1. YAZARLAR

  2. Mehmet Pala

  3. ÖZGÜR KURDİSTAN YOLCULUĞUNDA “ÜRETMEDEN ASLA”
Mehmet Pala

Mehmet Pala

Yazarın Tüm Yazıları >

ÖZGÜR KURDİSTAN YOLCULUĞUNDA “ÜRETMEDEN ASLA”

A+A-

Kürtlerin yok sayıldığı, Kürt hakikatinin zor ile üstünün örtüldüğü uzun bir tarih kesitini geride bırakmış bulunuyoruz.

    Varlıklarını Kürdün yokluğu üzerine inşa eden egemen devletlerin Kürt sosyolojisinde yaratmış olduğu tahribat ile oluşmuş geriliğin giderilmesi ve gerçek bir özgürlüğe ulaşılabilmesi için yoğun ve çok boyutlu çalışmalar bizleri bekliyor.

    Yüz yılı aşkın bir süredir Kürd milleti işgalci gasıplara karşı büyük bir mücadele vererek bugün asimilasyoncu, inkarcı ve yok edici politikaları geriletmiştir.

    Defance/direniş filmindeki bir replik değinmek istediğimiz mevzuya parmak basıyor…  Aile fertlerini ve akrabalarını Hitler faşizminin katliamlarında yitiren iki kardeşten duygusal olanı elindeki tüfek ile Hitlerin faşist ordusuna karşı çıkmak ve ailesinin intikamını almak ister. Fakat iki kardeşten büyük olanı kardeşinin bu eylem girişimine engel olur ve şu repliği dile getirir. “ yaşamayı başarmak faşistlerden en büyük intikamı almaktır”.  Evet Kürtler geniş bir coğrafya da yaşamayı başardı. Bütün katliamlardan, sürgünlerden, zorunlu iskan uygulamalarından sıyrılarak bugüne Kürt olarak ulaşabilme başarısını göstermiştir. Bundan sonrasında ise özgürlüğün, refahın, medeniyetin ve bütün dünya milletleri içerisindeki siyasal statüsünü muhkem bir şekilde tesis etmenin mücadelesi içerisinde olacaktır. Bunu başarmanın yolu ise artık mağduriyet üzerinden kendini ifade etmeyi terk etmekle ve gerekli olan her alanda üretim yapmakla mümkün olacaktır.

     Mazeretlere sığınarak elindeki imkanları değerlendirmekten uzak yaklaşımlar sergileyen her Kürt kendisine düşen sorumluluğu yerine getirmemiştir. Sahip olduğu yeteneklerini ve çevresinde bulunan imkânları yerli yerince ve verimli bir şekilde kullanarak üretimde bulunmak her birimizin sorumluluğudur. Bugün Kürdistan’ın her bir parçasında yaşamakta olan ve diaspora da bulunan Kürtler günümüzü ve geleceğimizi inşa etmek için üretime dayalı projelere katkı sunarak tarihsel sorumluluklarını ifa edebilirler. Bu desteklerinin ne kadar önemli olduğunu kapımıza gelip dayanmış olan fırsatları değerlendirme de ki yetersizliklerimize bakarak anlayabiliriz.

      Eğitim alanında özgün ve özgür bir çalışma yapa bilmeleri için gençlerimizi dünyanın her bir tarafına gönderip bilimsel temel de yeteneklerle donatmak gerçek özgürlüğün eşiğine getirir bizleri. Özellikle Kürdistan’ın kuzeyinde yaşayanların üzerinde titizlikle durması gereken bu konu hayati derecede önem arz etmektedir. Türk milli eğitim sistemin de zihinsel iğdişe maruz kalan Kürt gençlerinin ziraat, hayvancılık, bilişim, bilumum mühendislikler, iktisat, hukuk, felsefe, sosyoloji, psikoloji ve dil alanlarında öğrenim görebilmeleri için lisans ve lisans üstü düzeyinde öğrenim görebilmeleri için Türkiye dışına çıkmaları sağlanmalıdır. Kürt gençleri içindeki dehaların yüzeysel yaklaşımlarla politize edilmesi ve sloganlarla kendini tatmin eder hale gelmesi gelecek açısından tehlikelidir. Ortadoğu devletleri ayarında bir Kürdistan da yaşamaya mahkûm olmak istemiyor isek bilimin ve temel insan haklarının ışığını Kürdistan’a taşımamız zorunludur. Refah düzeyi yüksek, her bireyinin temel insanî haklardan yararlandığı çoğulcu, bağımsız Kürdistan ancak ve ancak Ortadoğu da ki atalet iklimini ve tüketici gerçekliği aşan yetişkin bireylerle mümkün olacaktır. Bu bireylerin yetişmesi için herkes kendisine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir.  Böylesine bireylerin yetiştirilmesi için gerekli iklimin ve havzaların oluşmasında herkese rol düşmektedir.

Aydınlar ve dini rehberler bu iklimin oluşması için farkındalık yaratabilirler.

Edebiyatçılarımız, şairlerimiz, görsel sanatı icra eden sanatçılarımız bu iklimin oluşması için motivasyonun sağlanmasında büyük roller üstlenebilir.

Sanayicilerimiz, çiftçilerimiz, tüccarlarımız böylesine bir havzanın oluşmasını finanse edebilir.

Öğretmenler, akademisyenler gençliği bu anlamda kanalize edip yönlendirmeler yapabilir.

Bürokratlarımız, diplomatlarımız bu iklim ve havzanın meşruiyet zemininin tesisine katkıda bulunabilir, gençlerin hedef ülkelerde öğrenim görmelerini kolaylaştırabilirler…

Evet, mümkün olanı söylüyoruz… Üretebilen bağımsız Kürdistan’ın inşası için zor olan ama olması gerekenleri söylüyoruz.

Mümkün olan fakat bugüne kadar gerçekleştirilemeyen makul isteklerin hayat bulmasını engelleyen nedenler nelerdir?

Hangi handikaplarımız mevcuttur?

  1. “Gerekliliğine olan inancımızın” zayıflığı
  2. Bireysel ve örgütsel “bencilliğin” aşılamamış olması
  3. Ulusal bilincin “ideolojik” yaklaşımlarla sönümlenmesi, engellenilmesi
  4. Kendini küçümseme ve büyük ideallere olan “inançsızlık”
  5. Boş işleri yapılması gereken asli işlerin yerine koyarak “sapmak”
  6. Sömürgeleştiğinin bilincinde olamamak
  7. Manipülasyonlarla işgalcilerinin belirlemiş olduğu çerçevelere hapsolmak
  8. Tarih bilincinden mahrum olmak
  9. Diş müdahaleye açık, birbirinden uzaklaşmış bir ulus olmak
  10. Atalet, tembellik, vurdumduymazlık

Ve, daha da artırılabilecek olan bu handikapların aşılması mümkündür.

Tüketen bir millet olmaktan çıkıp üreten bir toplum olmak zorundayız. Ve bu zoru başarabiliriz…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum