1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. örgüt üyeliğinden Gülmen ve Özakça’nın 20 yıla kadar hapsi istemi
örgüt üyeliğinden Gülmen ve Özakça’nın 20 yıla kadar hapsi istemi

örgüt üyeliğinden Gülmen ve Özakça’nın 20 yıla kadar hapsi istemi

...

A+A-

KHK’yla ihraç edildikleri işlerine dönmek için 76 gündür açlık grevi yaparken dün akşam saatlerinde tutuklanan eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça için ‘silahlı terör örgütü üyeliği’‘Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet’ ve ‘terör örgütü propagandası’ suçlarından 20 yıla kadar hapis cezası istendi.

Gülmen ve Özakça için yakalama ve arama kararının gerekçesi, açlık grevinin ölüm orucuna dönüşebileceği, Tekel ve Gezi benzeri eylemlere sebep olabileceği olarak açıklanmıştı.

‘Silahlı terör örgütü üyeliği’nden işlem yapılan iki eğitimci tutuklanmıştı.

AA’nın haberine göre Gülmen ve Özakça hakkında hazırlanan iddianame, daha önce açılan kamu davasının bulunduğu Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’ne birleştirme talebiyle gönderildi.

‘Masum hak arama talebinden çıktı’

İddianamede, DHKP-C’nin ‘açık alan memur yapılanması’ olduğu belirtilen ‘Devrimci Memur Hareketi’ (DMH) içerisinde faaliyet gösteren bazı kişilerin, KHK’yla görevden ihraç edilmeleri nedeniyle Kasım 2016’dan itibaren Ankara’da basın açıklaması ve oturma eylemleri gerçekleştirdiği belirtildi.

Gülmen ve Özakça’nın, kolluk güçlerince takip edilmeye başlandığı ifade edilen iddianamede, sanıkların DHKP-C ile bağlantılarının belirlendiği savunuldu.

İddianamede, gözaltına alındıktan sonra çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Gülmen ve Özakça’nın, oturma eylemlerini açlık grevine dönüştürdüğü, sanıklar ve yedi kişi hakkında ‘terör örgütü üyesi olmak’ ve ‘örgütün propagandasını yapmak’ suçundan kamu davası açıldığı kaydedildi.

İki eğitimcinin ‘DHKP-C’nin desteğiyle eyleme aralıksız devam ettiği ve Kültür Mahallesi’nde tuttukları evde eylemin ‘Ölüm Orucu Direniş Evi’ adı altında sürdürüleceği yönünde başsavcılığa bilgi verildiği’ aktarılan iddianamede, 21 Mayıs itibarıyla süresiz açlık grevinin ‘DHKP-C yapılanmalarınca organize edildiği ve masum hak arama talebinden çıkarak örgütün eleman devşirme çalışmalarına dönüştüğü’ iddia edildi.

İki eğitimcinin 22 Mayıs’ta gözaltı işlemi uygulamaya çalışan güvenlik güçlerine direndiği de kaydedildi.

İddianamede Özakça ve Gülmen’in savcılık ifadelerine de yer verildi.

‘Eylemlerin DHKP-C’nin inisiyatifiyle gerçekleştiği’

Fotoğraf: Reuters

Görevden uzaklaştırılması ve meslekten ihraç edilmesinin haksız olduğu gerekçesiyle tepki olarak oturma eylemine başladığını ifade eden Özakça, göreve iade talebinin reddedilmesi nedeniyle eylemini açlık greviyle sürdürdüğünü dile getirdi.

Herhangi bir terör örgütüne üye olmadığını söyleyen Özakça, örgüt adına da protesto ve eylemde bulunmadığını söyledi.

İddianamede, Nuriye Gülmen’in de Özakça’nın beyanlarına benzer ifade verdiği belirtildi.

İddianamenin sonuç bölümünde şu tespitlerde bulunuldu: “Şüphelilerin terör örgütünün talimatlarıyla eylemleri gerçekleştirmesi, eylemlerde terör örgütüyle özdeşleşen slogan atmaları, gözaltı işlemleri sırasında güvenlik güçlerine etkin direnmeleri nazara alındığında, söz konusu eylemlerin terör örgütü DHKP-C’nin inisiyatifiyle gerçekleştiği, bu eylemle terör örgütünün ve amacının propagandasının yapıldığı, gerçekleştirdikleri eylemler ve tespitlerden şüphelilerin DHKP-C içerisinde faaliyet yürüttükleri anlaşılmaktadır.”

‘Sosyal medyada sahiplenildi’

‘Gülmen ve Özakça’nın hareketlerinin terör örgütü DHKP-C’ye özgü bir eylem olduğu’ anlatılan iddianamede, açlık grevinin ‘ülke genelinde örgütün organizesinde yürütüldüğü, ayrıca bunların örgüte müzahir internet siteleri ve sosyal medyada sahiplenildiği’ belirtildi.

İki eğitimcinin açlık grevini ‘terör örgütünün talimatıyla yaptığı ve sürdürdüğü’nün savunulduğu iddianamede, açlık grevinin ‘masum bir hak arama faaliyeti’ olarak değerlendirilemeyeceği kaydedildi.

‘Gezi benzeri eylemler’

İddianamede, eylemlerin devam etmesi halinde şüphelilerin durumunun kötüleşmesiyle devletin sorumlu tutulacağı ve bu kapsamda kampanyalar yürütülerek ‘Gezi benzeri’ eylemlerin planlandığına dikkat çekildi.

Bu nedenlerle sanıklara ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’‘Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet’ ve ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçlarından 20 yıla kadar hapis cezası verilmesi istendi.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.