1. YAZARLAR

  2. Murat Bozdemir

  3. Kimin için “GELECEK”
Murat Bozdemir

Murat Bozdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

Kimin için “GELECEK”

A+A-

Türkiye’de gelecekten bahsederken önümüzdeki yirmi yıla damga vuracak bir gelecekten bahsetmek ve ona hitap etmek gerekir.

Bunlar;

Gençler ve Kürtlerdir

Şüphesiz Gelecek Partisi yeni bir siyaset ortaya koymaktan çok bir “tecdid(yenileme, tazeleme” partisi şeklinde ortaya çıkıyor. Asıl argümanı Ak Partinin kurulduğu ilkeler ve kadrolardan uzaklaşan bir parti olduğu eleştirisidir. Tabanını da okumayı yenilemek ve ideolojik yeniden bir hatırlatmaya dayandırdığı için asıl tabanı AK Partinin tabanı olacaktır.

Ancak uzun zamandır merkeze yerleşen AKP ve CHP seçmen yaş ortalaması en yüksek partiler olarak görünüyorlar. AK Partinin ortaya çıktığı koşullar çevre-merkez ilişkisi yanında gençler ve yaşlılar şeklinde de şekilleniyordu. Bu hem yaş ortalamasında, hem de söylemdeki dirilik ve temsiliyet olarak bir gençlik hareketi olarak ortaya çıkmaktaydı. Bu bizzat Türkiye’deki İslamcığın doksanlardaki dinamik pratiğinin, gençlerde alıcı bulması ve bunu siyasal olarak merkeze aktarması ile oluşmuş bir durumdu. Ancak Ak Parti seçmeninin yaş ortalamasının 40’ı aştığı göz önünde bulundurulduğunda mevcut halde gençlerden çok kırk yaş üstü AK Partili seçmeni çekeceği görülmektedir. Gelecek Partisinin kurucuları gençlerden seçmesi onu genç parti yapmaz. Ancak genç görünümlü bir parti yapar.

Aş-İş-Eş denklemenden bakıldığında da bu yönlü düşünen gençlerin daha çok babacanı tercih edeceğini görmekteyiz. Buradan bakıldığında Davudoğlu ve ekibinin çok sağlam bir ideolojik okuma yapmaktan başka yolu görünmemektedir. Bu da Ak Parti kuruluş felsefesi ve şu an bulunduğu noktayı esastan eleştiren bir tarzda olmak zorundadır.

Türkiyede yaş ortalamasının 30.8, 0-17 yaş nufusunun 22 milyon 920 bin 422 kişi olduğunu, her yıl seçmen olarak 1 milyon 200 bin gencin siyasete dâhil olduğunu, bunların 90’daki okumalarla yetinmeyeceğini, 90’lı İslamcı kuşağın milenyum kuşağını taşıdığını ancak söylem ve eylem itibarıyla Z kuşağı için yeterli olmadığını görmekteyiz.

Davudoğlu ve ekibi söyleminde yine kişi merkezli bir gelişmeyi hatırlattığını, bu karar verici ekibin yaş ortalamasının Türkiye yaş ortalamasının çok üstünde oluğunu görmekte fayda var.

……

Önümüzdeki yirmi yıla damga vuracak ikinci güç Kürtlerdir.

Yani geleceği kurguladığınızda Kürtlere yönelik ciddi, yeni ve günün gerçekleriyle, Kürtlerin isteklerine sahici bir yaklaşım geliştirmeniz ve “Sur’u Toledo” yapamadığınız gerçeğiyle yüzleşmeniz ve buna da Kürtleri inandırmanız gerekir. Yani Ak Parti ile uzun bir suç ortaklığı meselesinin Kürtlerin zihinlerinde çok derin yer ettiğini, Kürtlerin politik bir millet olarak bunu su üzerine yazmadığını esastan düşünmekte fayda var.

Tüm bunları göz önünde bulundurarak salt söylemin şu anda Kürt toplumunda karşılığının olmadığını, esastan bir güven yitiminin ortada olduğu ve Kürt Siyasi yaşamının kendisine göre yeniden yapılanma ihtiyacını ideolojik refleksi farklı da olsa “Kürt-Ulus merkezli” yeni bir gerçekliği ortaya çıkardığını görmekteyiz.

Güney Kürdistan Bağımsızlık referandumunun Ak Parti ile Kürtler arasında oluşturduğu fay hattının yalnızca mevcut Ak Parti üzerinde tek değil, onun etrafındaki bütün söylemin inandırıcılığında büyük bir kırılma yarattığını söylemek gerekir.

Ayrıca Kürtler açısından test niteliğinde olan şeyin güzel sözler söylemekten çok devlet politikalarına yönelik esastan söylem değişikliklerinin olması gerçeği cabası…

Son olarak Davudoğlunun Barışpınarı harekatı!na yönelik esasta destekleyici, devlet siyasetinin yanında duran tavrı onu Kürtlerde sosyoljik merkeze değil, devlet merkezli söyleme sahip çıkacağını göstermektedir. .

Ak Partinin kuruluşundaki söylem gücü ve çevredeki İslami kesimin Ak Partiye teveccühünü kimse Gelecek Partisi için beklemesin. Çünkü sosyolojik yapıdaki bir değişim ve mağdur-muktedir söylemi arasındaki tezat Kürt halkının uzun zamandır ortaya koyduğu bariyeri kaldırmayacağı, mevcut partilerin kendi siyasal söylemlerine yaklaşmalarını bekleyeceklerini göstermektedir.

Yine de Gelecek Partisinin Kürt söylemi ve vizyonu değerlendirmekte fayda var.

Kurucular kurulunda Mustafa Bilici, Cuma İçten, Nihat İşsiz ve Bayram Zilan’ı ele alırsak…

Cuma İçten’in(Diyarbakır) Kürt meselesini merkez siyasetinin ötesinde anlamadığı, 2015’te RTE söylemine parelel “artık Kürt sorunu yoktur” söylemini tekrarlayan bir siyasetçi olduğunu, Davutoğlu ekibine dâhil olduktan sonra da ezber bozamadığını, İslamcılık üzerinden muhafazakar-kürt seçmene hitap etmek istediğini, ancak İslamcılığının da besmele ve cuma mesajlarından öteye gitmediğini görmekteyiz.

Mustafa Bilici(Van)’nin Kürt meselesi ve ideolojik olarak hiçbir okuması olmadığını, sadece bir rant çevresi olarak Ak Partide siyaset yaptığını, milletvekilliği sonrasında Ankara’da ikamet ve sosyal yaşam geliştirdiğini tüm Van halkı biliyor. Kürtlere dair devlet söylemini tekrarlayan bir ezber bozma girişimini de görmedik. Siyasetin akıntısına göre kendisini konumlayan yeni bir söylem geliştiremeyecek kadar ürkek olduğunu görüntüsünü veriyor.

Nihat İzsiz(Van-İstanbul) yine uzun bir zaman TÜRGEV’de Bilal Erdoğanla mesai yapmış genç bir Kürt iş insanı. Abisi Seyithan İzsiz hala Ak Parti de siyaset yapmakta. Nihat İzsizin de Kürtlere yönelik bir ezber bozduğunu görmedik. Ey Bilal Erdoğan! diyerek meydan okuyup-okuyamacağı da belirsiz!

Belki tüm bunlar içinde Bayram Zilan’ın(Bingöl-Diyarbakır) söyleminin en azından bir ezber bozma girişimi olduğunu gördük.

Rudaw’a verdiği ropörtajda Zilan;

“Kürt meselesi artık sadece Türkiye’nin meselesi değil. Özellikle Suriye’deki ve Irak Kürdistan’ındaki gelişmelere baktığımız zaman ve İran’daki Kürtleri de işin içine koyduğumuz zaman biz bir Ortadoğu ölçeğinde Kürt meselesine karşı bir bakış geliştireceğiz. Yani dört parçadaki Kürtler bağlamında ele alacağız konuyu. Bizim için Kürt meselesi uluslararasılaşmış bir meseledir. Biz böyle bakacağız ve kalıcı bir çözüm böyle gelir. İstanbul’da yaşayan bir Kürt için bir şey söylediğiniz zaman ya da Diyarbakır, Van için bir şey söylediğiniz zaman bunun desibeli Erbil’de de aynıdır, Süleymaniye’de de Duhok’ta da, Kobani’de, Rojava’da da aynıdır.”

-Dört parça Kürdistan

-Uluslararasılaşan Kürt meselesi

Ve “Kürt meselesi kardeşlik perspektifiyle çözülemez”

- yaklaşımına Gelecek Partiyi ikna etmesinin çok zor olduğunun belki de en çok kendisi farkında.

Gençler ve Kürtlerin yapısal olarak birbirlerini besleyen(simbiyotik) bir gerçekliğe tekabül ettiği gerçeğini tekrardan hatırladığımızda “GELECEK” Partisinin ismi ile müsemma bir gelecek yaratmada çok zorlanacağını görmekteyiz.

Tüm bu çıkmazlarına rağmen hepimizin boğulmak üzere olduğu bu ağır-boğucu döngünün sona ermesinde, yeni siyasi alanların oluşumunda GELECEK Partisinin olumlu rol oynayacağı düşüncesi ve temennisi içindeyim.

Örfümüzde; cenazayi ev sahibi kaldırır, cemaate düşen fatihayı okumaktır...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.