1. HABERLER

  2. KÜLTÜR-SANAT

  3. Musul’un tarihi eserleri karaborsada
Musul’un tarihi eserleri karaborsada

Musul’un tarihi eserleri karaborsada

Prof. Dr. Abdullah Hurşit, “Terör örgütü IŞİD gelmeden önce, Musul bölgesinde yüzlerce tarihi mekan vardı. Ne yazık ki bütün tarihi eserler IŞİD’in eline geçti” diyor.

A+A-

 Prof. Dr. Abdullah Hurşit, “Terör örgütü IŞİD gelmeden önce, Musul bölgesinde yüzlerce tarihi mekan vardı. Milattan önce 2000’li yıllarda kurulan Asuri İmparatorluğunun sınırları Neynewa, Nemrut, Hursibadi bölgelerini de içine alıyordu. Bunlarla birlikte tarihi Hezar kenti de milattan önce 2. yüzyılda kuruldu. Hezar kenti o dönemde mimarinin ve sanayinin başkenti konumundaydı. Ayrıca Irak’ın ikinci büyük müzesi olan Musul müzesi 1952 yılında kuruldu. Müzede binlerce tarihi eser sergileniyordu. Ne yazık ki saydığımız bütün bu tarihi eserler IŞİD’in eline geçti” diyor.

 

Milyonlarca kitap IŞİD’in elinde

 

İŞİD, Musul’a saldırmadan önce tehlikeyi sezen Hurşit, 2014 yılında Fransa’nın başkenti Paris’te düzenledikleri bir konferansta İŞİD tehlikesinden bahsettiğini ve aradan 7 ay geçtikten sonra korktuklarının başlarına geldiğini belirtti.

 

“İŞİD ele geçirdiği tarihi eserleri yavaş yavaş karaborsada satışa çıkardı. Böylece terör örgütüne petrol dışında yepyeni bir gelir kapısı açıldı” diyen Hurşit, çok önemli bir iddiada bulundu. Hurşit’e göre, İŞİD’in yayınladığı videolarda parçaladığı ve patlattığı tarihi eserlerin hepsi kopyaydı. Aksine İŞİD, eserlerin gerçeklerini koruma altına alarak, kara borsada satıyordu. Bunu ispatlayacak en önemli kanıtta, uluslararası karaborsada Musul ve Suriye’ye ait tarihi eserlerin çoğalmasıydı.

 

İŞİD sadece taşınabilir tarihi eserleri ülke dışına kaçırarak karaborsada satmaya kalkmadı, aynı zamanda ele geçirdiği yerlerde geçmişleri 1500 yıl öncesine kadar dayanan farklı dinlerin ibadet merkezlerini, camileri, el yazmalarının korunduğu özel mekanları, 30 kilise, 1200’e yakın Hıristiyan el yazması, Şiilerin kutsal mekanlarını, bundan 1300 yıl öncesine ait olan Hz. Yunus türbesi ve Hz. Danyal’in de yer aldığı birçok peygamberin türbesini de tek tek patlatarak yerle bir etti. İŞİD ayrıca Musul kent merkezinde bulunan onlarca tarihi heykel ve taş yapıyı da tamamen yok etti.

 

Arkeolog Prof. Dr. Abdullah Hurşit’le yaptığımız söyleşinin devamında Musul’un o muhteşem kütüphanesine de değindik, Hurşit şunları dile getirdi. “Musul Kütüphanesi’nde yüzyıllarca öncesine ait kitaplar bulunuyordu. Sadece kitap olarak 112.702 eser vardı. Ayrıca kütüphane içerisinde bulunan Merkezi Evkaf binasında da halen matbaada çoğaltılmayan 8.000 adet el yazması bulunuyordu. Musul Üniversitesi’ne ait kütüphanede ise yarım milyona yakın bilimsel kitap, doküman ve araştırma yazısı bulunuyordu” diyor.

 

Bas Gazetesi ile yaptığı söyleşide, İŞİD tarafından yurtdışına kaçırılan tarihi eserlerin ülkeye geri getirilmesi için yaptıkları çalışmalar hakkında da bilgi veren Hurşit, İŞİD’in Musul’u işgalinden sonra uluslararası platformlarda birkaç konferans düzenlediklerini ve bu konferanslarda Irak’a ait olan tarihi eserlerin geri gönderilmesi konusunda destek aradıklarını belirtti. Konferanslarda ilgili tarafları 1954 Uluslararası Lahey Sözleşmesi, 1970 UNESCO sözleşmesi ve Irak’a ait tarihi eserlerin korunmasına yönelik imzalanan 1972 uluslararası sözleşmeyi hatırlattıklarını sözlerine ekleyen akademisyen Hurşit, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“ Tüm uyarılarımıza rağmen ne UNESCO nede diğer ilgili tarafların hiçbiri bizi dikkate almadı. Geçen süre zarfında Erbil’de Süleymaniye’de ve Ürdün’de konferanslar düzenledik. Fakat şuana kadar elle tutulur bir ilerleme kaydedilmiş değil. Musul Arkeoloji müzesinde 90 kadar arkeolog ve tarih bilimci çalışıyordu. Şuana kadar yapılan operasyonlar sırasında tarihi eserlerin korunması için bu kişilerden birilerinin de operasyonu yakından takip etmesi yönünde bir talep gelmedi. Herhangi bir işbirliğine veya ortak çalışmaya da şahit olmadık.”

Peşmerge’nin, Kürdistan Bölgesi’ndeki arkeologların ve ilgili kurumların tarihi eserlerin korunmasına daha çok önem verdiğini ve buna bir örnekte veren Hurşit, Hursibat bölgesinde mevzi kazan Peşmergelerin tarihi bir yapıya rastladığını, bunun üzerine hemen Akre Arkeoloji kurumunu bilgilendirdiğini, hızla bölgeye ulaşan uzman ekip sayesinde tüm eserlerin koruma altına alındığını belirtti.

 

Bağdat gerekli hassasiyeti göstermiyor

 

Bağdat hükümetinin ilgisiz tavırlarından duyduğu üzüntüyü tekrar dile getiren Hurşit; “Bağdat, uçaklardan bugüne kadar yüz binlerce bildiri dağıttı. Fakat hiçbir bildiride tarihi eserlerin korunması hususuna yer vermedi. Ayrıca şuana kadar tarihi eserlerle ilgili en küçük bir eğitim ve bilgiyi ne Irak ordusuna nede Peşmerge güçlerine vermiş değil. Buna rağmen pes etmedik ve küçük bir ödeneğe sahip olmamıza rağmen kıt kanaat imkanlarla İngilizce, Kürdçe ve Arapça dillerinde bir kitapçık bastırdık. Tarihi eserlerin yerleri ve resimlerinin de yer aldığı 1400 kitapçığı operasyon güçleri üzerinde dağıtmayı başardık. Havadan yapılan bombardımanlarda tarihi yerlere zarar gelmemesi için de kitapçıkların bir kısmını hava kuvvetlerine ve koalisyon güçlerine ulaştırdık” diye konuştu.

 

Sürdükleri çabaların devam edeceği yönünde de bilgi veren Hurşit, gelecek yılın Ocak ve Şubat aylarında bir takım çalışmalar yürüteceklerini belirtti. Yapacakları çalışmaları arasında ülkeye gelecek İtalyan arkeologlarla birlikte Musul tarihi eserleri hakkında kurs vermek, Musul Arkeoloji Müzesi’nin eski çalışanlarına eğitim devresi açmak, Musul’daki tarihi eserlerle ilgili geniş kapsamlı bir rapor hazırlamak ve Şengal minaresinin yeniden restore edilmesinin yer alacağını da sözlerine ekledi.

 

Söyleşisinin son bölümünde, iki önemli tarihi kente de değinen Prof. Dr. Abdulla Hurşit, “Nemrut ve Hezar kentleri iki önemli tarihi kenttir. Nemrut, milattan önce 13. Yüzyılda kuruldu ve Asuri İmparatorluğunun başkenti oldu. Hezar ise Hz. İsa’dan önce Bizans döneminde kurulmuş bir kent. Fakat ne yazık ki her iki kent İŞİD tarafından yerle bir edildi” diye konuştu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.