1. YAZARLAR

  2. Murat Bozdemir

  3. Ulusal Birlik Tartışmaları ve Yeni KHK’ları nasıl okumalıyız
Murat Bozdemir

Murat Bozdemir

Yazarın Tüm Yazıları >

Ulusal Birlik Tartışmaları ve Yeni KHK’ları nasıl okumalıyız

A+A-

7c5b57f83cda310e0a7ca7fd7fb64bc0_l---copy.jpg

Ulusal birlik tartışmalarının nasıl bir ajanda ile başladığını daha net olarak öğrenebilmiş değiliz. Ancak kırımdan geçirilen siyasetin, özellikle Kürt siyasetinin kafa karışıklığından kurtulup yeni bir heyecan yaratmak istediğini müşahede etmekteyiz. Bunun bir heyecan yaratmayı geçip bir akıl oluşturma evresine ulaşıp ulaşamayacağını zamanla göreceğiz.

Ancak bazı deneyimleri göz önünde bulundurarak öncelikle ne yapılmaması gerektiği noktasında konsensüslerin oluşması gerekir.

-Oluşturulan-oluşan ajandanın gerçekten katılımcıların, ortaklaşanların ve Kürt halkının deneyimleri ve var olma mücadelesinin hep birlikte ele alınarak gerçekçi, uzun soluklu bir ulusal var olma stratejisine uygun hazırlanması gerekir.

-DTK’nın önümüze koyduğu Toplum Kongresinin nasıl bir parti kongresine dönüştüğü iyi analiz edilmeli ve aynı hatayı yapmamak için ciddi egzersizler yapılmalıdır.

-Amaç bir heyecan, yeni bir dalga yaratmak ise ulusal birlik-birliktelik gibi büyük ve gelecekte önümüzü kapatacak, bazı kavramların altını boşaltacak söylemlerde bulunmamak gerekir.

Bunun için daha mütevazı, kabul edilebilir isimler ve adımlar daha uygun olacaktır.

-Kürtlerdeki çoğulculaşmanın nasıl sağlanacağı, bir enstrüman olarak değil, bir hakikat olarak Kürdistan halklarının siyasi, ekonomik ve kültürel olarak nasıl ortaklaşabileceği sosyolojik tahlile tabi tutulmalıdır.

-Kürdistan’da sözü olan bütün yapılar kolaya kaçıp yükü başat Kürt yapılarına atıp, tarihsel sorumluluk yerine, tarihsel eleştiri hakkına sığınmayıp toplumun yükünü omuzlama gayreti ve iradesi taşıdığını göstermek durumundadır.

-Başat Kürt hareketi; tekçi bir yapının bu toplumun yükünü taşımaya yetmeyeceğini görüp, yükün toplumun tüm renkleri ve yapıları arasında paylaşılmasına olanak sağlayacak yaklaşımlarda bulunmalıdır. Yükünü hafifletmelidir.

-Tekçi, çatıcı, hiyerarşik, dikey veya yatay örgütlenme modellerinden vazgeçmelidir.

-Eğer illaki çatı arayışına girilecek ise bu milli birlikteliği oluşturacak basit, kabul edilebilir, tüm toplumun hep birlikte refleks gösterdiği ve olmazsa-olmaz kabul ettiği alanlarda simgesel ve söylemsel birliktelikler oluşturulmalıdır.

-“ANADİL” gibi alanlarda ilkesel birliktelik ve hareket esas alınmalıdır.

-Ulusal birlik; ulusal simgeler ve değerler üzerinden ancak mümkündür. Ve bu imkan bir blok olarak inkarcı, asimilasyoncu ve entegrist bir anlayışın önüne dağ gibi konulmalıdır. Bu dağ tüm renkleri ve katmanlarıyla toplumun kendisi olmalıdır.

Tüm toplumun kendisine ait hissettiği, kılcal damarlarına kadar inen söylem ve eylemler yitirildiği düşünülen inanç ve pratiği yeniden ortaya çıkaracaktır.

-Aynı zamanda böyle bir girişim sağlam adımlarla gireceği yolda bir Kürt siyasal aklı oluşturma gibi bir misyonu da yüklenecek ve büyük savrulmaların yaşanmaması için bir sübap görevi görecektir.

 

Bu bağlamda bütün bir Türkiyeli toplumun sorunlarının(demokrasi, din-devlet ilişkisi, ekonomik dengesizlik, mezhebi fay hatları) yalnızca Kürtlerin sırtından, ağır bedeller ile kaldırılmasının önüne geçilmeli. Kürt memet nöbete döneminin bittiği tüm Türkiyeye gösterilmelidir. Ortak sorunlarla ortak mücadele ortamı değerlendirilmeli ama asla Kürtlere yüklenilen, Kürtlerin tek başına kaldıramayacakları ağır bedellerin altına girilmesine izin verilmemelidir.

Yeni KHK’lar ile ortaya konan tek tip elbise ve diğer gayri insani uygulamaların kalkması için Kürtler tek başlarına bu yükün altına girmemeli, bu yükü eğer ki bütün toplum kaldırmaya niyetli değilse gerçek gündemi üzerinden mücadele etmelidir.

Yıkılan şehirlerimiz, yok edilen varlığın evi-dilimiz dururken, oluşturulmuş bürokratik sömürgecilik(kayyım pratiği), açlık sınırına mecbur edilmiş bir halkımız varken bizim tecrit, tek tip elbise gibi bizleri tüketerek-var etmeyecek mücadelelerden uzak durmamız ve bizleri uzak tutacak mekanizmalar oluşturmamız gerekir.

Yüzyıllık tecrübemiz eğemen sistemin sağcı ve solcu hükümetlerinin mesele Kürt’e gelince aynı refleksi gösterdiğini bizlere göstermiştir. Adam devirmenin, hükümet götürmeye çalışmanın yalnızca enerjimizi tükettiğini iyi tahlil etmemiz, sistemi çözüme mecbur kılacak sivil, demokratik ve gerçek adımlar atmamız gerekir.

Bu toplumda Kürtlerden başka gerçek ve cesur muhalefetin olmadığını bilen, iktidar olduklarında Kürtlere kan kusturan yapı ve blokların sistem içi kavgalarını bizler üzerinden vermelerine olanak sağlayacak adımlardan uzak durmamız ve halkımızın temel meselelerine göre politikalar belirlememiz gerekir.

KHK’larla herkesin Kürtleştiği böyle bir dönemde toplum empati kurmaya davet edilmeli, yüzyıldan fazla bir zamandır Kürtlerin OHAL ve KHK’larla yönetildiği gerçeği iri iri işlenmelidir.

Yaratılan bütün bu mağduriyetlerin; adaletin ve bunu üreten hukukun olmadığı yerlerde her an kapımızı çalabileceği gerçeği ile tüm toplum yüzleştirilmelidir.

Tek tip elbiseyi dayatanların tek tip elbiseye mecbur kaldıkları bir coğrafi kadere sahip olduğumuz asla unutulmamalı-unutturulmamalıdır.

Rızık sahibi ancak Allah’tır, sistematik bir şekilde insanları çoluk-çocuklarıyla açlık ile imtihan etmek hiçbir dinin ve hiçbir öğretinin kabul etmeyeceği çirkin bir davranıştır.

Açlık ekenler kıtlıktan da haberdar olmalıdırlar!

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum