1. YAZARLAR

  2. Yılmaz Günay

  3. Tarih  Zaman ve An
Yılmaz Günay

Yılmaz Günay

Yazarın Tüm Yazıları >

Tarih  Zaman ve An

A+A-

Tarih insanın birey ve toplumsal olarak ortaya koyduğu davranışlarının, zihin dünyasının ürünü olan eser ve oluşumların, yüreğinden gelen tepkilerin hareket olarak varlık alemine çıkmasının sonucu şekillenen canlı bir organizmadır. Zaman ise bütün  bu kendini var etme olgusunun sürecidir. An ise kalp ve aklın hareket olarak ortaya çıkıp zamanla bütünleşme durumdur. Zaman ve an tarihi kalp ve akılla şekillendirip, tarihle birleştiren asıl olgudur. Bu bir oluş sürecidir.   Bu süreç bir çok alanda kemale ermişse de insanın insani erdem ve sorumluluğu alanında hâlâ ergendir ve hâlâ 'dünkü çocuk ' misali kemale ermekten çok uzaktır.  Hem kalbi olarak ve hem de aklı melekeleri yönünde bunu hemen hemen her davranışında ve her icraatında ortaya koymaktadır.

 Bu ergenlik ne insanın biyolojik ve fizyolojik bir eksiğinden kaynaklanıyor.  İnsan , bilimsel verilerle kanıtlandığı gibi, fizyolojik ve biyolojik olarak mükemmellik boyutunda var edilmiş bir varlıktır.  Allah insanı en mükemmel şekilde yarattığını dile getirirken Allahualem bu mükemmelliği vurgulamaktadır. Beşerlikten insanlığa geçerken kazandığı bu mükemmellik onun insanlığıyla alakalı olmazsa da beşerliğinin fizyolojik ve biyolojik olarak mükemmelliğini gösterir.

İnsanın insan olarak ergenliği ne de hikayesinin genç olmasıyla alakalıdır. Yapılan bilimsel araştırmalar insanın bir beşer olarak yeryüzündeki serüveninin yaklasık olarak 550 ile 600 bin yıl arasında olduğunu ortaya koymaktadır. Bu da hiçte küçümsenecek bir süre değildir. Hem kalbi ve hem de akli olarak olgunlaşıp kemale ermek için gayet yeterli bir süredir.

Zamanın bu yeterliliğine rağmen hâlâ ergen olması onun eksikliğinin bir ürünü değildir. Aksine onun tarih, zaman ve an olgularını kavrayamamasıyla alakalı bir durumdur.  Tarihe getirilen ve çoğunlukla kabul gören bir tanımlama getirirsek; tarih bir tecrübeler birikimidir. Eğer evren sürekli bir oluş içindeyse, ki öyledir.  Eğer varlık sürekli bir olgunlaşma, kemale yolculuk halindeyse, ki öyledir.  İnsan bu oluş ve olgunlaşma yolculuğunda erdemleşmiyor,  kalbi ve akli melekelerini ortaya koymuyorsa ve tersine bir yolculuğa çıkıp insani özelliklerini yitirip beşerileşerek vahşileşiyorsa, insanlığın emarelerinden bir bir sıyrılıyorsa,  aklını ve kalbini birikimler üzerinde bina edeceğine hâlâ ve her şekilde deneme yanılma yöntemiyle yol almaya çalışıyorsa bütün bu gerçekler insanın eksikliğinin, daha doğrusu ergenliğinin en aşikar göstergesidir.

 

İnsan ve toplumlar anın gerekliliğine göre hareket etmek ve bir gelecek kurgulamak istiyorsa tarihi iyi okumalıdır.  Burada sözünü ettiğimiz okuma olaylar örgüsünü okumakla beraber tarihi metodolojik bir bakış açısıyla okumaktır. Sebep-sonuç bağlamında, şartlar ve olabilirlik perspektifinde ve de zamanın ruhu çerçevesinde görüp değerlendirmek gerekir. 

Zaman insanı olduğu gibi insan ürünü olay ve olguları da kemale doğru erdiren süreç olduğundan zaman mefhumu göz ardı edilerek kurulacak gelecek tasavvurlarının hiç bir kıymeti harbiyesi yoktur. Böyle bir durumdan başarı beklemek en iyimser tabirle saflıktır.  Saflık değilse ana ve geleceğe karşı bir ihanet halidir.

Tarih bize hangi durumların hangi sonuçları doğurduğunu, hangi sebeplerin hangi şartlarda geçerli olduğunu, hangi olayların hangi amaçlarla ortaya çıktığını ve hangi tepkiler doğurduğunu  gösteren en değerli hazinedir.  Akıl bu hazineden gerekli faydayı sağlamıyorsa bu, hazinenin eksikliğini değil aklın eksikliğini ortaya koymaktadır. Belki daha doğru bir ifadeyle aklı kullanmanın eksikliğini gösterir.

 

Tarih bilinç ve birikiminden yoksun, zamanın ruhunu kavrayamamış, anın gerekliliğine göre davranmayan, davranma beceri ve kabiliyetinden uzak bir yolda yürüyen insanın hali yaşadığımız acıklı durumun ve modern insanın girdiği çıkmazın en önemli sebebidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum