1. YAZARLAR

  2. Murat Bozdemir

  3. TRABZON-ELAZIG VE KAYSERİ ÜÇGENİNDE BÜROKRATİK SÖMÜRGECİLİK
Murat Bozdemir

Murat Bozdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

TRABZON-ELAZIG VE KAYSERİ ÜÇGENİNDE BÜROKRATİK SÖMÜRGECİLİK

A+A-

 

Kayyımların HDP’ye atandığını düşünmek büyük bir yanılgıdır. Kayyım, AKP’si dahil tüm kürt toplumuna atanmış bir devlet aygıtıdır.

Hatta kayyım pratiğinin ilk bitirdiği siyaset HDP değil AKP siyasetidir.

Kayyım pratiği HDP siyasetini baskı ve zora dayalı yöntemlerle zayıflatmış ancak AKP siyasetini kural dışı bir zemine zorlayarak gayri meşru bir oligarşik bürokratizme teslim etmiştir.

Kürdistanda gücünü rant dağıtarak koruyabilen AKP kayyım döneminde rantı bürokratik eğemenliğe kaptırmış, ancak bürokrasiye yaltaklanarak bazı payeler elde edebilmiştir.

Hendek sonrası psikolojik atmosferi fırsata çevirme hesabı yapan devlet ilk defa sivil bürokrasiyi öne almış, askeri bürokrasiyi stabil tutmuştur.

AKP siyaseti bu bürokratik oligarşiden ilk zamanlar şikayetçi olmuş, ancak rantın bir kısmının kendilerine ulaşması koşuluyla mevcut duruma teslim olmuşlardır.

AKP’li siyasetçiler kimselerin olmadığı meclislerde kayyımın gayri meşru bir kurum olduğunu söylemiş ancak sabah kalkıp onların balık-ekmeği ile avuçlarının içini patlatmışlardır.

Hatta bazı AKP yöneticileri(Rasim Aslan) kayyımın kürtçe bilmemesinden faydalanıp TRT nin kürtçe yayınında kayyım pratiğini yerden yere vurmuştur.

Trabzon-Elazıg Ve Kayseri Üçgeni tesadüfi seçilmiş bir üçgen değildir. Van kayyım pratiğinde S.Soylu ile Özhaseki ekibinin bilek güreşi alanı olmuştur. Kayseriden Van B.Belediyesine atanan M. Yalçın kendisi yalnız gelmemiş müdürünü, ekibini ve hatta mühendisini de alıp gelmiştir. Amaç Van’a yar olmak değil Van’ın sırtına basıp bir yerlere yükselmektir. Yine kayyım-vali bütün pratiklerini etnik aidiyet üzerinden yapmış, kendi etrafında böyle bir koruma duvarı oluşturmuştur. Etrafına topladığı yağcı-yalaka ekibini her tarafa taşımış, onların varlığı ve basının ulufeci yaklaşımıyla bir vali-babaya dönüştürülmüştür.

Tabi tüm bunlar toplum ile birlikte değil Van’ın kaymağını yiyen bir yığın olan bürokrasi üzerinden yapmışlardır.

Kayyım etnik siyaset gütmeye çok dikkat etmiştir. Hatta sivil ve askeri bürokrasi ilk defa hep birlikte(vali ve bölge komutanı) bir STK’yı (Kürhesiniler derneği) ziyaret ederek yaptıkları siyaset ile ilgili belirli yerlere mesaj vermişlerdir. Yine elaman alımlarında olabildiği kadar etnik bir siyaset gütmüş, devlet arşivlerinden Türklük ile ilişkilenmek gibi 1930 uygulamalarına dahi başvurma gereği duymuşlardır.

Bölgemizin MHP ihale kontenjanın Elazıg olduğu gerçeğini es geçmemek gerekir. Yine Van’da adam bulamayan kayyımın VASKİ’ye Elazıg’dan adam getirmesini ve bu minvalde kadrolaşmasını da buraya eklemek gerekir.

Daha önce Bekir KAYA’nın Ağrı’dan getirilmesi üzerinden kıyametleri koparan “yerlici” AKP’li siyasetçiler bir anda abandone olmuş, biraz ulufeden sonrada sarhoş olmuşlardır.

Van B.Şehir belediyesi ihalelerinin ciddi bir kısmı davetiye usulü ile yapılmış, doğrudan teminler adabra-kadabra tarzıyla çok dar bir klik içeresinde bölüşülmüştür. Devletin eliyle yolsuzluk yapmış olmanın özgüveniylede ciddi açıklar bırakmışlardır.

Kayyım pratiği bir toplum mühendisliği olması hasebiyle devlet ciddiyetiyle yapılmış, ancak bunun bir türlü tutmaması hasebiyle Akp ve siyasetçilerinin van özelinde salağa yatmasıyla acayip bir evreye girmiştir.

Salağa yatmanın zirvesini “Kürt ve Kürdistan” meselesi ile ilgili fikirlerini tüm Vanlıların bildiği, milliyetçi cephenin sürekli “kripto pkk” li dediği Necde TAKVA’yı Van Büyük Şehir Belediye adayı yaparak devlet siyasetinden(kayyımdan) bir hayır çıkmadığını ortaya koymuştur.

Peki;

Necdet beyin lanse edildiği gibi popülaritesinin bir matematiği var mıdır?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum