1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Günay

  3. Tarih ve Sosyal Hareketlerde "Niçin? " Sorusu
Yılmaz Günay

Yılmaz Günay

Yazarın Tüm Yazıları >

Tarih ve Sosyal Hareketlerde "Niçin? " Sorusu

A+A-

Tarih nedir? Bu soruya verilen yüzlerce cevap olsa da ve hemen hemen hepsi de içinde doğruluk barındırsa da biz de tarihin  tanımını şöyle yapabiliriz: Tarih gece karanlığında yakılan fener gibidir. Nasıl ki fener gecenin karanlığını yırtıyorsa tarih bilgi ve bilinci de insanlığın içinde bulunduğu cehalet karanlığını ve yolların ayrılış anında hakikate çıkan yolu aydınlatan ışıktır. Bu belki fazlasıyla öznel bir tanım gibi görünebilir. Fakat amaç olgusu çerçevesinde düşünüldüğünde bu tanımın nesnel boyutu gün yüzüne çıkar. Burada kastettiğimiz amacı şu iki ana eksende açıklayabiliriz:

1. Tarih öğretiminde amaç.

Tarih okuma ve öğretiminin amacı; insan zihnine evrende ve hasetten dünyanın hareket sisteminde yeni, değişik ve sıra dışı bir şey olmadığı hakikatini bütün berraklığıyla göstermektir. Teknolojik zihin bir yana güneş binlerce yıl önce de aynı insanlığın üzerine doğuyordu, bugün de aynı insanlığın üzerine doğuyor. O gün insanların temel gereksinimleri nelerse bu gün de üç yukarı beş aşağı aynıdır. O gün hareketler hangi amaçla yapılıp  ne sonuçlar doğuruyorsa bu gün de aynı hareketler aynı  sonuçları doğuruyor. Yani gök kubbe altında yeni bir şey yok.  Bunu binlerce yıl önce yazılan Eski Ahitte de görebiliyoruz, modern yazımlarda da. Eski Ahitte Hz. Süleyman'a yazılan bölümde bu gerçek çok çarpıcı bir şekilde vurgulanmıştır.  " Önce ne olduysa, yine olacak. Önce ne yapıldıysa, yine yapılacak. Güneşin altında yeni bir şey yok. Var mı kimsenin ' bak bu yeni! ' diyebileceği bir şey. "

Tarih öğrenmek ve tarih bilincine sahip olmak insana bu hakikati aşikâr eder. Ve sonuçları tecrübe edilen hareketlerin yapılma aşamasında insanın zihnini kullanarak sonuca gitmesini sağlamak için insana tarih öğretilir ya da tarih öğrenilir.

 

2. Fikriyat ve harekette amaç.

Nasıl ki varlığın var oluşunda bir amaç varsa aynı şekilde varlığın hareketinde de bir amaç vardır. Cansız varlıklar içinde bir can taşımıyor olmalarına rağmen varlıklarındaki ruhun gerektirdiği çerçevede bir amaca hizmet eder. Bağrında bir can taşıyan varlıklarda ise hareket iki farklı yolla ortaya çıkıyor olsa da her ikisi de amaçlıdır.  Hareket ister reflekstif olsun isterse de öğrenilmiş bir hareket olsun her ikisi de bir amaç güdüsüyle ortaya çıkar ve o amaç geçerliliğini koruduğu sürece devam eder ve amacına hizmet edecek en kestirme yolda varlığını açığa çıkarır.

 Bağrında bir can taşıyan ve bu canın varlığını devam ettirip ona anlam katan ruha ve de onun amaç olgusunun en büyük nişanesi olan irade barındıran insanın da her hareketi amaçlıdır.  İnsan zihni soyut düşünme evresinde dahi bir amaç çerçevesinde çalışır.  Sonsuz irade kaynağı ve hiç bir şeyi amaçsız ve anlamsız yapmayan, yaratmayan Allah'ın yeryüzündeki iradesinin temsili yetini taşıyan insanın her hareketi bir değer üzerine ortaya çıkar ve bir amaca hizmet eder. Aklımıza gelebilecek her hareketimiz, her davranışımız amaç ve değer heybelerini omuzlayarak ortaya çıkar ve bu doğrultuda varlığını devam ettirir.

Bu çerçeveden olarak tarih öğrenimi de,  Kur'an'ı Kerim'in tabiriyle, "ibret almak" yani sonuç çıkarıp ona göre yolların ayrılış anında hakikate çıkan yolda yürümek içindir. Amaç, sebep ve sonuç bağlamında yürünülen yolu aydınlatmaktır.

Not: konu bütünlüğünü korumak için burada bir virgül koyalım. Bunu bir giriş olarak kabul edip Sosyal Hareketlerde Tarih Öğrenimi ve Niçin sorusunun bu çerçevede irdelenmesini bir sonraki yazıya bırakalım...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum