli yıkar, el de yüzü yıkar" dediğini belirtince bu cümle İngilizceye tam olarak çevrilemedi bunun üzerdine hekim ne demek istediğini sordu. Zarrab da "Bu, Süleyman Aslan'ın yardımına karşılık rüşvet istediği anlamına geliyor" cevabını verdi.

Gazeteci Katie Zavadski, Zarrab'ın İranlıların ticareti bankalar aracılığı ile direkt transferler yoluyla yürütülüp, kendisinin aradan çıkarılmak isteneceği konusunda endişeli olduğunu, bunun yaşanmaması için de Süleyman Aslan ile çalıştığını açıkladığını paylaştı.

Davayı izleyen gazeteci Pate Brush da "Zarrab, Erdoğan'dan bir kaç defa bashetti ve onun petrol/para komplosunu onayladığını ima etti. Fakat bunu ikinci kişilerden duyduğu bilgilere dayandırıyor" diye tweet attı.

Brush, Zarrab'ın Erdoğan'ı petrol/para arzusu ile ilgili olarak suçladığını, bunu da elinde tuttuğu bilgilere dayandırdığını yazdı.

 

Duruşmayı izleyen gazeteci Katie Zavadski, Zarrab'ın "Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Aslan'a verilen rüşvet, Zafer Çağlayan'a verilenden daha önemliydi, çünkü Süleyman Aslan nihai bekçiydi. (Musluğun başında o vardı)"  dediğini aktardı. 

'İRAN, ARADAN ÇEKİL 'DEMİŞ AMA HALKBANK ONAY VERMEMİŞ

Gazeteci Adam Klasfeld  de mahkeme salonundan Zarrab'ın şu ifadesini aktardı: "İranlılar tarafından verilen uluslararası para talimatlarını yerine getiriyordum. İranlılar (benim yerime) Halkbank'ın bunu yerine getirmesini talep ediyordu. Eğer Halkbank buna onay verseydi, o zaman ben tamamen bertaraf edilirdim."  

Etiketler : , ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.