1. YAZARLAR

  2. Murat Bozdemir

  3. Kürdün Siyaseti Bir Varlık Siyasetidir
Murat Bozdemir

Murat Bozdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

Kürdün Siyaseti Bir Varlık Siyasetidir

A+A-

 

Siyaset yalnızca seçim değildir. Siyaset birçok enstrümana sahip, yaşamı bütün çelişkileriyle yönetme çabasıdır.

Seçim; siyasi araçların en meşru, en sivil ve en geçerli yollarından biridir. Bu anlamıyla seçimi siyaset ile eş anlamlı hale getirmek siyasetin doğasındaki genişliği ve esnekliği yok eder.

Seçim siyaseti temelde çoklu tercih lüksüne ulaşmış medeni toplumların kabul edilmiş(anayasal) kurallar çerçevesinde bunu yürütecek kadroları seçme işidir. Haliyle bu ulaşılmış bir tekâmülü, varılmış bir menzili ifade eder.

Seçim yapabilen toplumlar temelde irade sahibi olmuş, varlık sorununa kapasitesi oranında cevap getirmiş bir toplumun varlığını gösterir.

Bu anlamda Kürt’ün siyaseti yalnızca bir seçim siyaseti değil, seçim siyasetinin de bunun parçası olduğu bir varlık siyasetidir. İrade olmayı başaramamış, başta varlığın evi olan dili neredeyse yok edilmeye başlanmış, diğer tüm sembolleri yok sayılmış bir toplumun sandık siyaseti ancak ve ancak varlık olma yolunda bir anlam ifade ediyorsa, varlık siyasetine su taşıyorsa anlamlıdır, değerlidir.

Tüm bunları yan yana koyduğumuz zaman 24 Haziran seçimlerini Kürt’ün varlık-yokluk mücadelesi şeklinde göstermek 200 yıllık mücadele tarihini görmezden gelmek demektir.

Haliyle Kuzey Kürtlerinin kendilerini ifade ettikleri bir parti olarak HDP ve yine Kuzey Kürtlerinin fiili adayına dönüşmüş Sayın Demirtaş’ın durumu aslında Kürt’ün durumunu özetler bir niteliğe sahiptir. Bütün bel altı vuruşlara ve sistemin ontolojik nedenlerden dolayı ötekileştirmesine rağmen, altı milyon oy almış siyasi bir partinin lideri çok rahatlıkla cezaevine konmuş, maçtaki bütün kurallar hiçe sayılarak ihlal edilmiştir. Bu anlamda seçme iradesine ulaşamamış toplumların seçimi de, cezaevleri, ölümler, hak ihlalleriyle kendi gibi acayipliklere sahne olmuş ve olmaya devam edecektir.

Hele hele cezaevinde tuttuğunuz birine dostlar pazarda görsün mecburiyeti ile TV’ye çıkarmanız aslında sistemin Kürt’ü ne yaparsa-yapsın yok sayamadığının en açık örneğini ortaya koymaktadır.

Altı milyonun bir şekilde iradesini temsil için beyanda bulunduğu bir irade, oyun bozuculukta her zaman büyük bir rol sahibidir. 24 Haziran seçiminde oyun bozuculuğun, oyun kuruculuğa dönüşmesini sağlayacak siyasetin kendi kapladığı alanı iyi okuması ve bu okumaya paralel olarak kendisini bir tarafa mecbur bırakmamasıdır.

Rol sahibinin bunu ne kadar iyi oynadığı, oyun bozuculuğu ne kadar kurucu bir iradeye dönüştürdüğü kadroların şekli, niteliği ve oluşturulan organizasyonun ufku ile ilgilidir.

Haliyle Türkiye’deki seçimler Kürtlerin oyun kuruculuk rolünden ziyade oyun bozuculuk rollerine hizmet edebilmektedir. 24 Haziranda Kürt’ün diyebileceği en büyük şey ben buradayım ve oyununuzu bozarım iradesidir.

Oyun kurmak ise bizzat toplumun içinde gerçekleşebilecek bir siyaset üretmekle olur.

Bu da asgari müştereklerle ortaya konabilecek, millet olmanın en temel öğelerini arkasına almış, kendisi gibi yöntemi de meşru yolları kullanacak bir ortaklaşma ve yöntem gerektirir.

Şiddeti ortadan kaldıracak olan sivil siyasetin kurucu bir özneye dönüşebildiğini halka göstermek ile mümkün olabilir. Bizler bunu gösterdiğimiz oranda seçim ve şiddet siyasetine sıkışmış varlık siyasetini çeşitlendirebiliriz. Görerek inanan bir topluma “bu böyle de olur”u göstermediğiniz müddetçe söylediğiniz hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur.

Bu da 24 Haziranın hemen ertesinde varlığın evi olan Kürtçe üzerinden bütün Kürtleri fiilen bir araya getirecek halka dokunan, yaratıcı sivil dinamikleri harekete geçirecek, bütün Kürtlerin yanında duracakları bir varlık siyaseti ile mümkün olacaktır. Varlık siyasetinin kaçınılmaz olduğunu tarih her defasında önümüze koymasına rağmen Kürt Özgürlük Mücadelesi(en geniş şekliyle) bir türlü seçim, şiddet, klik ve iktidar siyasetinden varlık siyasetine geçmeyi başaramamış, sistem Kürtlerin gerçek anlamda sahip oldukları gücün farkına varmalarına izin vermemiştir.

Tüm bunları bir araya getirdiğimizde kürdün siyasetinin 365 gün 24 saat devam eden bir varlık siyaseti olduğunu bilerek yürümek esastır.

 

Murat Bozdemir Kimdir?

1974 Çatak-VAN doğumlu. Gözlerini savaşın içinde açtı. Seksen sonu, doksanlardaki tüm siyasi hareketlerle bir şekilde temasta bulundu. 91’de YYÜ sınıf öğretmenliğini okuduğu esnada örgütlü-siyasal faaliyetlerde bulundu. Doksanların ağır şartlarından o da nasibi aldı ve 10 yıl cezaevi yattı. 2004’te cezaevinden çıktıktan sonra faaliyetlerini sivil toplum kuruluşlarında devam etti. VİYAN Der’in başkanlığını yaptı. Öze Dönüş’ün Kurucuları arasında yer aldı. Alikar yardım derneğinin gönüllüsü oldu. Van depremi ve Kobani dayanışmasında aktif olarak bulundu.Ditam ve Barış vakfının düzenlediği Çözüm süreci ile ilgili birçok çalışma ve toplantıya katkı sundu. Parti siyasetine ilk olarak İnsan ve Özgürlük Partisinde başladı. Hala MYK üyesi. Ayrıca güncel siyasal değerlendirmelerini www.haberazad.com’da yapmaya devam ediyor.

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum