1. YAZARLAR

  2. Murat Bozdemir

  3. Kullanışlı Bir Nesne Olarak Müslüman Milliyetçiliği
Murat Bozdemir

Murat Bozdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

Kullanışlı Bir Nesne Olarak Müslüman Milliyetçiliği

A+A-

Müslüman milliyetçiliği; kategorik bir akılsızlığa işaret eden, siyasetin elinde kullanışlı bir nesneye dönüşmüş, araçsallaştırılmış dinin siyaset vasıtası ile Allah’ı payanda yapma girişimidir.

soylesene-nerede-su-gercek-muslumanlik.jpg

Bu büyük akılsızlaştırmanın arkasındaki büyük aklı anlamak için bunun ortaya çıktığı vasatı ve o vasatın kendisini dayandırdığı gerçek ile olan ilişkisini ortaya çıkarmak gerekir.

Müslüman milliyetçiliği; kategoriktir, basittir ve kabule dayanır. Bu anlamda Yahudiliğin ayak izlerini takip eder.

Asr-ı saadet, ümmet, hilafet, kur’an’da her şey var, “Yahudileri bulduğunuz yerde öldürün” noktasına getiren düşmanlığı ve Müslümanların kardeşliği gibi birçok örnek bizlerin aklın uzağındaki bir kategorik-milliyetçi bir Müslümanlığa nasıl savrulduğumuzu gösterecektir.

Bir müslümanın kafasında nasıl bir asr-ı saadet imajı vardır. Fakirin olmadığı, köleliğin kalmadığı, herkesin melekler mertebesinde temiz olduğu, o dönemde yaşayanların yıldızlar gibi ulaşılamaz derecede temiz, pak ve insan üstü olduğu şeklinde bir melekut alemi tasavvuru mevcuttur. Ne o dönemdeki eksik ve yanlışları görür, ne de sakife ile başlayan süreçte yıldızların bir bir nasıl döküldüğünü sorgular.

İlk mutlak kategorisini ve üstünlük psikolojisini burada oluşturur.

………

Ümmet diye sonradan oluşturulmuş siyasi bir akideye sahiptir. İslam devletçiklerinin bile olmadığı dönemde kullanılan ümmeti siyasi bir projeye dönüştüren, sonra da bir akideye eviren akıldır. İslam devletlerinin birliğini günün bir gereği, birlikteliği; yaşamın ve dayanışmanın bir icabı olarak değil, bir itikat olarak gören; ondan islamın hiçbir niteliğini taşımayan iktidarları Müslüman yapan ve ondan bir ümmet çıkaran siyasi bir itikad. Rüşvetin, insan canına kıymanın, emeğin olmadığı bir dünyayı İslam dünyası-ümmet yapan bir itikad.

Üstelik seçilmiş, üstün bir ümmettir. Başka bişey yapmasına da pek gerek yoktur.

Yapılan bir araştırmada en iyi İslam devletinin Yeni zellanda olduğu yazıyordu. Eğer yalan söyleyemeyeceksin, çalmayacaksın, adam öldürmeyeceksin ile başlayan ilahi emirlerin en iyi uygulandığı gibi nitel sorular sorulacaksa ve bundan bir İslam devleti çıkacak ise bu devlet yeni zellanda’dır. Yok hak ve hukukun olmadığı, yalan, rüşvet, can ve mal emniyetinin olmadığı yerleri sayacak isen inkar ve asimilasyon üzerine ikame edilmiş benim topraklar, eline satır almış herkesi modern dünyanın sunağı olan ekranlarda kıtır kıtır doğrayan işit, bir bombanın pimini çekip şii ve Sünni camilerinde patlatan iştişhadi eylemler, kendileri milyon dolarlık keyifler çatıp halkını geri bırakmış yönetimler.

Yeni zellanda’yı ümmete almayıp Ortadoğulu barbar yönetimleri ümmet yapanların akıl denen nesneyi hiç tadamadıkları, Kur’an denen “akl etmeyecek misiniz?” diyen ümmet! Kitabını hiç okumamış oldukları anlamına gelir.

…..

Kur’an’da her şey var diyen aklın yine bir kategorik akıl olduğunu bilmek için üç beş yazılmış tefsire bakmak yeterli olacaktır. İslamı, Müslümanları, kur’an’ı büyütmek için her şeyin varlığını onda arayanların aslında nasıl komediler içinde yüzdüğünü görmekteyiz. İlk ameliyatı “kalbini yardık” ayetinin bizlere haber verdiğini söyleyecek “alim” derecesindeki kategorik akılların bizleri nasıl akılsızlaştırdığını görmek için onları biraz okumamız yetecektir. Binlerce örneğe ulaşmamız hiç zor değil.

…….

Yahudiler ile ilgili ayetleri tarihsel ve olgusal anlayacağına bunu ezeli ve ebedi bir Yahudi düşmanlığına çeviren, ahir zamanda saklandığı delikten çıkarıp öldüren bir akıla dönüştüğünü görmekteyiz. Yahudiliği bir sıfat, bir karakter, bir anlayış olarak en çok kendisinin yaşattığının farkında olmayan, Müslümanlığın yaşadığımız dönemde o karakterin çok ötesinde tehlikeli, emek hırsızı, katil bir kimliğe dönüştüğünü görememektedir. Yahudiliğin temelde Hz adem ile gelen ilahi dinlerden bir din olduğunu bilmeden, nerede ise isa’nın ve Musa’nın düşmanlığını yapacak bir akılsızlaştırma ameliyesi ile karşı karşıyayız. Müslüman kimliğinin yaşadığı dejenerasyonu, kimsizlikliği, kişiliksizliği görmek için şöyle bir orta doğuya bakmak yeterli olacaktır. Eğer sıfatlar üzerinden bir düşmanlık geliştirilecek ise bunu en çok biz Müslüman kategorisinin hak ettiğini söylememek için akl’ı başka yerlere havale etmemiz gerekir.

……………….

Müslüman(milliyetçiliği) kardeşliği; Filistine ulusal özgürlük isterken, Kürdistan’a esareti kardeşliğin gereği olarak gösterecek kadar kullanışlı bir siyasettir. Saddam’ı Müslüman kardeşi olarak koruyan ve heykelini diken bir kardeşliktir.

Hırsız da olsa, katil de olsa kardeşini koruyan bir kardeşliktir. Kaba ve nicel bir kardeşliktir.

Karun derecesindeki zenginliğin fakire-aç’a hamd etmeyi öğrettiği bir kardeşliktir.

Müslüman kardeşlik çok kullanışlı bir “sus payı”dır.

1301-07.jpg

Böyle bir kardeşlik; dolandırıcı, hırsız, katil, haydut bir kardeşler topluluğudur. Yusuf’u alevere-dalevere ile kuyaya atan bir kardeşliktir.

Sonra babalarına yalanlar söyleyen müttefik-milliyetçi bir kardeşliktir.

…..

Müslümanların tek şansı Kur’andan sonra yeni bir kitabın gelmemesidir. Yoksa ibret-i alem için hep bizlerin kıssaları dolduracaktı o kitabı.

Birleşmiş milletlerde çıkan Kudüs kararını İslamın bir zaferi olarak gören aklın, BM’nin yarısını teşkil eden hristiyan ve diğer dinlere mensup devletleri görmeyen akıldır.

Müslüman milliyetçiliği; kendisini hep öteki ve başkası üzerinden var etmek zorunda olan bir akıldır. O yüzden amaç iyi ve doğrudan ziyade bunun kimin yaptığıdır.

Peygamberin “Habeş kralına gidin, o adil bir kral’dır” dusturunu bir hristiyana layık görmedikleri için Necaşiyi gizli Müslüman gören bir akıldır.

Rüşvet te alsa, zorba da olsa, hak ve hukuk tanımasa da Müslüman olduğu için desteklenmesi gerektiğine inanan bir akıldır, Müslüman milliyetçiliği.

…….

Müslüman milliyetçiliğinin en büyük rolü meşrulaştırmaktır.

Bu sıkıntı ontolojiktir yer yer. Bizlere cemaatlerde,dergahlarda, derneklerde, camilerde öğretilen ilk şey müslümanın teneşirdeki ölü gibi teslim olması gerektiği öğretisidir.

“Abi” "imam" "şeyh" ümmeti oluşturan devlet başkanları ile geliştireceğimiz ilişkiler için ilk prototiplerdir.

cqfpeavwiaatvzy.jpg

Allah gibi mutlak bir kelimeyi kullanışlı bir nesneye dönüştürdüğünüzde ortaya çıkan eser teneşirdeki gibi ölü bir mutidir.

Biliyorum..

Hepimiz goy goyculuğu seviyoruz. Ver mehteri deyince sahneye fırlayan maymunlar gibiyiz.

Arayışımız hakikat üzerine değil. Arayışımız üstünlük üzerine.

Kur’anda böyle bir ahlak görmedim. Nerede ise bütün peygamberler yenik, yalnız, kimsesiz durumda. Kaçanlar, terk edenler, demir taraklardan geçirilenler. Hepsi birer Ebu zer..

Biz ise cehennem topları olan, sürekli bağırarak konuşan, sürekli aşağılayan, yargılayan, üstten bakan, adaleti hep kendisine yontan liderlere nasıl aşık olduk.

Hakkı ve hukuku önceleyen, zayıfın, biçarenin yanındaki bir kitaptan “güce tapan bir ümmet” ne zaman ortaya çıktı!

…..

Müslüman milliyetçiliği aynı zamanda gizli bir “güce tapınma” halidir. Bu yüzden aslında çok “modern” dir.

Saddam döneminde ümmetin nasıl bloklaştığını hatırlar gibiyim. Küffara karşı ümmetin(saddamın) yanında olan Müslüman dünya. Saddam da bunu biliyordu ve cehennem topu vardı. İlk ameliyesi ırak bayrağına “Allah u ekber” yazdırmasıydı. Traji-komik bir kıssalar…

Müslüman milliyetçiliği aynı zamanda gizli bir “aşağılık komleksi” halidir. Hiçbir şey üretmeyen “oblomov”ların kıştan hep baharı konuştukları ama her baharı da yatarak geçirdikleri gerçeğidir.

Üstüne üstlük dönüp dönüp “aslında her şeyi biz ürettik batı bizden aldı” diyebilecek kadar realiteden ve tarihten kopuktur.

…….

Saddam’ın onbinlerce şii ve kürdü canlı canlı toprağa gömdüğünü örtmek için Allah’ı, ümmeti nasıl bir kullanışlı nesneye çevirdiğini bilenler; hileyi, adaletsizliği, rüşveti örtmek için Kudüs’ü, ümmeti ellerine alıp çokça sallayacaklardır.

Basit ve kolay olanı, kategorik olanı çok seviyoruz.

Biliyorum.. çok kızacaksınız. Ama kızmayın! ben kendimi anlattım.

Biz müslüman milliyetçisiyiz!

……

“Kendisini kınayan nefse and olsun”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum