1. YAZARLAR

  2. Mehmet Pala

  3. KÜRT VE KÜRDİSTAN MESELESİNİN ARAÇSALLAŞTIRILMASI -1
Mehmet Pala

Mehmet Pala

Yazarın Tüm Yazıları >

KÜRT VE KÜRDİSTAN MESELESİNİN ARAÇSALLAŞTIRILMASI -1

A+A-

Kürtlerin merkezinde yer aldığı sosyal ve siyasal sorunları anlaşılmaz ve çözümsüz hale getirmek için çok boyutlu gürültüler yapılmaktadır. Bu gürültüyü koparanlar sadece Kürtleri boyunduruk altında tutmak isteyenler değil aynı zamanda Kürtler içerisinde yer alan ideolojik ve dini örgütlü yapılarda bu gürültüye tempo tutmaktadırlar. Kürt ve Kürdistan mevzusunun çözümsüzlüğünü derinleştiren bu gürültü “Kürt ve Kürdistan meselesinin” araçsallaştırılması ile edinilen çıkar ve imtiyazla ilişkilidir. Kürt meselesinin “sorun” olarak üzerinde yükseldiği, büyüdüğü menba “Kürtlerin siyasal statüsünün” olmayışıdır. Son iki yüz yıl boyunca kendisini hissettiren “Kürtlerin siyasal statü” talebi onlarca silahlı başkaldırıya kaynaklık etmiş, silahsız örgüt çalışmalarının maksadı olmuştur.  Oysa siyasal milat olarak imparatorluklar çağını kapatıp ulus devletler çağına girerken “Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi”, “ulusların kendi kaderini tayin ilkesi”, “kutsal metinler” ulusların devletleşmesini refere etmekteydi. Bu referanslar ulusların siyasal olarak kendilerini yönetmesi için siyasal statü sağlıyordu. Kürtlerin siyasal statüsüz durumu gerek Kürdistan paylanırken Kürdistan’ın her bir parçasını işgal etmiş olan devletler açısından gerek ülkesi paylanıp işgal edilmiş olan Kürtler için büyük sorun olarak varlığını korumuştur. Bu sorunu öteleyip ideolojik ve dini argümanlarla görünmez kılmak için ciddi çabalar ortaya konmaktadır. Ve biz bu durumla ilişkili olarak “Kürt ve Kürdistan meselesinin araçsallaştırılmasına” dair üç yazı yazarak sorunun asli mecrasında ele alınmasına ve çözüm arayışına katkıda bulunmak istiyoruz. Kürt ve Kürdistan meselesinin araçsallaştırılmasında üç ana boyut var. Birincisi Kürtler içerisinde Kürt sorununu araçsallaştırma sorunsalı… İkincisi Kürdistan ülkesini işgal etmiş olan devletlerin Kürt ve Kürdistan meselesini araçsallaştırması… Üçüncüsü Kürdistan üzerinde stratejik hesaplar yapan küresel çapta güçlü devletlerin Kürt ve Kürdistan meselesini araçsallaştırması…

 

   1- KÜRDİSTANDA KÜRTLER İÇERİSİNDE KÜRT VE KÜRDİSTAN MESELESİNİN ARAÇSALLAŞTIRILMASI

Kürdistan sosyolojisi dikkate alındığında ulusal birliğin olmayışının ve meselelerini ele alırken ulusal bir perspektif ile ele almayışının köklerini görürüz. Aşiret yapısı ve aşiretler arası çelişkilerin çatışma potansiyeli oluşturması Kürtlerin sosyolojik gerçeği olarak ulu orta yerde durmaktadır. Bu çatışma potansiyeli tarih bilincini de dumura uğratmaktadır. Ulusun tarihsel bilincinden çok aşiretin tarihsel bilincinden bahsedebilmekteyiz. Ulusa ait öykülerden çok aşirete ait öyküler anlatılmaktadır. Tarihten miras olarak alınan aşiretlerin birbirleriyle çatışmasının öyküleri anlatıla durur. Bu realite, modernleşmesi gecikmiş Kürt toplumunda yeni örgütlenmelere de sirayet etmiş durumda. Her ne kadar modern isimlerle örgütlenmiş olsalar da her birinin tavrı klasik kürt aşireti formatındadır. İsimlerinin parti, hareket, cemaat, inisiyatif olması tavırlarının aşiretsel tavır olmasını değiştirmiyor. Her birisinin kendi örgütsel tarihi ve örgütsel tarih bilinci vardır.  Örgütün hikayesi ulusun hikayesinin üstündedir. Hatta ulusun hikâyesi yoktur çoğu zaman…   

 Kürt Hareketlerinin, Aşiretlerinin Çatışması ve Kürt ve Kürdistan Meselesinin Araçsallaştırılması

Kürt sosyal yapısının Kürtlerde oluşturduğu sosyal ve siyasal hastalıklar Kürtlerin geri kalmasında önemli bir yer tutmaktadır. Aynı zamanda Kürdistan’ı işgal etmiş olan devletlerin işgali sürdürebilmelerinin imkânlarını da beslemektedir.

Kürt ulusal bilincinden yoksun olan Kürtlerden müteşekkil yapılar/hareketler “Kürtlerin kendi kaderini tayin etme” rüştüne ermesinin önünde engel olduklarını yakın zamanda defaatle ortaya koydular. Kürt hareketleri gerek kendi ülkelerini işgal eden devletlerle ve kimi zaman da küresel çapta güçlü olan devletlerle karşılıklı çıkar ilişkisine girmektedir. Bu ilişkilerin niteliği çoğu zaman özne- özne ilişkisi olmanın ötesinde özne-nesne ilişkisi olarak tezahür etmektedir.  Bu ilişki Kürtlere siyasal statü inşa edecek adımlar olarak atılmış olsa yine makul karşılanabilir. Gerek Kürdistan’ı işgal etmiş olan devletler gerek Ortadoğu da siyasal/kültürel/iktisadi stratejiler uygulayan küresel güçler  Kürtlerin siyasal statüsünü olağan ve barışçıl yollarla verme taraftarı olmadıklarını defaatle ispat ettiler. Devrimci silahlı mücadele ise beraberinde terörize olmayı getirmekte ve silah tedariki kürt hareketlerin nesneleşmesine yol açmaktadır.

Mevcut Kürt hareketleri içerisinde varlıklarını güçlü bir şekilde sürdüren PKK, KDP ve YNK zaman zaman İran, Türkiye ve Irak hükümetleri ile ilişkiler geliştirdiler.  Her birisi Kürdistan kaygısıyla yola koyulmuş, bu uğurda örgütlenmiş ve on binlere varan can bedeller ödemiştir. Bu hareketlerin kendi işgalcileri ile gerçekleştirdiği ilişkiler dikkate değerdir. YNK dönemin ırak diktatörüyle çatışırken KDP Saddam’la işbirliği yaparak YNK ile savaşır… Daha sonra KDP Saddam ile savaşırken PKK Saddam’la anlaşarak KDP ye saldırır… PKK Türk ordusuyla savaşırken KDP dönemin Türk hükümetleriyle anlaşarak PKK ye saldırır… İran KDP si doğu Kürdistan topraklarına geçip İşgalcisiyle mücadele etmeye çalışır. Fakat PKK İran’la geliştirmiş olduğu ilişki neticesinde İran sınırlarını muhafaza etme adına İran KDP si ile çatışmaktan çekinmez.  Yakın zaman da Güney Kürdistan da bağımsızlık referandumu öncesi ve sonrasında yaşananlar Kürt hareketlerinin ulusal meseleleri araçsallaştırdığını bariz bir şekilde ortaya koymuştur. Güney Kürdistan halkının sandıkta yüzde 93 gibi ezici bir çoğunlukla ortaya koymuş olduğu bağımsızlık iradesini kendi örgütsel bencilliklerine ve çıkarlarına kurban ettiler. YNK, GORAN, KOMELA İSLAMİ ve PKK’nin güney de ki partneri İran ve Irak ile anlaşarak halkın yüzde 93 iradesini örgütsel ve aile çıkarlarına kurban ettiler. 1991 yılından beri ulusal ordusunu ve ulusal bürokrasini kurmamış olan KDP yönetimi ise bu kurban edişte gizli kahraman olarak yerini almaktadır. Söz konusu bireysel ve örgütsel çıkarları olunca birbirlerine zerre kadar taviz vermeyen bu örgütlü Kürtler kendi işgalcilerine karşı onur kırıcı düzeyde tavizler vermektedirler.  Kürt bireyini ikna etmek, Ortadoğu da alan hakimiyeti elde etmek ve rol almak için Kürt ulusal değerlerini kullanmak ”Kürt ulusal değerlerin araçsallaştırılması” dır.

Bu hareket ve partilerin parti programları ve sahip oldukları medya ya bakıldığında kürt halkı için varoldukları iddiasıyla karşılaşırız. Ve gerçekten de mücadeleleri boyunca on binlerce kürt  gencinin bu ideallerle hayatını kaybettiği gerçeği de ortada durmaktadır. Bütün bunlar ışığında ulusal maslahatlar ile örgütsel çıkarlar çatışınca örgüt bencilliği ulusal maslahatını ötelemektedir. Kürtlerin sosyal olarak ilerlemesinin engellenmesinde ve siyasal olarak devletleşme statüsüne ulaşamamasında bu yaklaşım önemli bir yer tutmaktadır. Kürdistani ulusal bir tavır geliştiremediklerinden her birisi bir parçayı işgal etmiş olan devletlerle partner olmak zorunda kalmaktadırlar. Kürt kardeşlerine göstermedikleri ihtiramı ve saygıyı işgalcilerinden esirgememektedirler. Bununla da kalmayarak bir diğerini işbirliği yapan hain olarak tanımlamakta ve propaganda konusu etmektedirler.

Bu durumun oluşmasını sağlayan kürt örgütlerinin bilmezlikten bunu yaptıklarını söylemek doğru olmasa gerek. Çünkü her birisi on yılları aşan örgütlülüğe sahiptir. Dünya devletleri ile diplomasi yürütmektedirler. Burada asıl etken ulusal tavır ortaya koyamamaya etki eden örgütsel maslahat kaygısıdır. Kendi örgüt çıkarlarını ulusun çıkarlarına tercih etmeleridir.

 

Bugün bu güçlü Kürt örgütlü yapılarının her birisinin  örgüt tarihinden bahsederken ille bir başka kürt  hareketiyle çatışmasına tanık olmak tayız. Ve geçmişte yaşanmış olan bu çatışmalar yine kürt sosyolojisinde ki kan davası misali sürekli düşmanlık potansiyeli barındırmaktadır. Oysa kendisi dışındaki Kürtler için güven telkin etmeyen ve sığınılacak bir limana dönüşmeyen bir kürt hareketi kürt ulusal mücadelesinde başarılı olma şansına sahip değildir. Ulusal bir çatı altında Kürtleri toparlayacak olan yapı bütün Kürtlere güven telkin eden bir yapı olacaktır. Düşmanlarına değil kürt kardeşlerine ödün vermeye razı bir kürt hareketi “Kürt ve Kürdistan’ın araçsallaştırma” ithamından da korunacaktır.  Kürt örgütlü yapılarını aynı çatı altında toplama becerisi ulusallaşmanın da emaresi olacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum