1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. “Trump yönetiminin Suriye yaklaşımı Türkiye’nin tezlerine yakın.”
“Trump yönetiminin Suriye yaklaşımı Türkiye’nin tezlerine yakın.”

“Trump yönetiminin Suriye yaklaşımı Türkiye’nin tezlerine yakın.”

Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi, AK Parti'nin Trump'a PKK ve YPG'ye ilişkin dosya sunacağını yazdı. Abdulkadir Selvi, "Bu süreçlerin bir yerinde İmralı yer alıyor mu? Öcalan ile devlet görüşmeleri bir süredir askıya alınmış durumda.

A+A-

Öcalan devreye girme konusunda istekli" ifadelerini kullandı.


AK Parti Hükümeti'nin, Donald Trump yönetimiyle yapacağı ilk görüşme için PKK ve YPG dosyasını hazır tuttuğu belirtiliyor.

Konuya ilişkin gazetedeki köşesinde bir yazı kaleme alan Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, şu ifadeleri kullandı:

 


"Başkan Trump ile henüz bir görüşme gerçekleşmediği için Ankara’nın, 'bekleme' pozisyonu devam ediyor. Ama diğer yandan da PKK ile mücadelede bahar hazırlığı yapılıyor.

Hedef, Fırat Kalkanı operasyonuyla Suriye’de olduğu gibi Irak’ta da kalıcı bir güç bulundurup, sınırlarımızın ötesinde teröre karşı bir set oluşturmak. Bu süreçlerin bir yerinde İmralı yer alıyor mu? Öcalan ile devlet görüşmeleri bir süredir askıya alınmış durumda. Öcalan devreye girme konusunda istekli.

Ancak konjonktür buna uygun değil. Diyalog değil, savaş konsepti geçerli. O nedenle Öcalan bu süreçte denklemde değil. PKK’nın Irak ve Suriye’de ABD başta olmak üzere uluslararası güçlerle girdiği ilişkilerin boyutunun Öcalan’ı aştığı düşünülüyor. ABD’nin YPG’ye açıktan verdiği desteğin dengeleri altüst ettiği görüşü hâkim.

Mart ve nisan ayları bu açıdan kritik gelişmelere sahne olacak.

Bu süreçleri etkileyecek en önemli faktör, Trump yönetimiyle kurulacak ilişki olacak."

 

Yazının tam metni:

"ABD’nin PKK-YPG’ye açık desteği dengeleri altüst etti.”

“Trump yönetiminin Suriye yaklaşımı Türkiye’nin tezlerine yakın.”

Biri sahadaki fiili durumu, diğeri Ankara’daki beklentiyi yansıtıyor.

Başkan Trump ile henüz bir görüşme gerçekleşmediği için Ankara’nın, ‘bekleme’ pozisyonu devam ediyor. Ama diğer yandan da PKK ile mücadelede bahar hazırlığı yapılıyor.

Hedef, Fırat Kalkanı operasyonuyla Suriye’de olduğu gibi Irak’ta da kalıcı bir güç bulundurup, sınırlarımızın ötesinde teröre karşı bir set oluşturmak. Bu süreçlerin bir yerinde İmralı yer alıyor mu? Öcalan ile devlet görüşmeleri bir süredir askıya alınmış durumda. Öcalan devreye girme konusunda istekli. Ancak konjonktür buna uygun değil. Diyalog değil, savaş konsepti geçerli. O nedenle Öcalan bu süreçte denklemde değil. PKK’nın Irak ve Suriye’de ABD başta olmak üzere uluslararası güçlerle girdiği ilişkilerin boyutunun Öcalan’ı aştığı düşünülüyor. ABD’nin YPG’ye açıktan verdiği desteğin dengeleri altüst ettiği görüşü hâkim.

Mart ve nisan ayları bu açıdan kritik gelişmelere sahne olacak.

Bu süreçleri etkileyecek en önemli faktör, Trump yönetimiyle kurulacak ilişki olacak.

 

Trump yönetiminin İslamofobik uygulamalarına üst seviyeden tepki verilmemesinin altında, yeni yönetimle iyi ilişkiler kurma isteği yatıyor. Türkiye, ABD ile kavga ediyor, eleştiriliyor; Türkiye, ABD ile iyi ilişkiler kurmaya çalışıyor, yine eleştiriliyor. Kimse kışkırtmaya çalışmasın; Ankara, Trump yönetimi ile kavga etme niyetinde değil. ABD’den doğruca Türkiye’ye gelen İngiltere Başbakanı Theresa May’in de yeni döneme ilişkin olarak Türkiye-ABD ve İngiltere arasında güçlü işbirliği mesajı getirdiği söyleniyor.

Henüz bir tarih belirlenmiş değil ama olası bir Erdoğan-Trump görüşmesinin başlıklarından birini ABD’nin YPG ile ilişkisi oluşturacak. ABD, YPG ile işbirliğini DAEŞ’la mücadelenin aracı olarak görüyor ama Türkiye açısından bir beka sorunu. Trump görüşmesi için YPG’nin, PKK’nın Suriye yapılanması olduğunu gösteren bir dosya hazır tutuluyor. PYD-YPG yapılanmasının başında Bahoz Erdal bulunuyor. Bahoz Erdal’ın kim olduğunu söylemeye gerek var mı? PKK’nın silahlı yapılanması olan HPG’nin yöneticisi, Türkiye’deki birçok kanlı eylemin talimatını veren terörist. Bahoz Erdal’a bağlı olan Sofi Nurettin ve Bozan Tekin de yine PKK’nın önemli isimlerinden. PKK’nın çatı yapılanması KCK’nın üst düzey yöneticileri olan bu üç ismin altında ise PYD ve YPG yer alıyor.

PYD’nin 8 yöneticisinden yarısı PKK’da üst düzey görevlerde bulunan isimler.

 

PYD Eşbaşkanı Salih Müslim-Suriye rejimi ile PKK arasındaki görüşmeleri yürüten kilit isim.

PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah-25 yıl PKK bünyesinde çeşitli kademelerde görev yapmış, Suriye’ye gelmeden önce Kandil ve Gare’de faaliyette bulunmuş.

Hanife Hüseyin-1998’de PKK’ya katılmış. Kadın Savunma Birlikleri YPJ’de görev yapmış.

Hüseyin Koçer-1999’da PKK’ya katılmış. PYD’nin Ras al-Ayn ve Dirbesiye sorumlusu.

Silahlı kanadı oluşturan YPG ise doğrudan Fehman Hüseyin’e bağlı. YPG yönetimindekilerin her biri PKK’da önemli görevler üstlenmiş isimler.

Mustafa Abdil-KCK Suriye üst yönetimi üyesi, 1990’da PKK’ya katılmış, Şemdinli, Avrupa ve Mahmur’da örgüt adına görev yapmış, 2009-2012 arasında HPG’de özel kuvvetler sorumluluğunu üstlenmiş.

Nesrin Abdullah-2015 yılından bu yana PKK’da Kadın Savunma Birlikleri YPJ komutanlığını yürütmekte.

Cemil Amed-PKK’ya 1992 yılında katılmış, uzun süre Öcalan’la birlikte kalmış.

Azad Çele-Kandil’den YPG’ye Cezire sorumlusu olarak atanmış.

Redur Halil-Kandil tarafından YPG sözcüsü olarak görevlendirilmiş.

Dikkatinizi çekmiştir, 8 Temmuz günü uğradığı suikast sonucu hayatta olup olmadığı tartışılan Bahoz Erdal’la ilgili yeni bir bilgi vermedim. Bu vermeyeceğim anlamına gelmiyor. Suriye cephesinde önemli gelişmeler var, aktarmaya devam edeceğim.

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.