1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Uzmanlar uyardı: Salgında yaşanan hareketsizlik kas kaybına neden oluyor
Uzmanlar uyardı: Salgında yaşanan hareketsizlik kas kaybına neden oluyor

Uzmanlar uyardı: Salgında yaşanan hareketsizlik kas kaybına neden oluyor

Koronavirüs salgını nedeniyle hareketsizliğin artması, kas kaybı ve vücudun kuvvetinin azalması gibi fiziksel rahatsızlıkların yanı sıra psikolojik ve metabolik hastalıklara da neden olabiliyor

A+A-

 

Lale Elmacıoğlu @laleelmacioglu [email protected] 

 

 

Fotoğraf: AA

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle hareketin kısıtlanması, pek çok sağlık problemini beraberinde getiriyor.

Pandemi sürecinde evlere kapanılmasıyla fiziksel sorunların yanı sıra psikolojik ve metabolik hastalıkların ortaya çıkabileceğini belirten uzmanlara göre, en sık karşılaşılan durumlardan biri kas kaybı.

Liv Hospital Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü'nden Op. Dr. Kaya Turan ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Öğretim Üyesi Dr. Nedim Malkoç, eve kapanılan günlerde bazı egzersizler yoluyla kas dokusu kaybının önüne geçmenin gerekliliğine vurgu yaptı. 

"Ağır egzersizlerden ziyade bireylerin kendi vücut ağırlıkları ile direnç egzersizleri yapması daha uygun"

Salgın nedeniyle alınan yeni önlemler doğrultusunda hareketliliğin son dönemde daha da azaldığını belirten Turan, bu süreçte oluşabilecek ortopedik sorunların önüne geçmek adına günlük egzersizlerle kas kaybını en aza indirmeye çalışılması gerektiğini dile getirdi.

Turan, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

İyi havalandırılmış bir odada, günde 2 ya da 3 kere yapılabilecek, yaklaşık yarımşar saatlik egzersizlerle kas kitlesi korunabilir. Ağır egzersizlerden ziyade bireylerin kendi vücut ağırlıkları ile direnç egzersizleri yapması daha uygun olur. Kemik sağılığını korumak için ağırlık egzersizleri uygulamakta da fayda var.

 

"Aktif pnömani olan hastalar, iyileşme başladıktan sonra egzersizlere dönmeli"

Pandemi sürecinde pek çok kişinin Kovid pnömanisine (zatürre) bağlı akciğer sorunu yaşadığına değinen Kaya Turan, "Hastalığın aktif evresi geriledikten sonra, solunum kapasitesini geri kazanmaya yönelik solunum egzersizleri de hayati önem taşımakta. Erken (akut alevli) evre atlatıldıktan sonra BT bulgularında iyileşme görülmesiyle solunum egzersizlerine başlanması öneriliyor" şeklinde konuştu.

Virüsün oluşturduğu damarların endoter adı verilen tabakasında hasara bağlı birtakım damar problemleri ve buna bağlı akciğer, kalp gibi sorunların da öne çıktığını belirten Turan, "Özellikle aktif pnömani olan hastaların aşırı egzersizden kaçınması, iyileşme başladıktan sonra direnci artıracak şekilde egzersizlere dönülmesi daha uygun görülmekte" yorumunu yaptı.

 

Op. Dr. Kaya Turan Liv Hospital.jpg

Op. Dr. Kaya Turan / Fotoğraf: Liv Hospital

 

"Hareketsiz kalmak, kas kayıplarına neden oluyor"

Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Hamidiye Yaşam Bilimleri Fakültesi Spor Bilimleri ve Egzersiz Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Nedim Malkoç da benzer görüşte. 

Özellikle kas kayıpları nedeniyle vücudun kuvvetinin düştüğüne vurgu yapan Malkoç, şunları söyledi:

Yürüyüş süresi azaldı. Diğer taraftan spor salonları kapalı, bireyler tedirgin, pek çok kişi gitmiyor. Hareketsizliğin bilek eklemi, bel, boyun, omurga ve diz rahatsızlıklarının yanı sıra kas zorlamaları ve fıtığa, hatta vücudun diğer bölgelerine de olumsuz etkileri var. Sürekli yatakta yatmak, belli süre tedavi görmek ya da bir şekilde hareketsiz kalmak, kas kayıplarına neden oluyor. İskelet kas sistemini taşıyan kaslar zayıflıyor, kas kaybı artıyor.

Bireylerin spor salonlarına gitmeden, evlerinde vücutlarını hareketli tutabileceği egzersizlerin bulunduğunu belirten Nedim Malkoç, çeşitli televizyon programlarının yanı sıra bazı belediyeler ve spor firmalarının telefonlara indirilebilecek çeşitli aplikasyonlarından da faydalanılabileceğini anlattı. Özellikle genç ve orta yaş grubuna büyük iş düştüğünü belirten Malkoç, "Her yaşlının bir çocuğu, torunu, bir yakını var. Bu konuda genç ve orta yaş grubundakilere büyük iş düşüyor. Bizlerin o konuları takip edip onlara rehberlik etmemiz gerekiyor. Nasıl ki onları hastalıktan korumak için dikkat ediyorsak, bu konuda da sağlıklarını korumaları için çaba sarf etmeliyiz. Salgında önlem alırken hareketsiz kalmalarının da önüne geçmeliyiz" dedi.

 

Nedim Malkoç SBÜ.jpg

Nedim Malkoç / Fotoğraf: SBÜ

 

"Hareketsizlik fiziksel, metabolik ve psikolojik rahatsızlıklara neden olabiliyor" 

Hareketsizliğin fiziksel etkilerinin yanı sıra metabolik etkilere de değinen Nedim Malkoç, hareketin azalmasıyla tüketilen gıdaların yakılamadığını, bu durumun da özellikle şeker, kardiyovasküler sistem (kan dolaşım sistemi), kolestrol, tansiyon gibi problemlere neden olduğunu anlattı.

"Yediğinizi yakmadığınız müddetçe o besinler depolanıyor. Beslenme alışkanlıkları düzensiz olduğunda, doğal olmadığında vücuda zarar veriyor" diyen Malkoç, hareketin azalmasının psikolojik olarak da vücudu baskı altına alarak, stres, anksiyete, kaygı bozukluğu gibi problemlere neden olduğunu dile getirdi.  

Nedim Malkoç, "Bana ne olacak? Oğluma, torunuma, kızıma ne olacak? Sağlığımıza ne olacak? diye soruluyor. Kaygı seviyesi yükseliyor. Gelecek kaygısı da oluşuyor ve tüm bunlar, kişilerin psikolojik olarak da etkilenmelerine neden oluyor" ifadelerini kullandı.

"Sporu hastalıktan kurtulmak, kilo vermek için yapmaktan ziyade bir yaşam felsefesi haline getirmeli"

Sporun faydalarına değinen Malkoç, vücudun, kaslar kuvvetlenip rahatladığını, bu durumun kişinin genel sağlığını iyileştirdiğini söyledi.

Yaş grubuna göre yapılan hareketlerde vücutta seratonin salgılanması gibi hormonal değişikliklerin oluştuğunu belirten Nedim Malkoç, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

Terlenince toksin maddeler dışarı çıkıyor, rahatlama gevşeme oluyor. Psikolojik olarak iyileşme, güç kuvvet artışı oluyor. Hareketlilik genel sağlığı da etkiliyor. Toplumsal olarak baktığınızda sporu hastalıktan kurtulmak, kilo vermek için yapmaktan ziyade, sporu bir yaşam felsefesi haline getirmek önemlidir. Sporu, hareketi, egzersizi her yaş grubunda yaşam felsefesi haline getirirsek, toplumda hareketsizlikten dolayı oluşan rahatsızlıkların önüne geçmiş oluruz.

Evde yapılabilecek egzersizler

Açık havada yürüyüşün en güzel spor aktivitelerinden olduğuna değinen Malkoç, evde yapılabilecek hareketlere ilişkin ise " Öncelikle ısınma hareketlerini yapmak gerekli. Bunu yapmadan spora başlamamalı. Evde kendi vücut ağırlığınızla yaptğınız çömelme kalkma hareketleri, kollardan çekilere yapılan direnç egzersizleri, bacakların indirilip kaldırılması, mekik, şınav gibi pek çok egzersiz var. Çok zorlayıcı, şiddeti yüksek olan egzersizlerden bahsetmiyoruz. Ancak ortopedik rahatsızlıkları olanlar yapmamalı. Mutlaka uzman kişilere sorulmalı. 18 yaşındaki kişinin yaptığı spor ve hareket şiddeti ile ileri yaşlardaki kişinin sporu bir değil. Bilinçli bir şekilde, bir uzmana sorarak hareketler yapılmalı" yorumunu yaptı.

© The Independentturkis

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.