1. YAZARLAR

  2. Murat Bozdemir

  3. KAYYIM PRATİĞİ VE BÜROKRATİK SÖMÜRGECİLİK
Murat Bozdemir

Murat Bozdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

KAYYIM PRATİĞİ VE BÜROKRATİK SÖMÜRGECİLİK

A+A-

Kayyım pratiği Kemalist cumhuriyetle başlayan, tek parti, tek önder, tek devlet, tek millet sloganları eşliğinde başta Kürt halkı olmak üzere Anadolu’daki Çerkes, Laz, Rum gibi tüm halkları Türk kimliği çerçevesinde yeniden tanımlayıp-üreten Kemalist-devletçi-Türkçü bir cumhuriyet projesidir.

Kayyım pratiği bu halklar üzerinde valiler-yargıçlar-askerler ve tornadan geçirilip- yeniden üretilmiş-Kemalist-devletçi-rantçı aileler eliyle yürür.

Kayyım pratiği;

Jakobendir-üsttencidir.

Gönderildiği yere ait değildir.

Vazifesi adam etmektir.

Bir yönüyle efendi oryantalisttir.

Gönderildiği yeri düzeltmek, hizaya getirmek, itaatkar bir tebaa kılmaktır.

Kişisel bir ikbal peşinde değildir ama döneceği asıl yurdunda kariyer yapmak için de tepe tepe kullanır.

Geri kalmış, hiçbir şey beceremeyen(geri zekalı) insanlara yol yordam göstermek, onları adam etmek üzere gönderilmiş yüce kurtarıcılardır!

Önce etraflarına yağcı-yalaka takımını toplar(bunlar nüfusa göre 50 ila 500 arasındadır), her gittikleri yere onlara götürüp ayran aşı-balık yedirirler. Bunlar yedirdikçe ayran aşından sarhoş olmuş o zevat avuçlarının içini patlatır. (Van halkı bu sayede ayran aşının sarhoş edici özelliğini de keşfeder)

Seremoniye bir de tarafsız, aydınlık basın katılır. Onun ayran aşının içine bir de balık gizlerler ki garibim sevincinden büyük kurtarıcı kayyıma “methiyeler” dizsin.

Ulu kurtarıcı kayyım hazretleri; ne yemek yemesini, ne kendini yönetmesini, ne mühendislik yapmasını, hatta ve hatta ayran aşı yapmasını bile bilmeyen bir millete yüce bir efendi olarak göklerden(ankaradan) gönderilir.

Eee… göklerden haber gelince mümin tüm topluluklar teneşirdeki ölü gibi kayyım hazretlerine teslim olurlar. Aslında biz laz değiliz Türküz, çerkez değil Anadoluluyuz, rum değil ne idüğü belirsiz bir milletiz diyerek kulluğun gereği olan duyduk ve ittaat ettik derler. Yaşamayı başarmış tek tük ermeni de ne Ermenisi biz Müslümanız diyerek Müslümanlık ve Ermenilik arasına geçilmez bir set çekerler.

Bir tek dağ halkı bu sahte peygamberlere pirim vermezmiş.

Önceleri, sarıklısı, cüppelisi, hacısı, hocası bu kayyıma yol vermemiş,

Sonrasında komünisti, solcusu, liberali, özgürlükçüsü bunu kabul etmemiş,

Bu dağlı halk acayip bir halkmış hocası da, komüniste de yücelerden gelen bu kurtarıcıları kabullenmemişler.

Her seferinde kayyımlar; siz adam olmazsınız, size yol yaptık, asfalt yaptık, ayran aşı-balık yaptık-bi de yedirdik, yine şükreden kullar olmadınız, siz NANKÖR BİR KAVİMSİNİZ, ELİNİZE YÜZÜNÜZE DURSUN deyip tekrar saadet yuvalarına, asıl yurtlarına Trabzon’a, Elazığ’a, Kayseri’ye gidip dağlı halkın kravatlı zevatının ayran aşına nasıl balık koyup onları sevindirdiklerini anlatacaklardı.

Devamı gelecek…

TRABZON-ELAZIG VE KAYSERİ ÜÇGENİNDE BÜROKRATİK SÖMÜRGECİLİK

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum