1. YAZARLAR

  2. Murat Bozdemir

  3. İSTANBUL SEÇİMLERİNE BİR DE BÖYLE BAKSAK…
Murat Bozdemir

Murat Bozdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

İSTANBUL SEÇİMLERİNE BİR DE BÖYLE BAKSAK…

A+A-

İstanbul seçimlerinin yapıldığı böyle bir dönemde şeytanın avukatlığı gibi olacak ama yazmazsam içimde kalacaktı. İçimde kalmasın.

Vakti zamanında bir dostum Beylikdüzünde AKP’den Belediye başkan adayı olmak istiyordu. Mecliste karşılaştığımda sormuştum.

“Seni aday yapabileceklerine inanıyor musun?” dememe fırsat vermeden, “Lazlar olduğu müddetçe mümkün mü! Aday adayı olmakla belki bir yer ediniriz ancak!” kabilinden sözler sarf etmişti. Nihayetinde ancak meclis üyesi olabilmişti.

Bu sözler aslında İstanbul’da dönen şeyin ideolojik bir siyaset üzerine kurulmuş esasını ekonomi-politik bir demografiden alan, bunu tüm Türkiye’nin düzenlenme hikâyesine kadar büyüten bir projeksiyondan bahsediyordu.

Devlet güç ve iktidarı sürdürülebilir kılan düzenleyici akıldır. Bu yüzden devlet illaki düzenler!

Bu bağlamda devlet İstanbul’un iktidar problemini nasıl çözmüştür ya da sürdürülebilir kılmıştır?

İstanbul demek Türkiye mozaiği demektir. Anadolu’dan koparılıp, yok edilebilen tüm toplumların son sekerat yeridir aynı zamanda İstanbul.

Osmanlının başkenti olması hasebiyle bireyler ve toplumlar üzerinde devşirme-yeniçeri sisteminin de en iyi uygulandığı alandır. Kürtler, Lazlar, Diğer Kafkas ve balkan halkları üzerinden düzenlemeler yapılır.

Son otuz yıldır(doksanlardan itibaren) Kürt-Laz dengesinde Sistem Lazları etkin, düzenleyici bir aktöre dönüştürmüş, Türkiye’yi, Türkiyenin prototipi olan İstanbul’u Lazlara teslim etmiştir. Bu devletin ideolojik tercih ile nasıl bir ekonomi-politik bir demografya yarattığının hikâyesidir de aynı zamanda.

Sokağa hükmeden, şehre de hükmeder. Şehirlere hükmedenler hükümetlere de hükmederler.

90’larda sistem yeni düzenlemeye gitti. Uyuşturucu, kaçakçılık, kara paraya yeni rotalar, yeni yollar ve yeni ekipler bulmaya çalıştı. Kürtleri sokaklardan sökerken, onların yerine Lazları devlet destekli olarak yerleştirdi. Uyuşturucu, kara para ve kaçakçılığı yeniden düzenledi.

T.C. Başbakan ve cumhurbaşkanları ile ortak banka kurabilen Kürtler, Behçet Cantürk, Savaş Buldan, v.benzerlerini MGK’dan alınan bir kararla bir gecede kaçmak, ölmek veya tüm güç ve servetlerini birilerine vermek zorunda bırakılacaklardı. Sokağın Kürtsüzleştirilmesi kararı alınmıştı.

Adına Kürt iş adamı, aydını, siyasetçisinin fermanı diye geçen zaman dilimi esasında Kürdü başta büyük şehirler olmak üzere tüm sokaklardan kazıma ve yerlerine Lazları yerleştirme operasyonu idi. Asimilasyon ve ulaştıkları entegrasyon durumu onları en uygun aktör yapıyordu.

İstanbul belediye başkanının, doksanlarla RT Erdoğan ve haleflerinin Laz olması, yine İmam oğlunun bir Laz olarak halefliğe kabul edilmesi, İstanbul’daki AKP ve CHP belediye başkanlarının kahir ekseriyetinin Laz olması, Saray bürokrasinin, bakanlarının çoğunun Laz olması tesadüfi değil.

Dört bakanın yolsuzluk iddiaları üzerine RTE onları kendinizi kurban edin demesine karşın; “ Akp’de esastan tek itiraz eden ve seni de yakarım diyen Eski Çevre Ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktarın Laz olması tesadüfü değil, İçişleri bakanı İdris Naim Şahin’in yaptıkları tesadüfi değildi.

Sokak içişleri bakanlarının en önemli ilgi alanıydı-alanıdır.

Sokağın bekçisinin sürekli Laz olması tesadüfi değil. Son dönemlerin en önemli aktörlerinden birisinin Süleyman Soylu olması tesadüfi olamaz herhalde. Berat Albayrak’ın hazinenin, paranın başına geçirilmesi, yalnızca damat olmakla izah edilemez. Sedat Peker’in devlet katında itina ile korunması nedir?, Sistem bir mafya babasını neden bu kadar itina ile korur? Mehmet Cengiz (Cengiz Holding)in devletin bütün gücünü eme eme büyümesi tesadüf mü? Bunların hepsinin Laz olması gerçekten tesadüf mü?

Bu kadar tesadüf çok fazla.

Hala İran sınırından tonlarca altın getirip-götürenler, tonlarca uyuşturucu trafiğini kontrol edenler gördüğümüz bütün bu tiyatronun sahipleri, efendileri.

En ufak gösteri, yürüyüş ve bilimum faaliyetlere izin vermeyen sistemin, ilk gösterimini izlemeden bir tiyatronun gösterime girmesine de izin vermeyeceğini herkes bilir.

Kürtler bir şeyleri bozuyor. Bu da Sistem-Laz dengesini, bunu Laz-Laz üzerinden bozarken, iyi bir siyasi akıl ortaya konabilirse yeni bir Kürt-Laz dengesinin oluşma ihtimali de var.

Sokaklar düzeni sever, paylaşılmayan sokaktan ekmek çıkacağı kadar çıktı. Artık yeni ortaklıklar kurma zamanı.

Türkler biz oyunun neresindeyiz diye üzülmesin. Zaten herkes Türk!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.