1. YAZARLAR

  2. Murat Bozdemir

  3. Kuzey Siyasetinde İlizyon Arayışları
Murat Bozdemir

Murat Bozdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

Kuzey Siyasetinde İlizyon Arayışları

A+A-

mx3-001.jpg

 

En sonda söyleyeceğimi başından söyleyeyim;

“Kürdistan siyaseti bir mücadele siyasetidir”.

Bunun dışında herhangi bir ekol, kimlik veya yönelim; güçlü bir figür, parlak-büyük söylemler bulsa da Kürdistan’ın reel-gerçek olan siyaseti karşısındaki ömrü bir kelebeğin ömrü kadar kısa olacaktır.

Kürdistan siyasetinde her kim var olmak istiyorsa sistem ile gerçek anlamda yüzleşmek zorundadır. Şüphesiz dolaylı veya dolaysız bir şekilde hepimiz sistemin soğuk yüzü ile karşı karşıya kalıyoruz. Ancak sistemle yüz-yüze gelmek ile sistemle yüzleşmek arasında yüzyıllık bir Kürt özgürlük mücadelesinin tarihi tecrübesi vardır.

Kuzey siyaseti; tarihi tecrübeleri olan ve sistem ile yüzleşmeyi somut kılan Şeyh Said’in öncülüğünde yaptığı kurtuluş mücadelesi, Seyyid Rıza’nın teslim olmayan, iradi yaklaşımı, Ağrı’nın dağlarından geliye Zilan’a bölgeyi kan nehrine çeviren trajedisi ve yeni dönemde üç beş "çapulcunun"! başlattığı ve on binlerce tutsak, kayıp, ölüm ve yüz binlerce sürgünle devam eden silahlı ve silahsız olarak devam eden PKK …

(Tüm hareketlerin ara dönem ve tamamlayıcı(pate) dönemleri, figürleri ve çalışanları olmuştur.)

Sivil siyaset imkanlarının olmayışı veya az oluşu şimdiye kadar savaş ile siyaset üreten özgürlükçü siyasetin sivil ve demokratik bir siyaset üretme imkanı olmamıştır. Çünkü sivil siyaseti de var eden silahlı siyaset olmuştur.

Tam burada yeni siyaset alanlarının açıldığını, sivil siyasetin artık mümkün olduğunu söyleyen ve bunu silahlı siyasetin üretmediği yeni bir alanda yapmak isteyenler ile karşı karşıyayız.

Peki bunları diyenler ne diyor;

Bunlar “biz kendimiz için sivil ve legal bir siyaseti öngörüyüz. Silahlı ve illegal siyaseti kendimiz için mümkün olmayan, sosyolojimizin, yaklaşımımızın, kişiliğimizin, tarzımızın dışında görüyoruz” diyorlar.

“Kürt özgürlük mücadelesinin, Kürt ve Kürdistan’ın haklı davasının sivil siyasetle daha geniş kesimler ile dünya tarafından kabul edileceğini düşünüyoruz” diyorlar.

“Orta doğunun tiranlar devrini andıran arenasında silahsız olanın siyasetsiz kalacağını biliyoruz.

Ancak, Türkiye’de geniş sivil siyaset alanlarının olduğunu da biliyoruz. Özellikle Kuzey’in sivil siyasetinin özgür bir gelecek ve insanca yaşam alanı açmak için bizlere büyük fırsatlar sunduğunu görmekteyiz. Orta sınıfın çoğaldığı, burjuvazinin kendisi gibi mücadelede yer almak istediği bir vasatı yaşıyoruz. Biz tüm değişim ve dönüşümleri göz önünde bulundurarak kendimize alan açmak istiyoruz” diyorlar.

Ya handikaplar!

Neden Kuzey’de sivil siyaset hakkettiği! yeri alamamaktadır.

Sanırım;

Sivil siyaset derken algılarımızın daha çok “lay lay lomcu” bir siyaset anlayışına kapılmasındandır. Ya birilerinin sırtından aktör olma düşüncesi, ya esen rüzgarı koklayarak yön bulma içgüdüsü, ya güçlü bir figür arayışı ya da var olma yerine varmış gibi olmayı tercih etme gafletidir.

Bu yüzden sivil siyaset talebi olmak istediği yeri hak etmiyor, hak etmek için de bir şeyler yapmıyor. Bir şey yapmadan sorumluluğunu yerine getirme ve bir toplumun geleceğinde söz sahibi olmak istiyor.

Belki de ondan dolayı var olmayı hala hak etmiş değil!

 

Oysa ki Kürdistan da sivil-demokratik ve halkının değerleriyle barışık bir özgürlük siyasetinin hem zemini hem de kadroları vardır.

Kürdistan’da sivil, demokratik ve halkıyla barışık bir siyaset; önüne sivil ve demokratik bir mücadele stratejisi koymak zorundadır.

Sivil bir mücadele egemenlerin iznine tabi olan bir mücadele değildir. Tam tersine egemenlerin sistemini dünyaca meşru görülen mücadele yöntemlerini kullanarak etkisiz hale getiren bir mücadeledir.

Kürdistan’nın geleceğinde var olacaklar; önlerine gerçek anlamda mücadeleyi koyan kadrolar olacaklardır.

Kürdistan’ın reel-gerçek siyaseti; sivil, demokratik ve halkıyla barışık bir mücadele siyasetini, Kürdistan’ın ömrü kadar uzun ve değerli kılacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.