1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Tutuklu DBP’li Gültan Kışanak: ‘Çözüm yok’ mesajını beni tutuklayarak verdiler
Tutuklu DBP’li Gültan Kışanak: ‘Çözüm yok’ mesajını beni tutuklayarak verdiler

Tutuklu DBP’li Gültan Kışanak: ‘Çözüm yok’ mesajını beni tutuklayarak verdiler

Tutuklu DBP’li belediye başkanı Gültan Kışanak, darbe komisyonuna paralel devlet yapılanmasının Kürt sorununun demokratik yollarla çözümünü nasıl engellediğini aktardıktan birkaç saat sonra tutuklanmasını, ‘çözüm yok’ mesajının verilmesi olarak yorumladı.

A+A-

Kışanak, belediyenin diğer eş başkanı Fırat Anlı’yla birlikte 25 Ekim’de gözaltına alınmış, ‘PKK lehinde söylem’ ‘özerklik çağrısı’ ve ‘resmi aracı PKK’li cenazelerine tahsis etmek’le suçlanmıştı. İki siyasetçi de 30 Ekim’de tutuklanmıştı.

Kısa süre sonra da Diyarbakır büyükşehir belediye başkanlığına, Ankara Etimesgut Kaymakamı Cumali Atilla kayyım olarak atanmıştı.

Kışanak hakkında ‘silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek’ ve 41 kez ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçlarından 230 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı.

‘Kendi sesimle arkadaş oluyorum’

Cezaevinden Cumhuriyet’ten Ayşe Yıldırım’ın sorularını yanıtlayan Kışanak, tutuklandığı günden bu yana tecritte tutulduğunu aktararak zorlu cezaevi koşullarını şöyle anlattı: “En büyük sorun yalnızlık, tecrit. Havalandırmaya da tek başıma çıkıyorum. Ki mevzuat gereği, ağırlaştırılmış müebbet cezası almış olanlar bile havalandırmaya birkaç kişi birlikte çıkıyorlar. Bu tecrit özel bir uygulama, Bakanlık talimatıyla uygulanıyor. İnsan tabiatı gereği bir ses duymak, konuşmak istiyor. Günde birkaç kez sesli kitap okuyarak, kendi sesimle arkadaş oluyorum.”

‘Keşke konuşmalarımın tamamı tüm Türkiye’ye ulaşsa’

Hakkında hazırlanan 21 sayfalık iddianamede 240 yıla kadar hapsinin istendiğini belirten Kışanak, iddiaların büyük bir kısmının BDP eş başkanı olduğu dönemde yaptığı basın toplantıları, basın açıklamaları ve miting konuşmalarından oluştuğunu söyledi.

Kapalı mekanda yaptığı basın toplantılarının ‘ortam dinlemesinden elde edilen kayıtlar’ gibi yansıtıldığını söyleyen Kışanak, iddianamede suç unsuru olarak kabul edilen olayları şöyle sıraladı: “Newroz programını kamuoyu ile paylaşmak için yaptığım basın toplantısı, Newroz, 8 Mart gibi günlerde yaptığım miting konuşmaları, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele Günü’nde yaptığım açıklama, cezaevlerindeki açlık grevlerini bir can kaybı yaşanmadan bitirebilmek için yürüttüğüm çabalar, açıklamalar, 12 Eylül askeri darbe döneminde Diyarbakır Cezaevi’nde yapılan işkenceleri kınayan basın açıklamasına katılmak, açıklama yapmak, bugün artık Fethullah Paralel Devlet Yapılanması’nın kumpas davalarından biri olduğu ortaya çıkan KCK davası adı altında belediye başkanlarının, partimizin yöneticilerinin tutuklanmasını kınayan açıklama yapmak, son olarak belediyelere kayyım atamayı eleştiren basın açıklaması.”

“Keşke imkân olsa da yaptığım bu konuşmaların tam metni tüm Türkiye’ye ulaşsa” diyen Kışanak, konuşmalarının tamamında demokratik siyaset sınırları içisinde barışı, diyaloğu, özgürlükleri, demokrasiyi savunduğunun görüleceğini söyledi.

Yerel demokrasi askıya alındı

Kışanak, belediyelere yapılan kayyım atalamalarına ilişkin ‘yerel demokrasinin askıya alındığı’ yorumunu yaptı: “Sadece benim tutuklanmam değil mesele, 2014 yılı Mart ayında yapılan yerel seçimlerin tüm sonuçları ortadan kaldırıldı. Meclis’in ve encümenin yetkileri merkezi hükümetin atadığı bir memura verildi. Belediye Başkanı’nın ‘zanlı olması’ 1 milyon 600 bin nüfuslu bir kentte, demokratik seçimlerle oluşmuş belediye meclisinin işlevlerinin ortadan kaldırılmasına nasıl gerekçe yapılabilir?” 

‘Çözüm yok’ mesajı verildi

7 Haziran’dan itibaren belediyeye baskıların arttığını belirten Kışanak, müfettişler tarafından kıskaca alındıklarını ifade etti.

Kışanak, Darbe komisyonunda yaptığı konuşmadan sonra gözaltına alınmasını ise ‘manidar’ olarak yorumladı: “Darbe Komisyonu dönüşü apar topar almaları biraz manidar oldu. Komisyonuna, çözüm sürecinde yaşadıklarımızı anlatarak paralel devlet yapılanmasının Kürt sorununun barışçıl, demokratik yollarla çözümünü nasıl engellediğini aktardım. Ülkenin sürüklendiği kaos ortamından bir an önce çıkılması için, diyaloğa dayalı bir barışçıl çözüme, demokratik siyasete inancımız olduğunu anlatmaya gayret ettim. Birkaç saat sonra, havaalanından gözaltına alındım. ‘Çözüm mözüm yok’ mesajını bir de beni tutuklayarak verdiler herhalde.”

diken

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.