1. YAZARLAR

  2. Murat Bozdemir

  3. Tehdit Sevgiyi Yendiğinde Ortada Kalan Yalnızca Utançtır ( I )
Murat Bozdemir

Murat Bozdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

Tehdit Sevgiyi Yendiğinde Ortada Kalan Yalnızca Utançtır ( I )

A+A-

 

Aslında yazmayacaktım ama içimde kalmasın dedim. Ayrıca bazı şeyleri bilmek yetmez, sahadan haberleri birilerine taşımak ta bir sorumluluktur.

Uzun bir zamandır yazın dünyasından uzağım. Ömrüm boyunca içinde olduğum siyasetin Parti ayağının ilk deneyimini İnsan ve Özgürlük Partisi(İÖP) ile Halkların Demokratik Partisi(HDP)nin ittifak yaptığı Çatakta ittifak adayı olarak bulundum. Tüm eksiklerimizle gittiğimiz Çatak’ımız bizleri bağrına bastı. İttifakın kaygılı-umutlu hissini birlikte başaracağız ruhuna çevirdik. İktidarcı olmayan, sorumluluğu paylaşarak, bölüşerek nasıl yapacağımızı, seçim pratiğimizi yönetim pratiğimizin bir ön çalışması gibi yürüttük. Çok insancaydı, çok vicdaniydi, çok dürüsttü ve çok güzeldi. İnsanımızı, Çatak’ımızı, bir daha biraz daha sevdik.secim-calismalari.jpg

Öncelikle birlikte eş başkan adayı olduğumuz Esra Babur, HDP ilçe başkanımız Tayyip Balka, İÖP İlçe başkanımız Tahirhan Bozdemir’e ve bizleri hiç yalnız bırakmayan birbirlerinden çok değerli dostlarıma çok teşekkür ediyorum. Kazanmak iz bırakmak ise benim kalbimde tüm Çataklı hemşerilerimin izleri kaldı. Umarım bizlerde çaldığımız her kapıda, bizim selamımızı alan herkeste güzel bir iz bırakmışızdır.

Adaylığımızın ilk belirlendiği günlerde toplumda hatırı sayılan bir ileri gelen yanıma geldi ve bir söz söyledi; “seçim yalnızca seçim değildir! unutma” dedi.

Seçim sürecinde söylenen tüm sözlerin içinde bu sözün ayrı bir yeri vardı. Bizlere hoş geldin derken kendi oyunlarının kurallarını da hatırlatıyordu.

Kişisel vaadler, sözler söyleyeceksin.

Benim gibi toplum üzerinde etkili olanları doyuracaksın.

Yeri geldiğinde yalan söyleyeceksin.

Milletin iradesini hiçe sayan tehdit ve satın alma yollarını bileceksin.

İkiyüzlü olman yetmez, çok yüzlü olacaksın.

Açık toplum siyaseti değil kapalı toplum dedikodu siyaseti yapacaksın.

Her kapının bir anahtarı vardır derken bile hikmeti değil

Gerektiğinde zoru, yalanı ve talanı ortaya koyacaksın’ı bir siyaset gerçeği olarak önüme koydu.

İnsanların siyaseti bu kadar kötü bir şey görmelerinin sebebini daha iyi anlamaya başlıyordum. Çünkü siyasetin büyük akıl hocaları ilkin siyasetçileri böyle bir kötülük sınavından geçiyorlarmış.

Nitekim sahada da gördük.

Minibüsçülerin hep birlikte otobüsleri kaldırma sözü verin size oyumuzu verelim teklifi..

Ailemize kaç kadro vereceksin diyen birkaç ipte birden oynamaya çalışan ipbazlar..

Beni memnun etmezseniz toplumu size karşı örgütlerim diyen tüccar-ağa karışımı aile büyükleri.

Ama herşeye ve tüm kötülük tellallarına rağmen bizler siyasetimizi iyilik, doğruluk, adalet ve tüm çatak-tüm çataklıların yararı üzerine kurduk.

Projelerimiz dışında temel iki vaadimiz oldu.

  1. Yapacağımız herşeyin toplum vicdanını yaralamayacak şekilde olma sözü
  2. Geri kalmış, geri bırakılmış mahallelerimize öncelik vereceğimiz sözü oldu.

 

Çok şükür hiç yalan söylemedik. Çataklıların olanı şahıslara peşkeş çekmedik, böyle bir söz vermedik.

Unutmadık! “SEÇİMİN YALNIZCA SEÇİM OLDUĞUNU” tüm pratiğimizle ortaya koyduk.

 

Buna bütün Çataklıları şahit kıldık.

 

Not: Çatakta çalmadık tek kapı bırakmadık...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
3 Yorum