1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Günay

  3. KÜRDISTAN  VE KÜRT SIYASETİ  
Yılmaz Günay

Yılmaz Günay

Yazarın Tüm Yazıları >

KÜRDISTAN  VE KÜRT SIYASETİ  

A+A-

 

Hiç şüphe yok ki dünya Kürt milletine bir devlet borçludur. Dünya dilini özgürce konuşacağı, kendince düşünüp kendince icraatlarda bulunacağı, hükmetme erkini elinde bulundurup her türlü tasarrufta yetkili olacağı bir devleti  Kürt milletine borçludur. Fakat en çokta Kürt siyasal örgütlenmelerinin boynundadır bu borç. Kendi imkanlarını sonuna kadar zorlayarak büyütüp nevş u nema bulmalarını sağladığı bu hareketlerin mazlum Kürt halkına bir devlet borçları vardır.  
Kürt siyasal örgütleri bir şey olmak istiyorlarsa bu hakikati asla akıllarından çıkarmamaları lazım.  Örgüt ve hareketler her şeyden önce bu amaç için çalışmalı ve bunu Kürt milletine karşı bir vefa borcu bilmeli. 
Kürdistan tarihi Şeyh Mahmud Berzenci'den beri kesintisiz devam eden bir özgürlük mücadelesi tarihidir. Kürtler yüzbinlerce evladını bu mücadeleye kurban verdi. Kaç kuşak varını yoğunu bu mücadeleye feda etti. Ve bütün bu fedakarlığa karşın tek bir şey istedi.  Bağımsız özgür bir Kürdistan.

Kürt siyasal örgütleri bu amaç doğrultusunda hareket ettikleri oranda kürdistanidirler ve bu amaca yönelik politikalar ürettikleri oranda insani, milli ve hakikattirler. Varlık sebepleri olan bu amaç her Kürt siyasal hareketin birincil vazgeçilmez ilkesi olmalı. Kürdistani bir hareket için hiçbir amaç, hiçbir ilke ve hiçbir hedef bu amacın önüne geçmemeli veya bununla eşdeğer olmamalı.  Bu vefanın ve insaniliğin gereğidir.  Siz, size inanan ve sizin için her türlü fedakarlığı yapan bir halka bu vefayı borçlusunuz. 
Kürt hareketleri ideolojik yaklaşım ve dini inanç veya kişisel ikbal beklentisinden önce bu hakikati bilmeli, unutmamalı ve bunun gereğini yerine getirmeye çabalamalıdır.

Yaşadığımız bu süreç Kürdistan tarihinin en kritik dönemecidir. Şeyh Mahmud Berzenci'den bu yana kürtler ilk defa devlet olmaya bu kadar yaklaşmışlar. Hem global siyaset ve hem de bölgesel siyaset bakımında Kürdistan kurulmaya çok elverişli bir ortam. Gerek birinci körfez savaşından bu güne kadar devam eden güney Kürdistan'ın uygulamaları,  dünya siyasetine kendini kabul ettirmesi, entegrasyonu ve hem de arap baharından sonra oluşan kaos ortamında elde ettiği kazanımlar onun devlet olması için gayet uygun bir zemin oluşturmuştur. 
Peki Kürt hareketleri bunun ne kadar farkındadır.
Kürt siyasal örgütleri, entellektüel zihni, elit kesimi ve sanat erbabı malesef ki Kürdistan davasına ve Kürt milletinin beklentilerine cevap verememektedir.  Çünkü zihni Kürdistani olmadan önce başka bir şey olmuştur. Aklı Kürt milletinin umut ve arzularından önce başka şeylerle dolmuştur.  Kalbi Kürdistan'ın köy ve kasabalarından çok başka mekan ve coğrafyalarda,  başka arzular dünyasında atmaktadır. 
Kendi halkına öncülük edecek , onu içinde bulunduğu halden bir adım öteye götürmesi gereken Kürt hareketleri malesef ki bünyelerini başka şeylerle doldurmuş durumdadırlar.  Kimileri aşiret olgusu çerçevesinde düşünülüp aile çıkarlarını kutsamakta, kimileri de dini ideolojik bağnazlıklarla kendini sınırlamaktadır.  Kürdistan'ın yakılıp yıkıldığı bu günlerde dahi bazıları aile ve kişisel ikbal için gözünü kırpmadan ihanet edebilmekte, kimisi de örgütsel geleceği adına ve örgüt çıkarları çerçevesinde pozisyon almakta ya da flu bir durum sergilemektedir. Oysa gün renk cümbüşüne bürünme günü değil. Gün saf bir halde berrak olma günüdür.
Kürt milleti elbette gelecek yüzyıllarda da varlığını koruyacaktır ve Kürdistan ilanihaye kurulacaktır. Şu karamsar günlerde yaşadığımız kabus bu hakikati asla değiştiremez. Belki süreci bir süreliğine sekteye uğratabilir fakat asla engelleyemez.  Bu karanlık günler ne Kürt milletinin geleceğini sınıyor ne de Kürdistan'ın hakikatini.  Belki Kürt elit kesimini ve Kürdistan'da varlık gösteren siyasal hareketlerin samimiyet ve ahlakiliğini sınıyor.  Sınıfta kalacak birileri 
varsa bu ne fedakar Kürt milletidir ne de Kürdistan hakikati. Sınıfta kalacak olan bu fedakar milletten ve hakikatten nemalanan Kürt örgüt ve elitleridir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum