1. YAZARLAR

  2. Nedim ERDOĞAN

  3. TOPLUMSAL İNŞADA DÜŞÜNMENİN, FİKİR ÜRETMENİN ÖNEMİ
Nedim ERDOĞAN

Nedim ERDOĞAN

Yazarın Tüm Yazıları >

TOPLUMSAL İNŞADA DÜŞÜNMENİN, FİKİR ÜRETMENİN ÖNEMİ

A+A-

Toplumsal düzensizliğin temelinde özgün ve özgür düşüncenin olmamasıdır. Geçmişle övünme hastalığının olması ve günü okumamadır. Fikirlerin, farklılıkların öldürmesi söz konusudur. Öldürücü ve dinamik fikirlerin üretilmemesidir. Özgünlüğün değil, entegrenin, empozenin enjekte edilmesidir.

Bireyin özgün olmaması daha doğrusu bireyin özgün olmasına müsaade edilmemesidir. Özgün düşünce, özgür irade bir bahar gibi renga renktir. Bunu sağlayan bireyler, gruplar, toplumlar, devletler geleceği inşa eder, yarınlara üretken bir düşünce mirası bırakırlar.

Düşüncenin, üretkenliğin temelinde insani ve özgür anlayışın olmasıdır. Bir bahçe misali gibi her türden ve çeşitten ağacın olması gibi...

Sadece hayaller olmamalı, gerçeğin ve hakikatin inşası için hayaller kurulmalıdır. Gerçek hayale bazen başlar. Hayalin, düşüncenin temelinde hikmettin olması gerekir. Hikmetten uzak ruhsuz olmamalıdır. Maddeye ruh olmalı, onun hayatta kalma sebebi olmalıdır, düşünce.

Tabiri caizse, düşünce, düşünmek, fikir üretme aslan et, ata ise ot verme temel felsefesiyle hareket etmektir. Hikmetli düşünce, maddeyi yerinde kullanmaktır, söz yerinde söylemektir, hayatı mana üzerine inşa etme anlayışıdır.

Bu durum, ancak özgünlüğü yakalayan fikir üreten, aklı kullananların başaracağı bir durumdur.

Aklı başta taşıyıp, başka ceplere teslim etmemektir. Unutmamak gerekir ki, fikirsel ayrılıklar hakikatin tecelli edilmesi için önemli ve gerekli bir durumdur. Sofradaki farklı çeşitteki yemekler gibi...

Farklı çeşitteki yemek derken, israf bahsimizin dışındadır. Yoksa su aygırı misali tıkanıp şükür edebiyatını empoze etmek, edep dışı bir anlayıştır. Fikir, düşünce, ideal, akıl etme de söylemde kaldığı zaman bir anlam ifade etmez. Her türlü düşüncenin, fikrin, idealin, üretimin inşası için zemin hazırlamak gerekir.

Fikirsel teorilerle kısır bir döngü içine girmemek gerekir. Tam tersine düşünceyi pratize etmek gerekir. Çalışmayı temel azık bilip tembellik hastalığında kendimizi korumak gerekir.

Kurtarıcıları beklemenin nafile bir durum olduğunu bilip, kendimizi kurtarmanın en büyük etken bireysel anlamda kendimiz olduğunun gerçeğini göz ardı etmemek gerekir.

Değişim ve dönüşümlerin içten olduğu gerçeğini iyice tefekkür etmek gerekir. Dolayısıyla bireyler hakla hareket etiği sürece batıl yok olmaya mahkûmdur. Bireyler, toplumlar, devletler düşünceyle ilerler ve insanlığa miras bırakırlar. Bunun gerçekleşmesi de özgür ortamların olması gerekir. Bireylerin kendi fikir dünyasını ifade etmek için akletmesi gerektiği gerçeğini iyice tefekkür etmesi gerekir.

Unutmamak gerekir ki, yumurtanın hayat bulması için içten kırılması gerekir, uygun şart ve ortamın sağlanması gerektiği gerçeğini göz ardı etmemek gerekir, yoksa yumurta dıştan kırılırsa hayat bulmaz.

Baskının, tekçiliğin olduğu, yerlerde, oluşumlarda, toplumlarda hak inşa olmaz ve özgün, özgür düşüncenin hayat bulma şansı olmaz.

Unutmamak gerekir ki, her türlü özgünlüğün hayat bulma başlangıcında meşakkat/ zorluk vardır. Zorluklar kabiliyetleri geliştirir, bireye mücadele azmini kazandırır. Hayat mücadeledir, azimli olmaktır. Azmi gösterenler, cesareti azık edinenler, hikmeti kavrayanlar, hayatı idrak edenler hayat yolculuğunda iz bırakırlar.

Geleceğe mücadele mirasını armağan ederler, tarihe altın harflerle yazılırlar. Tabi düşünceyi inşa etmek, hayatta yön vermek kolay değil sürekli bir gayret ve çaba ister. Çünkü hayat zıtların çatışmasını barındırır. Siz hangi yönünü daha çok beslerseniz, o yönü hayat bulur.

Düşünce eleştiriyi barındırmalıdır. Çünkü eleştiri hakkın inşası için hayatın yaşanır olabilmesi için olmazsa olmazıdır. Özgünlüğün temel taşıdır, iradenin gerekliliğidir. Tabi hak namına yapılan eleştiri yoksa çamur at izi kalsın anlayışı bahsimizin dışındadır. O anlayış insani değil, şeytani bir anlayıştır.

Hakikatin sözcüsü olan her türden fikir, batılın zehri, hakikatin panzehridir. Unutmamak gerekir ki, düşüncede; selamet, barış, hak, hakikat, hikmet vardır. Selam, duayla…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
8 Yorum