1. YAZARLAR

  2. Murat Bozdemir

  3. Minyatürleşen Safevi-Osmanlı Dengesinin Sonu
Murat Bozdemir

Murat Bozdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

Minyatürleşen Safevi-Osmanlı Dengesinin Sonu

A+A-

Minyatür Osmanlı-Safevi dengesine katılan dağılmış Arap dünyası enerji kaynaklarından dolayı bir anda kendisini orta doğunun merkezinde yeni bir güç olarak görecekti.

23 ülkeye dağılmış 407 milyon nufuslu, enerji kaynaklarını elinde bulunduran Arap dünyası farkına vardığı potansiyeli, dünya ile girdiği entegrasyonu ele alındığında var oluş koşullarını yeniden dizayn etmek zorundaydı.

Şüphesiz yapay çizgiler ile bölünmüş bir Arap dünyasını yapay yönetimler, diktatörlükler, üretilmiş düşman ve düşmanlıklar bekliyordu.

Arap dünyası var olurken kendisi ile birlikte yeni bir aktörü de var ediyor veya var ediliyordu. Bu toprakların kadim ortaklarından biri olan Yahudiler Avrupa’dan Orta doğuya dönüyorlardı.

Tüm bunlar yaşadığımız yüzyılda orta doğunun konuşulan, tartışılan ve bir türlü dizayn edilemeyen meselelerine dönüşüyorlardı.

Var olamamış Araplar neredeyse Yahudileri yok etmek için tüm enerjilerini harcamışlardı. Araplar kendilerinden çok israili düşündü. Nüfus olarak Arap dünyasının yüzde ikisini oluşturan bir Yahudi nüfusu Arap dünyasının tüm gücünü emen, saptıran acayip bir güç emiciydi.

Arap dünyasının yer altı ve yer üstü zenginliği ile birlikte, nüfus ve toprak gibi avantajları hesaplandığında çok uzun olmayan bir dönemde oyun kurucu olması beklenen bir potansiyel garip! bir şekilde kendi içinde bir sorunlar yumağına dönüştü.

Üretmekten çok tüketen hımbıl bir Oblomova dönüştü.

Bir bakiye niteliği taşıyan ve yeniden tarih sahnesine çıkmayı arzulayan büyük bir zenginliğe sahip Arap dünyası Fars merkezli yayılmacı şii dünyasını dengeleyip, emperyalist gördüğü ve çok uzun bir zaman egemenliğinde kaldığı Osmanlı bakiyesi Türkiye cumhuriyetini küçültmek, aynı zamanda ondan rol çalmak zorundaydı…

Haritaların bize söylediği bir gerçeği eğip bükmeden ortaya koymak zorundayız. Verili Ortadoğu gerçekliğinde Türk-Kürt, Kürt-Fars ittifakı imkansız görünmektedir. İdeolojik fanteziler böyle şeyleri önümüze koymaya çalışsa da dört parçaya bölünmüş Kürdistan’daki tektonik hareketler buna izin vermemektedir.

Çözüm süreciyle yaşadığımız tam olarak buna bir örnektir. Bakur Rojava’nın altına girip yükseltirken, aynı zamanda Rojava Bakur’un üstüne çıkarak buradaki çözümü kendisine bağladı. Yine Başur ve Rojhılattaki gelişmeler, Kuzey ile Güney arasındaki ilişkiler, yine Kerkük ve Efrin’de oluşan enerji merkezleri bizlere depremlerin ve yeni oluşumların nasıl oluşacağı noktasında fikirler vermektedir.

Bu hareketleri okurken, yine bu hareketlerin kimlere yarayabileceğini, kimlerin bu hareketlenmeleri faydaya çevireceği noktasında haritadan tüyolar almaya çalışmaktayız.

Savaşlar ideolojik değil, stratejik yaşanmaktadır. Enerji yolları, su savaşları, nufüs hareketleri dünyanın süper güçlerinin orta doğudaki mevcut güç merkezlerine alternatif güç merkezi arayışları önümüzdeki yıllarda bu hareketlenmelerin daha hızlı ve daha şiddetli olacağını göstermektedir.

Son yüzyılda oluşmuş Suriye ve Irak yapay devletleri hali hazırda çatırdamış, Arap dünyası buna rıza göstermiştir. Bu çatırdama Kürtlerin ortaya çıkardığı enerji ve bu enerjinin ortaya çıkardığı hareket ve deprem tüm yıkıcılığı ile devam etmektedir. Ancak birçok güç deprem sonrası için hazırlıklara başlamış, depremin olduğu yerlerde deprem sonrası duruma yatırım yapmaya başlamışlardır. ABD’nin Rojava ve Başurda oluşturduğu üsler ile Rusya’nın İran’ı yedeğine alarak Suriyede nerede ise kalıcılaştırdığı üsleri deprem sonrası Orta doğunun yeni statükosunun nasıl oluşacağına yönelik adımlardır.

Son zamanlarda Arabistan’ın öncülüğünü yaptığı, Mısır, BAE, v.b. Arap ülkeleri ile yaslanma ve güvenlik ihtiyacı duyan İsrailin oluşturduğu yeni bloğunun sarsmaya çalışacağı blok Orta doğudaki tarihsel Safevi-Osmanlı minyatür dengesidir.

Bunun da tek bir yolu vardır. Enerji kaynakları, bereketli toprakları, elli milyon genç ve dinamik nufusa sahip I. Dünya paylaşım savaşında paysız ve parçalı kalan Kürtlerdir.

Gelecek perspektifinde Kürtler iki rol oynayacaktır. Birincisi birleşen, birleştiren, güç merkezi oluşturan yeni ve dinamik bir orta doğuda güçlü bir oyuncu yaratmak.

İkincisi kendisi güçlenirken Safevi-Osmanlı minyatür dengesini minyatürlükten tamamen çıkarıp Orta doğuda yeni ve herkesin bir şekilde söz sahibi olacağı yeni bir orta doğu yaratmak.

Yeni ittifaklar şekillenirken, orta doğuda tüm bu depremler yaşanırken Kürtlerin Orta doğudaki stratejik müttefikleri Arabistan’ın öncülüğünü yaptığı, Mısır, BAE, v.b. Arap ülkeleri ile bunlara yaslanma ve güvenlik ihtiyacı duyan İsrail’in oluşturduğu yeni blok olacaktır.

Lozan’da haritayı çizenler, gelişen duruma, oluşan enerji merkezlerine paralel olarak haritayı bir daha masaya yatırmış durumdadırlar.

Lozan’ın yüzüncü yılına giderken ortaya çıkan karmaşa, zamanın olgunlaşıp olgunlaşmadığı, enerjinin yeteri kadar birikip birikmediği ile ilgili tarafların, oyuncuların, oyun kurucuların ağır denemeler yaptığı bir ara dönemdir.

Orta Doğu yeni bir yolculuğa çıktı… her halk azığını yanına alsın, uzun yolculuklarda koca halkların bile kaybolabildiği, kayboldu denilen halkların yeniden dirilebildiği tarihin yeni oyunlarına hazır olalım…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum