1. YAZARLAR

  2. Mehmet Pala

  3. ZOR ZAMANDA KONUŞMAK
Mehmet Pala

Mehmet Pala

Yazarın Tüm Yazıları >

ZOR ZAMANDA KONUŞMAK

A+A-

 

         

                                               “Em ne ker u ne lalin

                                                Em ne kur u ne nezanin

                                                Mixabin dil şikest u xemgînin

                                                Hevîdaré serkeftinéne em”

 

“Ya hakkı konuş ya sus dedi” Apé Sofî ve devam etti lokman misali sohbetine.

“Zalime meyletme yoksa ateş sana dokunur. Gasıba ve fitne kaynağına bel verme. Kötülüklerini örtmek için kutsalları araçsallaştıranları dost ve yoldaş edinme.

Yalan söylemek, emanete ihanet etmek ve verdiği sözünde durmamak münafıklık alametlerindendir. Münafıkları iyi tanı ve onlarla cennet ile cehennemin birbirine uzaklığı  kadar mesafe koy. Nifak alametlerini kendinde barındıran haramilerin günahlarına ortak olma.

Hakikat güneşinin ışıklarını kendine meşale et! Karanlık zamanlarda, karanlık mekanlarda bu meşale seni istikamet üzeri kılacak. Sen eşrefi mahlukat iken hakikate ihanet ederek alçaklaşma , esfele safilin  çukuruna düşme!

Adalet hakkı hak sahibine teslim etmektir. Hak etmediğini sahiplenmek zulümdür. Sen hak sahiplerini gözet onlara yaren ol. Hakkı hak sahibine iade etmek  ve hakkı korumak güçlü olmayı gerektirir. Sen meşru yollarla adaletin tecellisi için güç topla!

Yüreğini yokla, nefsi emareni  kontrol et . hakikate ihanete sevk edecek , hakkı incitecek emareler var mı? Hangi paha karşılığı hakikati incitmeye meylediyorsun. Musa’nın, Yusuf’un, Yunus’un  Rabbine  sığın! Hakkı incitecek sınırları aşma… Hakikati satın alacak hiçbir paha yoktur… uğrunda yaşanılacak ve ölünecek tek gerçek var o da gasp edilen haklarındır… hakla beraber ol… he zaman haklı ol zalim değil.”

 

Apé Sofînin sohbetinden bir kesit sunarak yazıya başladım.

Konuşmanın, yazmanın, fikir beyan etmeni ağır bedeller ödetme riski taşıdığı demlerdeyiz.  Zulme karşı dilsiz şeytanlardan olmamak, vicdanımızın tazyikini azaltmak ve zamana tanıklık etmek adına halen yazıyoruz…

Suç isnat etmek için delile ihtiyaç duymayan, sadece jurnallemenin yerli olduğu bu ahlak ve insaftan yoksun iklimi iliklerimize kadar yaşıyoruz. Evrensel insani değerleri savunmanın bile yargı kapısında gözlerini açmak ve suçlanmak için yeterli bir neden olduğu bu iklim el birliği ile toplum tarafından ve toplumu temsil eden resmi ve sivil kurumlar tarafından inşa edildi…

Bu gün güçlülere sırf güçlü oldukları için  biat edenler, hak, hukuk ve adaletin iğfal edilmesine bel verenler  ipek böceği gibi sonu yok oluş olan bir örme faaliyeti içinde olduklarını bilmelidir. Hak’tan daha büyük bir güç tanımayız biz.  Biz şunu da biliriz; evini başkasının tarlasını, arsasını gasp ederek yapan her gasıbın bir gün evi başına yıkılır. İçindekiler de evin altında kalır.   

Zaman mekan tanık olsun ki; başkasının yok oluşu üzerine kendi varlıklarını tesis etmeye çalışanlar yok olmaya mahkumdurlar.

Apé Sofî’nin şu dörtlüğüyle şimdilik sonlandıralım yazımızı;

 

  

                                                 “Em ne ker u ne lalin

                                                Em ne kur u ne nezanin

                                                Mixabin dil şikest u xemgînin

                                                Hevîdaré serkeftinéne em”

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum