1. YAZARLAR

  2. Murat Bozdemir

  3. Modern zamanların rasyonelliğine kavuşmadan onun iştahına kavuşmak
Murat Bozdemir

Murat Bozdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

Modern zamanların rasyonelliğine kavuşmadan onun iştahına kavuşmak

A+A-

“Ya herro, ya merro” deyimi tam anlamıyla maalesef biz Ortadoğuluların ve biz Ortadoğulu olan Kürtlerin temel karakteristiğini ele veriyor. İnsanların kişiliklerini, yaklaşımlarını, tavırlarını sosyal medya üzerinden gözlemek, tahlil etmek çok kolay. Sosyal medya hesaplarımız toplumumuzun zihinsel ve duygusal röntgeni gibi…

Bütün olaylarda olduğu gibi bağımsızlık referandumu ve akabinde Kerkük’ün işgal edilmesi, bir gece içerisinde oluşturduğu birden çok gel-gitler ile ne kadar çok Ortadoğulu olduğumuzu, duygularımızın ve anlık tepkilerimizin ne çok travmatik olduğunu ortaya serdi. Akıl ve stratejisi olmayanların sığınabileceği tek şey “ŞOK” psikolojileridir. Şok psikolojisi de oluşturduğu travmalarla bir gece içerisinde birbirlerine zıt onlarca kişilik yaratabilmektedir. İzanı olmayanın mizanı da yoktur; dedikleri tamda böyle bir şeydir.

“Kahraman peşmerge” sözünün hemen akabinde(yeni bir haber ile), ”şişko-hain-pis peşmerge” tweetini atmak; her gelen haber ile benliğimizi ulu orta duvardan duvara vurmak; acizliğin, ne istediğini bilememenin, hesap yapma yerine yeniden ve yeniden “bir kitap okudum hayatım değişti” diyen orta doğulu kişiliğimizi teşhir etmekten başka bir şey değildir.

Bu yüzden hep yeniden başlama ihtiyacı duyarız. Birbirlerini takip eden, tamamlayan, rasyonel, bilimsel, sosyolojik,psikolojik, sebep-sonuç süreçlerinden ise, daha kolay olana “anlık bir bellek yitimi ve yaratımı” oluşturuyoruz. Bu hareket tarzıyla yaralı bir bilinci ölümden kurtarıyoruz. Ancak ortaya dengesiz bir birey ve dengesiz bir toplum çıkarıyoruz.

Yüz yıl içinde büyük bedeller ile oluşturulmuş değerler bir anda ya “zafere ve güce tapıcığın kurbanı”, ya “emek ve değer üretmemiş olmanın, tüketmenin doyumsuz iştahına” ya da “hizipçiliğin jakobenizmine” kapılarak tweeter ve facebook mabetlerinin sunaklarında kurban vermekteyiz.

Modern zamanların rasyonelliğine kavuşmadan onun iştahına kavuşmak bizleri futursuz, değersiz, muhteris bir canavara çevirmiş durumda. Saygısız bir kuşak ve kültür yaratmanın bumerang etkisi yaratacağını hepimiz hep birlikte yaşayarak göreceğiz. Günler, aylar ve yılların birikimi ile üretilip önüne gelen her emeği(dakikalar ve saniyeler içersinde) bir anda iştahla tüketenlerin, dönüp dolaşıp kendilerini de bu kadar ucuz pazara çıkaracağı hayatın sünnetidir.

Tüm bunlardan hareketle “Barzani” kavramsallığının hangi çaba ve bedeller ile oluştuğunu, hala otururken adabı, saygıyı bir kişiliğe dönüştürmüş büyüklerimizden tekrar dinlememizin aciliyeti ortadadır. Yüzyıllık büyük bedellerin; kişilik yaratımını saygı ve emek yoluyla değil, o emeği tüketerek sağlamaya çalışanlara tarihin ve hakikatin diliyle karşı koymak, bu toplumun canı acıyarak; canını, malını, kuzularını vererek bir yere getirdiği değerlerinin istismar edilmesine izin verilmemelidir.

Alt yapı üst yapıyı oluşturuyor. Maddi ve manevi üretimi olmayan toplumların üst yapısı da böyle pespaye oluyor demek ki…

Ayrıca hissetmenin en az akl etmek kadar önemli olduğunu bilen bizlere Kur’an;

“Duygulanmaz mısınız?”

yerine-sürekli,

“Akletmez misiniz?”

deyişini daha iyi anlıyorum.

Herkese ihtiyacı olan söylenirmiş…

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum