1. YAZARLAR

  2. Murat Bozdemir

  3. REHİN POLİTİKALARININ PANZEHİRİ SİYASİ CİNAYETLER MİDİR!
Murat Bozdemir

Murat Bozdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

REHİN POLİTİKALARININ PANZEHİRİ SİYASİ CİNAYETLER MİDİR!

A+A-

REHİN POLİTİKALARININ PANZEHİRİ SİYASİ CİNAYETLER MİDİR!

 Yaşadığımız topraklar koca bir kara deliğe dönmüş durumda. Biraz sonrasını, yarını görebilen, tahmin edebilen kimse kalmadı. Olabildiğince karamsar ve kötücül bir hava var. Her eylem savaşın, kanın ve ağır hesaplaşmaların temelini sağlamlaştırıyor.

Bazen özeleştirimizi yapmak zorunda kalıyor, yüzleşiyoruz.

Yakın tarihimiz siyasi soykırımların şahitliğini yapar niteliktedir. 2 Mart 1994’te polis TBMM’ ye girdi ve Kürt milletvekillerinin ellerine kelepçe takarak gözaltına aldı. Leyla ZANA o zamanların sembol ismiydi, şimdilerde rahmetle andığımız Orhan DOĞAN’da o ekibin bilge kişilerindendi. Yeni yeni sahneye çıkmaya çalışan Kürt siyaseti devletin terbiye sürecine sokulmuş, ilk siyasi soykırım; “yılanın başını küçükken ezeceksin” politikasıyla hayata geçirilmişti.

Peki ne oldu?

Faşist hezeyanlar eşliğinde Leyla ZANA’yı derdest edenler amaçlarına ulaşabildiler mi?

Kürtlerin kesk-sor u zer’ine, Leyla’nın iki kelam Kürtçesine katlanamayacak kadar ırkçı olanlar nereye gittiler?

Yaklaşık 25 yıl sonra Kürt siyasi geleneğinin, Leyla Zana’nın 80 arkadaşıyla geri dönmesine engel olabildiler mi?

Ölen asker ve gerilla çetelesinde bir düşüş mü var?

Toplumsal barışa ne kadar hasret olunduğunu bir vaha gibi gelip geçen çözüm sürecine olan teveccüh göstermedi mi!

Peki ya şimdi!...

Her şeyin bumerang etkisi yaratan sünnetullahını hepimiz bilmiyor muyuz?

Men deqqe duqqa!

Siyasi soykırımların kendisiyle birlikte siyasi cinayetlere davetiye çıkaracağını hepimiz adımız gibi biliyorduk-biliyoruz.

Bu kadar denenmişliğe rağmen akıntıya kürek çekmede bu inat niye?

Ekim 2014’te kararı alınan ve 24 Temmuz 2015’te Kandil’e hava operasyonlarıyla başlatılan ve topyekûn imha hedefiyle yürütülen ‘Çöktürme Planı’ yalnızca illegal faaliyetler için değil, Kürtlerin var olduğu tüm alanları içine alacak kadar genişti. Bu yüzden adı ÇÖKTÜRME hareketiydi.

Sivil ayağında onlarca stk kapatıldı, cemaatlerde tasfiyeler ve bölünmeler sağlandı, insan hakları derneklerine had bildirilerek mecralarından çıkarıldı.

Bunun siyasi ayağı tam anlamıyla bir siyasi soykırım şeklinde işletildi.

Kasım 2016’da HDP Eş Başkanlar Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ tutuklandılar. 6 milyon oy almış bir partinin eş başkanları, milletvekilleri bir anda düğmeye basıldı ve içeri alındılar.

Dışarda kalanlar da göz dağı verilircesine içeri-dışarı sarmalında psikolojilerinin bozulması için bütün psikolojik savaş taktikleri denendi ve deneniyor. Tüm bunlara bağımsız yargı karar verdi!

HDP’nin yüze aşkın seçilmiş belediyesine kayyım atandı. Tüm belediye başkanları ve encümenler cezaevlerine alındı. HDP’li siyasilerin şu an cezaevlerindeki sayısı on bine yaklaşmış durumda. Referanduma giderken dışarıda parti örgütü olmayan, hepsi cezaevinde olan bir HDP bırakıldı. Coğrafya siyasetsizleştirildi. Bu coğrafyanın Türkiye’ye olan etkisi minimize edildi. Şüphesiz bunların hepsi Kürt siyasetini çöktürme operasyonuydu.

Artık tüm dünya biliyor ki bu, Kürtlerin baas rejiminden kurtulup insan gibi yaşama azmi ve iradesinin ortaya çıkmasının engellenmesi amacıyla başlatılan, kadim Türk devletinin AKP-MHP ortaklığı ile ortaya koyduğu Türk devlet aklıydı.

Çöktürme o kadar detaylıdı ki bu yalnızca içerde olmayacak, dışarıda da bu engellenecekti. Kürtlerin Türkiye cumhuriyetiyle 1000 km’lik komşuluk ilişkisinin olamayacağı düşüncesinin BEKA sözcüğüne indirgenmesiydi.

Beka sorunun çözümü Kürtlerin varoluşlarını tamamlamaması, Kongo cumhuriyetinde dahi olsa tüzel bir kimliğe kavuşmamalarıydı. Çünkü Kongo’da dahi olsa özgürlüğü tatmış, eşitliği kavramış bir Kürt Türkiye Cumhuriyetinde haklarından mahrum bir şekilde yaşayan bir Kürt için kötü bir örnek teşkil edecekti.

Lafı çok uzattığımızda büyüklerimiz araya girer ve;

Yani(çe) ne! der.

Yani siz yarın seçime gireceksiniz. Siz de ve araştırma şirketlerinizde biliyor ki kayyımların yüzde doksanı zer, zor ve tezvir de olsa kazanamayacak. Çünkü gerçek değil. Kayseriden gelip gece polis evinde yatıp, zırhlı eskortla belediyeye giden ve ordan tekrar polis evine zırhlı eskortlarla dönen bir kayyımın bu halka gerçek anlamda değme imkânı yoktur.

Din üzerinden yaptığınız propagandanın da gerçekçi olmadığını birileri size hatırlatsa iyi olur. Onbinlerce kişiyi iftarlara taşımak, bunu bir hizmet gibi sunmak gerçek değil, gerçekçi değil ve bu sizi buralarda seçilmiş meşru belediye başkanları ve milletvekillerinin yerine koymaz.

Siyaset bitmiştir diyebilirsiniz. Evet hali hazırda Kürdistanda siyaset bitmiştir. Siyasetin bittiği yerden peki ne bekliyoruz. Gerçekçi olalım. Bu siyasetsizlik devleti geçici bir halüsülasyonla her şeye hakim kılmıştır. Ancak bu siyasetsizlik en çok AKP siyasetini vurucaktır. Devletin gücüyle Kürdistanda var olan bir AKP kendi öz tabanını da kaybedecektir. Unutmayalım, bürokraside en güçlü erk hala milliyetçi, devletçi(mhp-chp) kesimdir. AKP, Fettullah gülen operasyonlarından sonra bürokrasideki bütün kadrolarını kaybetmiştir. Bütün belediyeleri yöneten bürokrasidir. Bunun sonuçlarını en çok kendileri görecektir.

Ne olursa olsun sivil siyaset kendisine yer açmalıdır. Siyasetin merkezine ölüm gibi geri dönüşü olmayan yaklaşım ve tarzlar asla kabul edilir değillerdir. Bölgede partiler arası geçişkenliği bizzat seçim verileri bize göstermektedir. Her ailede farklı partilere aidiyet besleyen insanlar bulunmaktadır. Bu tarz aşılamayacak bariyerler koyan yaklaşımlar en başta Kürt Özgürlük Mücadelesine zarar verecektir. Kürt Özgürlük Mücadelesi bir parti ve hizbin değil topyekün ortadoğuda bir halkın var olma, doğum sancısıdır.

Nasıl ki Türk siyasal aklı rehin politikalarında başarılı olamadıysa aynı zamanda hiç kimse siyasi cinayetlerden bir mücadele çıkaramıyacaktır.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.