1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Kürtçe resmen yasaklandı
Kürtçe resmen yasaklandı

Kürtçe resmen yasaklandı

3 Mart 194 tarih ve 430 sayılı kanunla getirilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu, Kürtçe eğitim veren medreseleri kaldırdığı gibi, Kürtçeöğrenimin de olanaklarını ortadan kaldırmaktaydı.

A+A-

Devlet, Kürtçe öğrenilmesini yasaklamakla yetinmedi ayrıca farklı ırkçı girişimlerde de bulundu. O şok edici uygulamalar ve gizli belgeleri haberimizin devamında. Bu sistem 1967 yılında bile Kürtçe sesli eserlerin örneğin müziğin ülke içinde üretimini yasakladığı gibi dışarıdan ithal edilmesini de yasaklamıştı. Amaç dışarıdan gelecek kaynaklar vasıtası ile Kürtçe öğrenmek isteyenlerin önüne geçmekti.

Ancak bütün bu yasaklamalar işe yaramamıştı. Bununla yetinmeyen Türkiye yönetimi 1983 yılında daha katı yasalar yazdı. Türkçe'nin tüm Türkiye vatandaşlarının anadili olduğu, başka anadillerin kullanılması ve bu dillerin yayılmasına dair bütün çalışma yöntemleri yasa ile yasaklandı. Anayasanın 1982/2 maddesinde "Kanunla yasaklanmış herhangi bir dilde yayım yapılamaz" denilmişti.

Bu yasaklı diller de 2932 sayılı yasa ile belirtilen "Türk devleti tarafından tanınmış bulunan devletlerin resmi dilleri dışındaki dillerdir" denilerek son derece dahiyane (!) bir cümle-yasa ile Kürtçe tamamen yasaklanmıştı. Kendi resmi dinini "islam olarak" tanımlayan devlet yönetimi, dolayısı ile Allah'ın ilgili ayetlerini inkar ederek, Allah'ın yaratılış gayesine isyan ederek Kürtler ve diğer milletlere kendinden anadil dayatmıştı, Allah'ın takdiri olan dillerini yasaklamıştı. Hem yasa koyucuların kendileri, hem de onları onaylayanlar, haklı bulanlar böylece dinden çıkmıştı. Nitekim Allah'ın kanunlarına göre, kendi dilini resmi dil olarak tanıyıp diğerlerini red eden Allah'ı inkar etmiş oluyor, dinden çıkıyor.

ORTAYA ÇIKAN DEHÇET VERİCİ GİZLİ RAPORLARIN BİR KISMI Fevzi Çakmak Mustafa Kemal Atatürk'e gönderdiği gizli bir mesajda "Kürt kadınları Tükçe öğrendi mi artık bütün Kürtler Türkleşecektir (...)" demişti. 24 Eylül 1925 tarihli "Çok gizli" ibaresi taşıyan Türkiye rejiminin Şark Islahat Planı Kararnamesi'nde şu dehşet verici ifadeler, uygulamalar yer alıyor: - “Van şehri ile Midyat arasındaki hattın batısında, Ermenilerden kalma araziye Türk göçmenler yerleştirilecektir.

Bunun için idare-i örfiye mıntıkasındaki vilayette bulunan Ermeni emvali maliyece satılmayacak ve hatta Kürtlere kiralık olarak dahil edilmeyecektir. Yugoslavya dan gelmekte olan Türk ve Arnavutlar ile İran ve Kafkasya dan gelecek teşkil edeceği, göçmenler, öncelikle ElazizErgani- Diyarıbekir, Elaziz-Palu, Palu-Kiğı, Palu-Muş arasındaki Murat Vadisi Bingöl dağının doğu ve güneyi, ve Hınıs, Murat vadileri, Muşa Ovası, Van Gölü havzası, Diyarıbekir-Garzan-Bitlis hatlarına yerleştirilecek.” - “Aslen Türk olup Kürtlleşmeye başlayan Malatya, Elaziz, Diyarbekir, Bitlis, Van, Muş, Urfa, Ergani, Hozat, Erciş, Adilcevaz, Ahlat, Palu, Çarsancak, Çemişgezek, Ovacık, Hısn-ı Mansur (Adıyaman), Behinsi (Besni), Arga (Akçadağ), Hekimhan, Birecik, Çermik, vilayet ve kaza merkezlerinde hükûmet ve belediye dairelerinde ve sair müessese ve teşkilâtta, okullarda, çarşı ve pazarlarda Türkçe dışında başka bir dille konuşanlar para cezasına çarpıtılacak.” - “Fırat doğusundaki vilayetlerimizin bazı akvamında dağınık bir surette yerleşmiş olan Kürtlerin Kürtçe konuşmaları kesinlikle yasaklanması ve kız okullarına önem verilerek kadınların Türkçe konuşmaları temin olunmalıdır.” - “Aslen Türk olan fakat Kürtleşmek üzere olan mevkide ve Siirt, Mardin, Savur, gibi ahalisi Arapça konuşan mahallerde Türk Ocakları ve okul açılması ve bilhassa her türlü fedakârlık gösterilerek çok sayıda mükemmel kız okulları açılmalıdır.

Hassaten Dersim, tercihan ve acil olarak yatılı okullar açılmak suretiyle Kürtlüğe karışmaktan bir an evvel kurtarılmalıdır.” (Hazırlayan: ZERnews -Tarihte Bugün editörü)

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.